Ana sayfa Haberler Türkiye

DUYURU : CIA KONTROLÜNDEKİ FETÖ ÖRGÜTÜ’NÜN ÖZEL BÜRO GRUBU’NA KARŞI YÜRÜTTÜĞÜ PSİKOLOJİK HARP OPERASYONLARI /// HATIRLAYALIM

 

Değerli Yurtseverler,

Ergenekon kumpası sürecini izninizle kısaca bir hatırlayalım.

Yıllarca AK PARTİ derinleri, Devletin İstihbarat ağına çöreklenmiş Fetullahçı İstihbaratçılar ve AB-D (Avrupa ve Amerikalı İstihbarat Servisleri NSA-CIA) ülkenin önde gelen yurtseverlerini Vatan Haini, Darbeci ve Terörist olarak gördüler, Ulusalcılık ve yurtseverlik suç kabul edildi. Yurtseverlerin hassas takip ile her attıkları adım yıllarca takip edildi, izlendi. (Hassas takibin ne olduğunu merak edenlerwww.ozelburoistihbarat.com adresinden bilgi edinebilirler). Haklarında kendilerine bağlı medya organları ve saha elemanları vasıtasıyla SUNİ ve GERÇEKDIŞI dedikodu malzemeleri üretildi. İftira ve yalan haberler yapmaktan çekinmediler. Kariyerleri, aile bütünlükleri, kişilikleri, iş yaşantıları hedef alındı. Yurtsever olduklarına bin pişman edilmeye çalışıldı. Organize bir şekilde çalıştılar. Önce yıllarca hassas takipler ile haklarında kullanılabilecek malzemeler toplandı, ondan sonra yalan ve iftiralar üretilerek dedikodu olarak bir kısmı yayıldı, kalan kısımlar ise düzmece Ergenekon iddianamesine konu edildi.

Bu süreçte nice yurtsever büyüğümüz bu ağır ithamlara dayanamadığı için ya amansız hastalıklara yakalandı, ya akıl sağlığını yitirdi yada kendi yaşamına kıydı. ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU olarak tüm kayıplarımızı saygı ile anıyoruz.

Sağ kalanlar tahliye olduktan sonra yalnızlaştırıldı ve tekrar itibarları hedef alındı. İş kurmaya çalışanlara engel olundu, işe girmeye çalışanlar ise önceden iş görüşmesine gideceği firmalar aranarak ve firma yetkilileri üstü kapalı tehdit edilerek işe girmesi engellendi. Sanık iş adamlarına yüksek vergi cezaları kesildi, verilen ihaleler iptal edildi ve daha bir çok sorun çıkarıldı.

Grup Sözcümüz Erkut Ersoy’da bu itibarsızlaştırma kampanyasından nasibini aldı. Önce akıl sağlığı yerinde değil denilerek küçük düşürülmeye çalışıldı, tahliyesinden sonra da bilindik iftiralar atıldı. Erkut bey bunların olabileceğini tahmin ettiği için Silivri Cezaevinde tutuklu iken, akıl sağlığını hedef alan haberleri yapan tüm medya kuruluşlarına ve ilgililere ADLİ TIP KURUMU’nun “AKIL SAĞLIĞI TAM VE YERİNDEDİR” kararını gönderdi. Ama yine utanmadılar. Adli Tıp Kurumu’nun, Ergenekon Mahkemesine gönderdiği Erkut bey ile raporu 4. İHTİSAS KURULU : A.T.NO : 140-260509-29576-3217 KARAR NO : 3750 – İSTANBUL : 28 EYLÜL 2009 tarihli raporu elimizdedir ve merak eden basın mensuplarına yeniden gönderebiliriz.

Daha sonra bu iftira tutmayınca bu kez hem de bir Ergenekon Sanığı başka bir iftira denedi. Sanık Vedat Yenerer, “Demokrasiye ve Hukuka Ergenekon Tezgahı” adlı kitabında Erkut beyin FETULLAHÇI olduğunu iddia etti. İnanmayanlar kitabı buradan satın alıp okuyabilirler.

Vedat Yenerer İstanbul Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde Erkut bey tarafından açılan 2011/ 72 E. ve 2012 /431 Kararlı dosyada, sesli yazılı, görüntülü ile hakaretten 105 gün adli para cezasına mahkum oldu. 12.7.2012 de hakim Zühal İşgören tarafından verilen mahkumiyet kararı ertelenmedi. Yenerer in yalan ve iftira türü haberler yaptığı bu kararlarla tescillendi.

İlgili haber içintıklayın. (Not : Savcılık kararının orjinalini dileyen Basın Mensubuna gönderebiliriz)

Erkut bey, filistin askısında bırakılarak, elektrik verilerek ve darp edilerek 3 gün boyunca ağır işkence gördü. Ama direndi, örgütün tetikçisi olmadı. Savcılığa şikayetini de yaptı. (Aşağıda) Fakat o dönem FETÖ ÖRGÜTÜ’nün yargıda güçlü olduğu bir dönemdi. Hatta Yargı’da zirvesini yaşıyordu. Doğal olarak yaptığı işkence şikayeti de sümen altı edildi. Tahkikat bile yapılmadı. Nedense araştırma gereği bile duymadılar. Takipsizlik kararı verildi.

FETÖ ÖRGÜTÜ’NÜN PSİKOLOJİK OPERASYONLARI İLE İLGİLİ BİR HABER :FETÖ’NÜN PSİKOLOJİK SAVAŞ TAKTİKLERİ!!! (MAĞDUR EDEBİYATI)(Tıklayın)

Ama ne derler bilirsiniz. Rüzgar ne kadar sert esse de KAYA’dan ancak yel alır, kaya dimdik duruşuna devam eder. Erkut bey, hakkında onlarca iftira, yalan haber, ve bir o kadar SUNİ ve gerçek dışı masabaşı dedikoduları ve kurulan kumpaslara rağmen aslanlar gibi mücadelesine devam ediyor. Yüzüne karşı konuşma cesaretini gösteremeyen bilumum yalaka, kriminal, vatan haini, tırsak ne kadar gereksiz varsa çamur atıp iz bırakmaya çalışıyor ama bunlar bizler için vız gelir tırıs gider. Biz bu mücadeleye çıkarken 3-5 çapulcuya pabuç bırakmak için çıkmadık. Bizler mücadeleye devam edeceğiz, onlar da tıynetlerinin, fıtratlarının gereğini yapmaya devam edecek.

Yurtseverlik şuuru, mili bayramlarda bayrak sallamak ve askeri korteji alkışlamakla sınırlı olanların yada ülkesi için sorumluluk almaktan korkanların yada bir an önce köşeyi dönüp hayatını yaşamak isteyenlerin yada torpilli bir iş bulup rahat yaşamı arzu edenlerin bu mücadeleyi anlamasını beklemek beyhudedir.

Tabi böyle bir yaşamı arzu etmekte özgürlüktür, herkes arzu ettiği şekilde yaşar, kesinlikle kınamıyoruz. Ama bu şekilde düşünenlerin de bizi anlamasını beklemiyoruz. Bunun adına İDEAL deniyor. Şunu da ekleyeyim. Biz bu mücadeleyi takdir edilmek, isim yapmak, ticari yada özel menfaatler gütmek, devlet kademesinde koltuk sahibi olmak, medyada bilinir ünlü şahsiyet olmak yada başka bir amaç için yapmıyoruz, sadece yurtsever olduğumuz için yapıyoruz. Aynı Ata’nın Bursa Nutku’nda bahsettiği gibi. Halen okumadıysanız şimdi tam sırası.

“Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, “Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır” demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.

Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, “Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir” diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek; ‘Demek adliyeyi ıslah etmek, rejime göre düzenlemek lazım.’ diyecek.

Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, “ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir.”

İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği!

Bu mücadelemiz esnasında yurtsever faaliyetlerimizi, yasalarımızın sınırları içinde yürüttüğümüz sürece kimin işine gelir yada gelmez, kim beğenir yada beğenmez, kimin zoruna gider yada gitmez açıkçası umurumuzda da değil. Dostumuzdan çok düşmanımız var ama daha da önemlisi onlarla baş edecek yüreğimiz de var alimallah.

Değerli Yurtseverler,

FETÖ ÖRGÜTÜ öyle bir örgüt ki bunlar yiğitçe çarpışmaktan kaçınır, kaçak güreşirler, her türlü kurnazlığa, çakallığa başvururlar. Yasa dışı toplanmış dinleme kayıtları ile, yasa dışı fiziki takip ve ortam dinlemeleri ile kullanabilecekleri tüm malzemeyi toplar, yalan ve iftira üreterek o şekilde üzerinize gelirler. Geçmişte nice komutanımız ve değerli eşleri ve bir çok yurt sever bu muameleye maruz kaldı. Buradan görebilirsiniz. Kural, nizam, kanun tanımazlar. Amaca gitmek için yeri gelir Kemalist, yeri gelir AK Parti’li, yeri gelir tarikatçi olurlar. Girmedikleri kılık, çiğnemedikleri kanun yoktur. Vedat Yenerer örneğinde görülebileceği gibi kim zaman da Yazar veya Gazeteci olurlar.

Erkut bey, tarafına yapılan bu hassas takibi ve işkenceyi doğal olarak ilgili kurumlara bildirdi. Gerek Emniyet’e gerekse MİT’e sözlü ve yazılı olarak iletti ve önlem alınmasını istedi ancak alınmadı. 2003 yılında ise ilk suç duyurusunu yaptı. Ardından 2010 ve 2011 yıllarında bu suç duyurusunu tekrarladı ancak yine önlem alınmadı. Altta Erkut beyin yaptığı suç duyuruları yer alıyor.

2003 yılında ilk Suç Duyurusunu henüz ortada Ergenekon yokken DÜZCE CUMHURİYET SAVCILIĞI – SAVCI EKREM BEREKETBULUR’a yaptı.

· Hazırlık No : 2003/5102

· Karar No: 2003/2155

2010 yılında 2. Suç Duyurusunu tutuklu iken FATİH CUMHURİYET SAVCILIĞI – SAVCI ERCAN ALTUNCU’ya yaptı.

· Soruşturma No : 2010/20431

· Karar No: 2010/10086

· Büro No: 2010/738

2011 yılında 3. Suç Duyurusunu tahliye olduğunda DÜZCE CUMHURİYET SAVCILIĞI – SAVCI MEHMET ŞİRİN ACAR’a yaptı.

· SORUŞTURMA NO : 2011/6241

Erkut bey, ilgili makamlarında bildiği gibi 1991-2001 arası önemli hizmetler vermiş bir yurtsever istihbaratçıdır ve halen bu yurtsever faaliyetlerini çekinmeden, korkmadan devam ettiriyor. Aynı zamanda ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU’nun Sözcüsü’dür. Tek derdi ülkesinin DAHA GÜVENLİ BİR VATAN OLMASI. Parayla pulla, şanla şöhretle ilgisi olmayan bir kişi. Halen 2009 model bir araca biniyor desek bir çokları inanmayabilir. Çünkü malum kesim tüm Ergenekoncuları özel uçak ile seyehat eden ülkücü reis Sedat Pekergibi varlıklı zannediyor. Davayı basından takip eden vatandaşlarımız dava popüler olduğu için tüm sanıkları villada oturuyor sanıyor, ama gerçek öyle değil tabi. Sanıkların tamamına yakını emekli olmuş asker, gazeteci, akademisyen, serbest meslek erbabı yada işi bozulmuş iş adamı. Hemen hemen hepsi emekli maaşı alıyor. Çalışanlar ise normal sayılabilecek ücretler kazanıyor.

Erkut bey, FETÖ’nün hedefine 2001 şubat ayında girdikten sonra, hakkında yasa dışı olarak takip ve istihbarat notları dolduruldu. FETÖ’cü istihbaratçılar, Resmi kurumlara bilinçli ve bilerek yanlış bilgiler aktardı. Psikolojisi ve kişiliği hedef alındı ama tüm baskılara direndi ve FETÖ’nün tetikçisi olmadı. Bu konudaki Türkiye Gazetesi röportajını buradan okuyabilirsiniz. Boyun eğdiremedikleri için 7 senelik hassas takibin ardından 22.01.2008 tarihinde 200 polisin katıldığı bir operasyon ile sabahın 05:00’inde apar topar tutuklandı. Tutuklu yargılandığı 36 ay 1 haftalık sürede hakkındaki tüm iddiaları çürüttü.

Değerli Yurtseverler,

Bugün gelinen noktada, Erkut Ersoy’un ve tüm sanıkların kesin bir zafer kazandığını söyleyemeyiz çünkü yargılama yeniden başladı. Ancak bu yılan hikayesi uzun sürmez, er veya geç sonuç beraat olacaktır. İşte o zaman hakkımızda atıp tutanlar, yalan yere tanıklık yapanlar, klavyelerinden zehir saçanlar, iftira ve dedikodu makineleri hak ettikleri cevabı bulacaklar. Ama bunlar öyle şerefsiz ki yüzlerine gelen tükürüğü yağmur sayıp karanlık dünyalarında yaşamaya devam edeceklerdir. Fıtratları bu çünkü. Lağımda yaşayanlar lağımla beslenirler zira.

Şimdi tek beklentimiz FETÖ’cülerden arındığına inandığımız yurtsever MİT ve EMNİYET İSTİHBARAT DAİRESİ’nin Erkut Ersoy hakkında (FETÖ’cülerin zamanında) tutulan yasa dışı arşivi yeniden yargılamayı yapacak yerel mahkemeye göndermesidir. Böylece Erkut beyin hassas takip ile ilgili anlattıkları daha da önem kazanacaktır. Bu şekilde kurulan tezgah tüm yönleriyle ortaya çıkmış olacak.

Allah bir daha yurtseverlere böyle bir mağduriyet yaşatmasın !!!

Yusuf Özbek

ÖZEL BÜRO ADMİN

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here