Ana sayfa Haberler Politika Sayın Meral Akşener’e açık mektup..

Sayın Meral Akşener’e açık mektup..

Sayın Meral Akşener,

İtiraf etmek gerekirse; başlatmış olduğunuz hareket, siyasi yelpazenin sağından soluna çok geniş toplum kesimlerinin umut bağladığı bir harekettir.
Beklenti gerçekten de büyüktür.
Çeşitli engellemelerle karşılaşmanız da zaten bu sebepledir.
Bu sebeple milyonlarca insanın diğer partileri bırakarak, size destek vereceğini açıklaması ve yapılan anketlere göre güçlü bir şekilde meclise gireceğinizin ortaya çıkmış olması, tarafınızca iyi okunmalı ve bu insanlar hüsrana uğratılmamalıdır.
Sayın Ümit Özdağ’a ait “Bizim partimizi halk kuruyor…” şeklindeki sözler ile zatı alinize ait “İster grup, ister başka bir şey olsun, eğer cumhurbaşkanlığına aday olursam, 100 bin imzayla müracaat ederek geleceğim. Buradan bunu açık açık söyleyeyim, herkes kendini ayarlasın.” şeklindeki sözleri son derece önemli buluyorum.
Onun için bu oluşumun gizli kapılar arkasında dar bir kadro tarafından “ben yaptım oldu” mantığı ile şekillendirilmesi ve topluma, kurucuların, oluşumun içindeki birkaç güçlü kişinin dayatması ve bu güçlü kişileri memnun edecek biçimde bazı iç dengeler gözetilerek tespit edildiği gibi bir izlenim yaratılması yanlıştır.
Yani topluma, şu şunun adamı, bu bunun adamı şeklinde verilecek bir intiba hatalıdır demek istiyoruz.
Geçenlerde “kurucular” olarak isimlerini açıkladığınız 10-15 kişilik liste, bizim gibi şahsınızın ve Sayın Özdağ’ın birlikte başlatmış olduğunuz harekete umut bağlayan insanları, gerçekten de sükutu hayale uğratmıştır.
Kusuruma bakmasınlar ama 79 yaşında bir diplomat, 70 yaşındaki bir eski bakan ve bakan eskileriyle neyi nasıl başaracaksınız, doğrusu insan merak ediyor.
Peki ya, DYP’li, ANAP’lı ve hatta AKP’li eski politikacılarla ve politikacı çocukları ile hangi başarıyı yakalayacaksınız?
Alevi oylarını almak için Alevi Halk Ozanı Aşık Veysel’in torunu olmak yeterli olabilir mi?
Alevilere ait onlarca dernek, vakıf vb. STK ve bu STK’ların da çok başarılı yöneticileri, halka mal olmuş onlarca Alevi sanat ve iş adamı varken, sadece Aşık Veysel’in torunu diye bir genç bayan kurucu yapılabilir mi?
Peki “Üst düzey yönetici” olarak tanıttığınız kişiler ne kadar üst düzeyler?
Hangi holdingin ceosu, hangi uluslararası şirketin yöneticisi bu üst düzey yöneticiler; bunları neden hiç kimse tanımıyor Milliyetçi camiada?
Belirtelim ki; açıklamış olduğunuz isimler arasında parmakla gösterilecek ve “İşte bu” denilecek hiçbir isim yoktur.
Doğrusu ya; halkın sevgisini, sempatisini, takdirini kazanmış sanatçı, düşünür, yazar, gazeteci, hukukçu, iktisatçı, tıpçı ve iş adamı gibi isimlerin bulunmasını görmek isterdik.
Umarım onları arkaya saklıyorsunuzdur!

Sayın Akşener;

Geçenlerde Ümit Hoca açıkladı; sabahtan akşama kadar partiye kurucusu olmak için başvuran kişilerin CV’lerini inceliyormuş.
Allah aşkına; CV’lere bakarak parti kurucusu seçilir mi hiç?
CV’ler üzerinden seçseniz seçseniz, ancak özel şirketinize eleman seçebilirsiniz.
Bu partinin kaç kurucusu olacak; 50, 60, 70, bilemediniz 100.
Sahi bu kadar insanı bulmak o kadar zor mu?
Eğer zor ise bu parti nasıl iktidar olacak?
Türkiye çapında düzenlemiş olduğunuz bütün mitingleri malıyla canıyla, kendi imkanlarıyla takip etmiş hukukçu, eğitimci, ekonomist, ilahiyatçı ve mühendis olmak üzere bir sürü adam tanıyorum ben.
Bunlar her türlü meşakkate katlanacak, her türlü fedakârlığı yapacak dava adamlarıdır.
Dahası tamamı Ülkücüdürler.
Siz bunları görmezden gelip, üstelik bunların üstüne basarak hiç de hak etmeyen adamları tercih ederseniz, 2019 sizin için, ülke için, Türk Milliyetçiliği’nin geleceği için gerçekten umut olmaktan çıkar efendim.
Kuracağınız parti, mutlaka Türk Milliyetçiliği’ni esas alan bir parti olmalıdır.
Bölgemizdeki oynanan oyunlar, yeni yapılanmalar, Türk Milleti’nin birlik ve beraberlik içinde olmasını zorunlu kılmaktadır ve bunu sağlayacak tek itici güç de kesinlikle Türk Milliyetçiliği’dir.
Üçbeş milyon ayrılıkçı Kürdün, birkaç yüzbin İslamcının ve bunların etkisindeki satılmış medyanın yaygarasına bakıp da sakın Türk Milliyetçiliği’ni örselemeye kalkışmayın; görmezden gelmeyin.
Milli Mücadele’yi kazanan ve Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran güç de Türk Milliyetçiliği’dir, bunu sakın unutmayın.
Gelin görün ki; geçenlerde açıkladığınız isimler, bu konuda bize hiç umut vermemiştir.
Umarım partiye gerçek kimliğini verecek olan isimler geridedir ve 25 Ekim’de onlarla da müşerref oluruz milletçe.
Sayın Özdağ’ın “Milli Merkez” ve “Birinci Meclis” vurgusunu önemsiyor ve çalışmaların bu mecrada yürütülmesini, partinin bu temele oturtulmasını arzu ediyoruz.

Sayın Akşener;

Türk Milleti, askerinin kolundaki Türk kelimesinin söküldüğü ve yasaklandığı çok acıklı bir dönemden geçmektedir.
Türklüğü silkeleyip diriltmek ve ayağa kaldırıp iktidar yapmak sizin ve tespit edeceğiniz kadronuzun elindedir.
Başlatmış olduğunuz hareket bir “Huruç” ve “Yarma” hareketidir ve millet için kesinlikle son şanstır; bu şansı hovardaca ve birilerinin hevâ ve hevesine, parti içi hiziplerin ve köşe kapma yarışına giren kişilerin çekişmelerine kurban etmeyiniz.
Sosyal medyada yapmış olduğunuz “25 Ekim’de partimizin açılışını yapacağımız Ankara’daki otel, anlaşmayı iptal etti. Sebep sorduk: Sessizlik! Muhatap istedik: Sessizlik.” şeklindeki paylaşımınızı üzüntü ile okuduk.
Oysa biz sizi otellerdeki görüntünüzle değil, meydanlardaki görüntünüzle sevdik ve takdir ettik.
Lütfen bırakın şu lüks otel tutkusunu.
Koray Bey’in üyeliğini lüks otelde açıklamasından zaten rahatsız olmuştuk bu lüks otel işinden, yarın parti kuruluşunu da lüks otelde yaparsanız büsbütün rahatsız olacağız biline.
Gidin Samsun şehir meydanında, Bandırma Vapuru’nun maketinin üzerine çıkarak yapın açıklamalarınızı.
İnanın çok daha anlamlı olacaktır millet nazarında.

Sayın Akşener,

Sayın Koray Aydın’ın, başlatmış olduğunuz harekete katılır katılmaz sizi Cumhurbaşkanı adayı olarak ilan etmesini, pek çok insan gibi biz de yadırgadık.
Oysa yapılacak ilk iş parlamento çoğunluğunu yakalamaktır.
Bütün çalışmalar buna göre yapılmalıdır.
Buna bağlı olarak başkanlık zaten gelecektir.
Unutulmasın ki; Türkiye’yi 16 Nisan 2017 öncesine döndürmek için yine Parlamentoya ihtiyaç vardır.
Bu sebeple, parlamento çoğunluğunu ele geçirmek çok önemlidir.
“İster grup, ister başka bir şey olsun, eğer cumhurbaşkanlığına aday olursam, 100 bin imzayla müracaat ederek geleceğim…” sözünüz sizin için asla iddialı bir söz değildir.
100 bin ne ki sizin için; sadece facebook’taki takipçileriniz imza verse 1 milyon imza ile aday olabilirsiniz Cumhurbaşkanlığına.
Lütfen hedefleri küçük tutmayın.
Küçük hedefler her zaman insanı rehavete sürükler, gevşetir ve çalışma azmini kırar.
Hedefleri büyük tutun ki; ona ulaşmak için gerek siz, gerekse kadronuz daha fazla çalışın.
Saygılarımla.

01 Ekim 2017
______________

Zorunlu Açıklama

Bir arkadaşım sosyal medya vasıtasıyla “Ömer Bey yeni parti ile çok ilgilisiniz; ümitlerimizi yarı yolda bırakmazlar inşallah…” demiş.
Anlaşılan bu arkadaş, bizim yazıp çizdiklerimizden, kendisine göre böyle bir anlam çıkarmış.
Bizi, partinin kurucularından sanıyor besbelli ve bizim diğer kurucular üzerinde etkili olacağımızı düşünüyor!
Yok efendim yok; yeni parti ile ilgimiz, sadece Türkiye için bir umut, bir ışık olarak görüyor olmamızdandır.
Yoksa bize (Anadolu tabiriyle söyleyecek olursak) dişi misin, erkek misin diye soran bile yok.
Biz öylesine siyasi geyik yapıyoruz sadece internet ortamında; hepsi bu.
Bu sebeple “Meralci”, “Ümitçi” ya da “Bahçeli muhalifi” diyerek hiç kimse kızmasın, küsmesin ve buğzetmesin bana.
Ben hiç kimsenin adamı değilim, hiç kimse de benim adamım değildir.
Ben sadece bir Türk Milliyetçisiyim ve Türk Milleti’ni düşünüyorum; o kadar.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here