Ana sayfa Yazarlar Ahmet K. Aytar

AMERİKA  AMERİKA // Ahmet Kılıçaslan Aytar

Ortadoğu’nun yok edilmesi sürecinin failleri eski Başkan B.Obama, Dişişleri Bakanı H.Clinton ile destekleyicileri,  
Başkan D.Trump’ın otoritesini ve saygınlığını yıkmak üzere geniş kapsamlı profesyonel bir ajitasyon ve propaganda kampanyası yürütüyor.
 
*
Bayan Clinton, “Birlikte İleriye- Onward Together” adını verdiği bir girişim başlatmıştır.
Girişim; “Diren, ısrar et, vazgeçme, destekle – Resist, insist, persist, enlist” sloganı ile Başkan Trump’ın köşeye sıkıştırılmasını hedefliyor.
Çatısı altında profesyonellerin yönettiği “Media Matters- Medya Önemlidir,  American Bridge 21st Century – 21. Yüzyılın Amerikan Köprüsü,  Shareblue – Mavi Paylaşım, Citizens for Responsibility and Ethics in Washington – Washington’daki Sorumluluk ve Etik Yanlısı Yurttaşlar ” isminde dört dernek ile  Başkan Trump’a karşı acımasız bir kampanya sürdürülüyor.
 
*
İşte; Trump V. Putin’in etkisi altındadır: Manik-depresif bir kişiliktir: Hırsızdır : Kişisel işleriyle devlet işleri arasında çıkar çatışması yaşayan bir milyarderdir : Beyaz üstünlükçüdür: Aşırı sağ finans çevrelerinin kuklasıdır : Trump’ı devirmek zaman alabilir ama mücadeleyi zayıflatmayalım gibi söylemleri destekleyen bilgi ve belgelerle yoğun olarak medya kanallarından yararlanıyorlar. 
Washington’da Cumhuriyetçi ve Demokrat egemenler arasında  neredeyse bir ölüm kalım savaşı yaşanıyor, siyasi kirlilikten göz gözü görmüyor…
 
*
Böyle bir ortamda Başkan Trump, Gallup’un son anketinin gösterdiği üzere seçmenlerin ancak yüzde 37’si tarafından onaylanıyor.
Seçmenin düşük yüzdeli onayına rağmen Başkan’ın politikaları uygulanabilir bulunmakta ve Başkan olarak devam edeceğine inanılmaktadır.
 
*
Bu sonucun değişmesi için Demokratların, seçmenlerin  Başkan Trump’a gösterdikleri düşük teveccühü iyi değerlendirmeleri gerekiyor.
Ama bunu başarabildiklerine ilişkin hiçbir işaret bulunmadığı gibi seçmeni ivmeleyecek herhangi bir söylemleri ya da bir projeleri dahi bulunmuyor…
 
Halbuki Bayan Clinton iki kez kaybedendir ama ne kendisi ne  taraftarlarının Bernie Sanders
ya da D.Trump’tan bir şey öğrenmediği görülüyor. 
Hâlâ  “berbat düşük ücretli işlerinizi boşverin, ilk kadın Başkan için oy kullanın” noktasındadır.
Ya da Bernie Sanders’in  ilerici taraftarlarına hakaret edip onları sinirden çatlatıyor, hiç oy vermeyecek olan Cumhuriyetçileri hedef alan sanki bir genel seçim kampanyası modunda yaşıyor. 
Ya da eşi Bill Clinton ile birlikte bağış toplama maceralarının anılarında kalan heyecanlarını yeniden yaşar gibidirler…
 
*
Bu perspektifte Demokratların, partiyi  ideolojik olarak yönlendiren Bernie Sanders kanadının ırkçı ve milliyetçi Trump’tan rahatsız seçmenlere dokunmasını,
Ama bunun için önce demokrat grupları ikna etmeleri gerekiyor.
 
*
Ne ki, Clinton’gillerin  bu gruplara ortak bir neden vermesi çok zor görülüyor…
Üstelik grupların çoğunu seçim gününde evinde oturan Hillary Clinton tarafından çılgına dönmüş Bernie seçmenleri oluşturuyor ki; bunlar 2016 seçimlerinde Hillary’nin kaybetmesine yazmışlardı…
 
*
En önemli sorun ekonomidir. 
Patronların işçiler üzerinde aşırı gücü bulunuyor, yeterli iş yoktur bu yüzden, yeterli ücret ödenmiyor…
Başkan Trump, eskiyen altyapıyı yeniden inşa ederek milyonlarca Amerikalıyı çalıştıracağı devasa yeni bir “İş Geliştirme İdaresi- Work Progress Administration” programını yürütmeye hazırlanırken, Cumhuriyetçi patronların keyfine diyecek bulunmuyor. 
Patronlardan da Amerika’nın arkaik “isteksiz” istihdamını kaldırmaları isteniyor.
 
*
Bir diğer sorun “Obamacare” denilen ” Hasta Koruma ve Uygun Bakım Kanunu – Patient Protection and Affordable Care Act “dır.​
​Eski Başkan Obama, Obamacare ile​ daha önce hastane erişimi, doktor seçme ve reçete alma imkanı olmayan vatandaşların yüzde 60’ı sağlık sigortası kapsamına almıştı​.​
​S​ağlık masraflarını uygun fiyatta tutarak sigortasız vatandaş oranını düşürmeyi hedef​liyordu.​
Ama  Obamacare karşıtı olan hastahaneler ve ilaç lobileri fiyatlarında fahiş artışlara gittiler.​
S​ağlık sigortası için ödemeler kişilerin gelir durumuna göre ücretlendirdiği için vatandaşların ödediği bedel çok yükseldi…
 
*
Başkan Trump’ın “İlk icraatım iptal etmek olacak “dediği  Obamacare, Cumhuriyetçilerin kaldırılmasına yönelik girişimleriyle her zamankinden daha popüler hale gelmişti​.​
Bu reformdan dolayı Demokrat Parti 2010’da mecliste ve en son seçimlerde ise senatoda çoğunluğu kaybederek çok büyük bir bedel ödemişti.
 
Son olarak ABD Senatosu’nda sağlık reformunun iptali için yapılan oylamada, Demokratlar Cumhuriyetçi Parti tarafından önerilen değişiklikleri reddettiler…
Amerikalılar da, Demokrat Parti liderliğinin kendilerinden daha çok  Wall Street,  Fortune 500 ve genel olarak özel çıkarlara ait olmakla suçlamaya başladı.
Şimdi Clinton’gillerin asla halkın ne istediğini, neye ihtiyacı olduğunu anlamayacağı çünkü  patronlarının buna izin vermeyeceğine ilişkin inanç yaygınlaşıyor…
 
*
Dün ABD Dışışleri Bakanı R.Tillerson, Rusya’ya uygulanan yaptırımlara gerek kalmamasını umduklarını,
Trump yönetiminin ilk günlerinden beri Rusya ile ortak menfaatler alanı bulmaya çalıştıklarını,
Birlikte çalışma kabiliyetini test etme alanı olarak Suriye’yi seçtiklerini,
İki ülkeye de tehdit  teşkil eden IŞİD veya diğer terör örgütlerinin yenilmesi amacına bağlıyız, açıklamasında bulundu.
 
*
Nitekim Başkan D. Trump; BM’in dünya barışını korumak: Hak eşitliği ve halkların kendi geleceğini belirleme ilkelerine saygıyla uluslararası dostça ilişkiler geliştirmek: Uluslararası ekonomik, sosyal, kültürel, insani sorunların çözümünde işbirliği yapmak: Temel insan hak ve özgürlüklerine karşı saygıyı teşvik etmekte uluslararası uyum sağlayıcı bir merkez olmak misyonunun yeniden tesis edilmesini öngörüyor.
 
*
Bunun için Suriye İç Savaşında tek taraflı olarak tüm günahlardan Esad rejiminin suçlandığı kadar teröristlerin, muhalif güçlerin ve ülkelerin de yaptıkları zulüm ve işlediği insani hukuk ihlallerinin uluslararası hukuk denetiminden geçmesini istiyor.
Böylece BM Genel Kurulu’nun tek taraflı kararları kabul ettirmesini engellemeyi düşünüyor.
Rex Tillerson’un açıklamaları bu anlama geliyor 
 
*
İstihbarat örgütlerinin ele geçirdiği Bayan Clinton’ın kişisel elektronik posta hesapları ki;
Libya müdahalesi: 2011’de Esat’ı devirmek ve ardından Irak’a saldırmak için Suriye’ye geçen IŞİD teröristlerinin finanse edilmesi, silahlandırılması ve operasyonlarda görevlendirilmelerinin kanıtlarıdır
Bununla birlikte bu belgeler  Pentagon’un, Batılı kimi ülkenin, Körfez’deki devletlerin ve Türkiye’nin Suriye’nin doğu bölgelerini nasıl denetimleri altına almaya çalıştıklarını da gösteriyor.
Şimdi bu kanıtlar üzerinden Bayan Clinton’dan başlayarak ilgili Demokratların yargılanmasına ve yeni bir BM statüsüne doğru gidiliyor…
 
*
Demokrat ve Cumhuriyetçilerin ilk testi Kasım 2018 ara seçimlerindedir.
Demokratlar, Senato’da 25 sandalyeyi savunmak zorundadır ki; bunların 10’dan fazlası Trump’a oy veren bölgelerden,
Demokratların Temsilciler Meclisi’nde de denetimi ele geçirmek için  24 sandalye kazanmaları gerekiyor, bunlarında 12’si  Trump’ın kazandığı bölgelerden geliyor…
 
*
Cumhuriyetçiler için de 2018 ara seçimleri kolay değildir…
Onlarında Federal Devletin oy kullanma ve seçimler için koyduğu kuralların çoğu kongre bölge sınırları olarak ayarlandığı için H.Clinton’un kazandığı 23 bölgede, 38 eyaletten 27’sindeki sandalyelerini savunmaları gerekiyor.
 
*
Cumhuriyetçiler seçim kazançlarını en üst düzeye çıkarmak için Trump’ı suyun üstünde tutmak için ellerinden gelenin en iyisini yapmaya odaklanmıştır.
Çünkü Trump popülerliğini koruyor ve Cumhuriyetçi liderler tarafından kabul ediliyor.
 
*
Gerçi Cumhuriyetçiler arasındaki desteği 1980-90’lı yıllara göre 5 ila 10 puan gerilemiştir.
Ya da bu destek R.Reagan ve G.W. Bush’un başkanlıkları dönemiyle aynı noktadadır. 
Bu noktada Wall Street Journal gazetesinin Trump’ın kazandığı eyaletlerde yaptığı bir anket, Cumhuriyetçilerin gündemlerinde önemli ilerlemeler kaydettiğini gösteriyor. 
Cumhuriyetçilere moral yükleniyor çünkü bu; 2018 ara seçimlerinde güçlü, coşkulu  Cumhuriyetçi bir seçmen katılımı anlamına geliyor…
 
*
Modern seçimler başladığı günden bu yana herhangi bir başkanın seçmenlerinden en düşük oranda onaylanması,
Başkan D.Trump’ın  kesinlikle bir son kullanma tarihinin olduğu anlamına geliyor. 
Ama bu noktaya ulaşmak için ne ya da neler gerekmektedir, bugün için bunun bir yanıtı bulunmuyor…
 
 
3. 8. 2017

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here