Ana sayfa Haberler Türkiye

DUYURU : ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU’NUN 1991 – 2017 ARASI FAALİYETLERİ RAPORU /// ÖZEL BÜRO KİMDİR ????

 

DEĞERLİ YURTSEVERLER;

Grubumuzun kuruluşunda 10. Yılımızı kutluyoruz. Bu süre içerisinde sizlere hep doğru bilgi vermeye çalıştık. HAZİRAN 2007’DEN YANİ 10 yıldan bu yana sizlerle on binlerce paylaşım yaptık.

Dile kolay ! ON BİNLERCE kez size evinize, bilgisayarınıza misafir oluyoruz. Sizlere BUGÜNE KADAR bilginin en kapsamlısını, doğrusunu iletmeye gayret ettik.

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU en doğru, en kapsamlı, en çeşitli bilginin paylaşıldığı bir platformDUR.

Sadece belli bir siyasi görüşü değil her siyasi görüşten, her fraksiyondan her pencereden bilginin paylaşımının yapıldığı bir ortamDIR.

DEĞERLİ YURTSEVERLER;

1991 YILINDAN BERİDİR GRUP OLARAK DEVLETE ÖNEMLİ İSTİHBARİ HİZMETLER VERİYORUZ. 2007 HAZİRAN AYında İSE İNTERNET ÜZERİNDE ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU’nuN PAYLAŞIM PLATFORMLARINI kurduK ve bu grup ile kamu yararına bir çok proje gerçekleştirdik.

İNTERNETTE, GÖNÜLLÜ ÜYELERİMİZİN KATILIMI İLE BİR ÇOK KAMPANYA YAPTIK.

  • YOUTUBE KAMPANYASI
  • SOSYAL KAMPANYALAR
  • “KIBRIS, RUM VE YUNAN ADASI DEĞİLDİR” KAMPANYALARI
  • SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI KONUSUNDA ÇEŞİTLİ KAMPANYALAR
  • TERÖR ÖRGÜTLERİNİN TÜM DÜNYADA PASİFİZE EDİLMESİ İÇİN ÇEŞİTLİ KAMPANYALAR
  • GÜNEYDOĞU’DAKİ İLKÖĞRETİM OKULLARI İÇİN KİTAP TOPLAMA KAMPANYASI
  • ÖRNEĞİN, YOUTUBE KAMPANYALARINDA, PKK TERÖR ÖRGÜTÜ SEMPATİZANLARI TARAFINDAN ULUSLAR ARASI VİDEO PAYLAŞIM SİTESİ YOUTUBE’A KONULAN, BAŞTA ATAMIZ OLMAK ÜZERE, CHP ESKİ GENEL BAŞKANI SAYIN DENİZ BAYKAL’IN, MHP LİDERİ SAYIN DEVLET BAHÇELİ’NİN VE BİR ÇOK SİYASİ PARTİ LİDERİMİZ İLE İLGİLİ KARALAYICI VE HAKARETAMİZ MONTAJ GÖRÜNTÜLERİNİN KALDIRILMASI İÇİN 2005 VE 2006 YILLARINDA SİTE NEZDİNDE GİRİŞİMLERDE BULUNDUK.

AMA ŞİMDİ AKP HÜKÜMETİ DAHA İŞİN YENİ FARKINA VARIYOR VE SİTE İÇİN DAHA YENİ YENİ ÖNLEM ALMAYA ÇALIŞIYOR.

BİZ BU ÇALIŞMALARI TAA 2005’TEN BERİDİR YAPIYORUZ. ÜSTELİK HÜKÜMETİN YAPACAĞI İŞİ YAPMAMIZA RAĞMEN !

  • BUNLARIN YANI SIRA, RESMİ KURUMLARA, BÖLÜCÜ TERÖR ÖRGÜTÜ PKK’NIN HACKER’LARI KONUSUNDA YARDIMCI OLDUK. BÖLÜCÜ HACKER’LAR İÇİN ÖNLEM ALINMASINI VE YAKALANMASINI SAĞLADIK.

PKK VE DİĞER TERÖR ÖRGÜTLERİNİN YURT DIŞINDAKİ WEB SİTELERİNİ HACK’LEYEREK İŞLEMEZ HALE GETİRDİK VE KULANDIKLARI MAIL ADRESLERİNİ KIRARAK BURADAKİ YAZIŞMALARI RESMİ İSTİHBARAT KURUMLARINA İLETTİK.

YUKARIDAKİ HABER KÜPÜRÜNDE, PKK’LI HACKER’LARIN İNSANSIZ HAVA ARAÇLARI HERON’LARI DÜŞÜRMEK İÇİN CİHAZ GELİŞTİRDİĞİ YAZIYOR.

İŞTE BİZ PKK’LI BU HACKER’LARLA MÜCADELE ETTİK VE ÇALIŞMALARINI DEŞİFRE EDEREK RESMİ KURUMLARIMIZA AKTARDIK.

AMA İRONİK OLARAK GRUP SÖZCÜMÜZ ERKUT BEY, DEVLETE YAPMIŞ OLDUĞU HİZMETLER GÖZARDI EDİLEREK KUMPAS DAVASI OLAN ERGENEKON DAVASINDA 36 AY 1 HAFTA TERÖRİST ZANNIYLA TUTUKLU KALDI. O DA AYRI BİR KONU J ERKUT BEYİN TÜRKİYE GAZETESİ İLE YAPMIŞ OLDUĞU VE ÇOK ÖNEMLİ AÇIKLAMALARIN BULUNDUĞU RÖPORTAJI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ.

  • AYRICA PKK’NIN YAYIN ORGANI ROJ TV’NİN KAPATILMASI İÇİN ULUSLAR ARASI YAYIN BİRLİĞİ (EURO BROADCAST)‘NE DEFALARCA MAIL GÖNDERDİK VE PKK’NIN SÖZCÜSÜ GİBİ YAYIN YAPAN KANALIN KAPATILMASI ÇAĞRISINDA BULUNDUK.

www.youtube.com ADLI WEB SİTESİNDE, MİLLİ DEĞERLERİMİZ VE DEVLET ADAMLARIMIZ İLE İLGİLİ, AŞAĞILAMA AMAÇLI ÇOK KÖTÜ MONTAJLANMIŞ RESİM VE VİDEOLAR VARDI.

ÖRNEĞİN ATA’MIZIN BİR ÇOK FOTOĞRAFINDA VE VİDEOSUNDA, BAŞ FOTOĞRAFI KESİLEREK YERİNE (ÇOK AFEDERSİNİZ)GAY” RESİMLERİ KONULMUŞTU.

BUNU FARKETTİĞİMİZDE, HEMEN YOUTUBE SİTESİ YETKİLİLERİNE AYNI ANDA BİNLERCE MAIL GÖNDEREREK BU TÜR VİDEOLARIN KALDIRILMASINI SAĞLADIK.

YİNE AYNI ŞEKİLDE DİĞER PARTİ LİDERLERİ İLE İLGİLİ DE BENZER MONTAJ VİDEOLAR VARDI VE BİZ SİTE ÜZERİNDE BASKI KURARAK, BUNLARIN DA KALDIRILMASINI SAĞLADIK VE EMNİYET YETKİLİLERİNE BU HUSUSTA DEFALARCA BİLDİRİM YAPTIK.

BUGÜN İSE ULAŞTIRMA BAKANLIĞI, BU SİTEYE ÖFKE KUSUYOR VE SİTENİN TÜRK HUKUK SİSTEMİNE KARŞI SAYGILI OLMADIĞINI SÖYLÜYOR.

HALBUKİ, BİZ DAHA O ZAMAN BU KONUDA, İLGİLİ RESMİ KURUMLARA BİR ÇOK BAŞVURUDA BULUNUP ÖNLEM ALINMASINI TALEP ETMİŞTİK. ARADAN GEÇEN 10 SENEDEN SONRA HÜKÜMETİN RESMİ YETKİLİLERİ, DURUMUN DAHA YENİ FARKINA VARDILAR.

YANİ, O ZAMAN DAHA İKTİDAR PARTİSİ DURUMA EL KOYMAMIŞKEN, BİZ ÖZEL BÜRO OLARAK MİLLİ DEĞERLERİMİZE VE ATA’MIZA SAHİP ÇIKTIK.

ONURUMUZ VE MİLLİ DEĞERLERİMİZ İLE OYNAYAN, HAKARET EDEN VE AŞAĞILAYAN BÖLÜCÜ KESİMLERE KARŞI HAKLI MÜCADELEMİZİ ORTAYA KOYDUK.

AYNI ŞEKİLDE, SOSYAL KAMPANYALAR YAPTIK. ÖRNEĞİN, SOKAK HAYVANLARINI KORUMAK İÇİN GÖNÜLLÜLERİ ORGANİZE ETTİK.

KAMPANYALARIMIZA WWW.CHANGE.ORG SİTESİNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.

YİNE AYNI ŞEKİLDE, SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI KONUSUNDA, GAZETE, DERGİ, WEB SİTELERİ, KİTAP VE BENZERİ AÇIK KAYNAKLARDAN MİLLİ TEZLERİMİZİ İÇEREN ÇOK SAYIDA ARAŞTIRMA VE AKADEMİK YAZI DERLEDİK VE GEREK YERLİ GEREKSE YABANCI MUHATAPLARINA MAIL OLARAK GÖNDERDİK.

YİNE AYNI ŞEKİLDE, YABANCI MAKAM VE İLGİLİLERE, KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ’NİN VE KIBRIS ADASININ, BİR YUNAN ADASI OLMADIĞINI VE TÜRK ASKERİNİN İŞGAL İÇİN DEĞİL, HEM RUM TARAFI HEM DE TÜRK’LER İÇİN BARIŞ AMACIYLA ADADA BULUNDUĞUNU KENDİ DİLLERİNDE ANLATTIK.

ADADA BULUNAN ASKERLERİMİZİN ORADA BARIŞ İÇİN BULUNDUĞUNU VE İŞGALCİ OLMADIKLARINI SÖYLEDİK VE BU KONUDA YAPILAN ANTİ-PROPAGANDALARA ENGEL OLDUK.

AYRICA, KARA PARA TRAFİĞİ KONUSUNDA DA DEVLETE ÖNEMLİ HİZMETLER SAĞLADIK.

YİNE AYRICA, YOLSUZLUKLAR VE USÜLSÜZLÜKLER KONUSUNDA DA BİR ÇOK KAMPANYA YAPTIK.

AK PARTİ’NİN VE BAŞBAKAN’IN YOLSUZLUKLA İLGİLİ TÜM SES KAYITLARINI BURADAN TOPLUCA İNDİREBİLİRSİNİZ. EĞER LİNK ÇALIŞMIYORSA LÜTFEN MAIL ATARAK TALEP EDİNİZ.

BUNUN YANISIRA, GRUP BASIN SÖZCÜMÜZ ERKUT BEY, UZAN HOLDİNG’İN YOLSUZLUKLARI KONUSUNDA İÇERDEN ALDIĞI BİLGİLERİ SAVCILIK BİRİMLERİNE VEREREK O DÖNEM UZAN HOLDİNG’İN HIRSIZLIĞINI İLK DEŞİFRE EDEN VE ÖNLEYEN İSTİHBARATÇILARDANDIR. BUNU DA DİPNOT OLARAK BELİRTELİM. HER NEKADAR AKP HÜKÜMETİ BU KONUDA İLK SİYASİ TAVRI SERGİLEYEN OLDUYSA DA SAHADA BU YOLSUZLUKLARI DELİLLENDİREN VE SAVCILIĞA İNTİKAL ETTİREN ERKUT BEYDİR. BUGÜN İSE BİLDİĞİNİZ GİBİ UZAN HOLDİNG’İN TÜM ÜST DÜZEY YÖNETİCİLERİ KAÇAK OLARAK YURTDIŞINDA HAYATINI DEVAM ETTİRİYORLAR. BU BEYANIMIZA İNANMAYANLAR OLURSA, ERKUT BEYİN 1992-94 YILLARI ARASINDAKİ SOSYAL GÜVENLİK KURUMU KAYITLARINI GÖNDEREBİLİRİZ. ERKUT BEY BU TARİHLER ARASINDA, İMAR BANKASI’NDA YAZILIM UZMANI OLARAK GÖREV YAPMIŞTIR. (tABİRİ CAİZSE İÇERDEN DELİL EDİNEBİLMEK İÇİN BANKANIN İLGİLİ BÖLÜMÜNE SIZMIŞTIR)

YOLSUZLUKLAR KONUSUNDA, KENDİ İMKANLARIMIZLA, GEREK YURTSEVER ÜYELERİMİZDEN GELEN DUYUMLARI, GEREKSE KENDİ TESPİTLERİMİZLE EDİNDİĞİMİZ BİR ÇOK BİLGİYİ YİNE DEVLETİN RESMİ VE GÜVENLİK BİRİMLERİNE BİLDİRDİK.

2001-2008 TARİHLERİ ARASINDA MİT, JANDARMA VE EMNİYET İSTİHBARAT DAİRESİNE, ÇALIŞMA KONULARINA GÖRE AYRI AYRI, TOPLAMDA 1,324 ADET İHBAR GRUBUMUZCA GÖNDERİLMİŞTİR.

DEVAM EDELİM ….

SÖZDE SOYKIRIM İLE İLGİLİ OLARAK MİLLİ TEZLERİMİZİ ANLATMAK AMACIYLA MAIL GRUBUMUZUN İÇERİSİNDE, TAMAMEN GÖNÜLLÜLERDEN OLUŞAN “DAĞITIM KOMİTELERİ“ ADINI VERDİĞİMİZ BİR ALT ÇALIŞMA GRUBU KURDUK.

BU ÇALIŞMA GRUBU, İNTERNETTEN SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI KONUSUNDA DERLEDİĞİMİZ MİLLİ TEZLERİMİZİ ANLATAN ÇEŞİTLİ YAZILARI VE DÖKÜMANLARI, 6 YABANCI DİLE TERCÜME EDEREK YURTDIŞINDAKİ YABANCI BÜYÜKELÇİLİKLERE, İÇ VE DIŞ İŞLERİ BAKANLIKLARINA, YABANCI MİSYON TEMSİLCİLERİNE, YABANCI PARLAMENTO VE MECLİS ÜYELERİNE, YABANCI GAZETECİ VE BASIN & YAYIN ORGANLARI GİBİ ÇEŞİTLİ MAKAMLARA, MAIL YADA FAX YOLU İLE GÖNDEREREK SÖZDE SOYKIRIM KONUSUNDA, BİZE YAPILAN HAKSIZLIKLARI DİLE GETİRDİ.

BU KAPSAMDA, MİLLİ TEZLERİMİZİ VE HAKLILIĞIMIZI ANLATMAYA ÇALIŞTI.

BU ÇALIŞMA GRUBU, HEM SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI, HEMDE ÜLKEMİZDE VE DÜNYADA Kİ TERÖR ÖRGÜTLERİ KONUSUNDA, İNTERNETTEN TOPLADIĞIMIZ BİLGİLERİ YABANCI MAKAMLARA, MAIL VE FAX ÜZERİNDEN GÖNDERMEK SURETİYLE BİR BİLGİLENDİRME KAMPANYASI YAPTILAR.

PKK TERÖR ÖRGÜTÜNÜN, YURT DIŞINDA LANSE EDİLDİĞİ GİBİ GİTAR ÇALAN SEMPATİK KIZLARIN OLDUĞU “BİR ÖZGÜRLÜK HAREKETİ” OLMADIĞINI ANLATTIK.

PKK TERÖR ÖRGÜTÜ’NÜN, BEBEKLERİ BİLE KUNDAKLARINDA KATLEDEN ALÇAK BİR TERÖR ÖRGÜTÜ OLDUĞUNU ANLATTIK.

PKK TERÖR ÖRGÜTÜ’NE, MÜTTEFİK DOSTLARIMIZIN VERDİKLERİ SİYASİ VE LOJİSTİK DESTEĞİ SONA ERDİRMELERİNİ İSTEDİK.

PKK TERÖR ÖRGÜTÜ’NÜN, YURT DIŞINDA SİVİL TOPLUM ÖRGÜTÜ KİSVESİ ADI ALTINDA AÇILAN VE PKK MİLİTANLARININ KURDUĞU ÇEŞİTLİ SUÇ BÜROLARINI KAPATMALARI ÇAĞRISINDA BULUNDUK.

PKK TERÖR ÖRGÜTÜ’NÜN, YURT DIŞINDA, TÜRK VE KÜRT İŞADAMI VE ESNAFLARINDAN ZORLA HARAÇ ALDIĞINI, SİLAH KAÇAKÇILIĞI, GÖÇMEN, FUHUŞ VE UYUŞTURUCU TİCARETİ YAPTIĞINI, HATTA AVRUPA’DA İLLEGAL YOLLARDAN ELDE ETTİĞİ VE TAMAMI KARA PARA OLAN 220 MİLYON EURO’NUN ÇEŞİTLİ YOLLARLA AKLANDIĞINI VE BU DURUMUN AVRUPA İSTİHBARAT VE POLİS YETKİLİLERİ TARAFINDAN BİLİNMESİNE RAĞMEN ÖZELLİKLE ENGELLENMEYEREK ÖRTÜLÜ DESTEK VERİLDİĞİNİ ANLATTIK.

PKK TERÖR ÖRGÜTÜ’NÜN, DANİMARKA’DAN YAYIN YAPAN ROJ TV İLE DİREKT İRTİBATININ BULUNDUĞUNU, HATTA BU TELEVİZYON KANALINDAN ÖRGÜT ELEMANLARINA TALİMATLAR VERİLDİĞİNİ, ANCAK DANİMARKA İSTİHBARAT VE GÜVENLİK YETKİLİLERİNİN BU DURUMU BİLMESİNE RAĞMEN “DELİL YOK” DENİLEREK YAYINA SON VERMEDİKLERİNİ SÖYLEDİK. BU KONU 25.MAYIS.2010 TARİHLİ NTV’NİN AKŞAM BÜLTENİNDE DE YER ALMIŞTIR. DANİMARKALI GAZETECİ CARL ERIC STOOUGARD, BASIN DEMECİNDE, DANİMARKA İSTİHBARATININ, PKK’YA ÖRTÜLÜ BİR DESTEK VERDİĞİNİ VE ROJ TV’NİN KAPATILMASINI ENGELLEDİĞİNİ İLERİ SÜRMÜŞTÜR.

YİNE AYNI ŞEKİLDE, SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI KONUSUNDA, GAZETE, DERGİ, WEB SİTELERİ, KİTAP VE BENZERİ AÇIK KAYNAKLARDAN MİLLİ TEZLERİMİZİ İÇEREN ÇOK SAYIDA ARAŞTIRMA VE AKADEMİK YAZI DERLEDİK.

BU DERLENEN YAZI VE DÖKÜMALARDA, HAKLILIĞIMIZI ANLATAN TARİHİ BİLGİLER YER ALIYORDU.

BU TARİHİ BELGELER, PLANLI BİR SOYKIRIMIN OLMADIĞINI, ANCAK 1.DÜNYA SAVAŞI ESNASINDA, ERMENİ KÖKENLİ VATANDAŞLARIN, ZORUNLULUKTAN KAYNAKLANAN BİR TEHCİRE MARUZ KALDIĞINI VE BU TEHCİR SIRASINDA BİR ÇOK ERMENİ KÖKENLİ VATANDAŞIN HAYATINI KAYBETTİĞİNİ ANLATIYORDU.

BU TARİHİ BELGELER, 1.DÜNYA SAVAŞI ESNASINDA, BİR ÇOK ERMENİ ÇETE GRUBUNUN TÜRK KÖYLERİNE SALDIRARAK, EVLERİ TALAN ETTİĞİNİ, ÇOCUK-YAŞLI DEMEDEN KÖYLÜLERİ KATLETTİĞİNİ, BÖLGEDEKİ KUVAYI MİLLİYE ORDUSUNA KARŞI GERİLLA SAVAŞI YÜRÜTTÜĞÜNÜ ANLATIYORDU.

BU TARİHİ BELGELERİ,, 6 DİLE ÇEVİRDİK VE AZ ÖNCE BAHSETTİĞİM YABANCI MAKAMLARA, GÖNDERDİK. BİLGİ SAHİBİ OLMALARI İÇİN TARİHİ GERÇEKLERİ KENDİ DİLLERİNDE ANLATTIK.

İŞTE DEĞERLİ YURTSEVERLER, KURULDUĞUMUZDAN BU YANA SADECE VE SADECE ÜLKEMİZİN BEKAASI İÇİN ÜZERİMİZE DÜŞEN VATANSEVER SORUMLULUĞU YERİNE GETİRMEYE ÇALIŞTIK. SİZLERE EN DOĞRU EN DETAYLI BİLGİYİ İLETMEYE ÇALIŞTIK. ÜLKEMİZİN EN SORUNLU KONULARI İLE İLGİLİ KAMPANYALAR YAPTIK.

ÜLKEMİZİN GÜVENLİĞİ İÇİN TERÖR ÖRGÜTLERİNE SIZDIK, HATTA PKK GİBİ ÖRGÜTLERİN TÜM SANAL AĞINI VE E-POSTALARINI HACK’LEYEREK UZUN YILLAR HABERLERİ BİLE OLMADAN YAZIŞMALARINI TAKİP ETTİK, YABANCI SERVİSLER VE AJANLARI İLE İRTİBATLARINI DEŞİFRE ETTİK VE TÜM BUNLARI MİT GİBİ RESMİ KURUMLAR İLE BİRLİKTE BAŞARDIK. TÜM BU FAALİYETLERİMİZ ERGENEKON DAVASININ DELİL KLASÖRLERİNDE AYRINTILARI İLE YER ALIYOR BAKMAK İSTEYENLER İÇİN.

AMA BİR GÜN KALKTIĞIMIZ DA BAKTIK Kİ KENDİMİZ TERÖRİSTMİŞİZ J HEM DE GENELKURMAY BAŞKANININ TERÖRİST BAŞI OLDUĞU BİR ÖRGÜTTE J

DEĞERLİ YURTSEVERLER;

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU KEMALİST BİR GRUPTUR, ANCAK BİZLER BİZE AİT MAIL GRUPLARINDA TEK TİP BİLGİ VERMEK İSTEMİYORUZ. YANİ BURASI SADECE KEMALİSTLERİN BULUNDUĞU BİR GRUP OLSUN İSTEMİYORUZ.

İSTİYORUZ Kİ HERKES ÖZGÜRCE FİKRİNİ PAYLAŞSIN, TABİ GRUP KURALLARINA UYMAK ŞARTIYLA.

BİR AKP’Lİ DE BİR BDP’Lİ DE PROPAGANDA YAPMAMAK, İFTİRA ATMAMAK, YALAN SÖYLEMEMEK ŞARTIYLA FİKRİNİ DİLE GETİRSİN.

AYNI GÖRÜŞE SAHİP İNSANLARIN BERABERCE ÇALIP SÖYLEDİĞİ BİR GRUP OLMASIN DİYE UĞRAŞIYORUZ.

FARKLI BİLGİDEN ZARAR GELMEZ.

DAHA DOĞRUSU EĞER DOĞRU İSE BİLGİ’DEN ZARAR GELMEZ. OKUYUN GEÇİN. EĞER SİZİN GÖRÜŞÜNÜZÜ YANSITMIYORSA YADA TAM TERSİ BİR GÖRÜŞE SAHİPSENİZ VE EĞER BİZDEN BÖYLE BİR MAIL GELMİŞSE SİLİN GİTSİN. NEDEN ELEŞTİRME YOLUNA GİDİYORSUNUZ. BİZ HER TÜRLÜ DÜŞÜNCENİN FARKLI DA OLSA BİZİ ZENGİNLEŞTİRDİĞİNE İNANIYORUZ. AZ ÖNCE DE SÖYLEDİĞİMİZ GİBİ BİZ GRUP OLARAK “KEMALİST” GÖRÜŞE MENSUBUZ. AMA YANDAŞ MEDYAYI DA OKUYORUZ, BİR ABD BASININI DA BİR ALMAN BASININI DA BİR YUNAN BASININI DA OKUYORUZ.

OKUDUĞUMUZ HER GÖRÜŞE KATILMASAK TA PAYLAŞMANIN HİÇ BİR ZARARI OLMADIĞINA DA İNANIYORUZ AYNI ZAMANDA. HEPİMİZ YETİŞKİNİZ. DOLAYISIYLA FARKLI BİR GÖRÜŞÜ OKUDUĞUMUZDA NASIL Kİ FİKRİMİZ DEĞİŞMEZSE PAYLAŞTIĞIMIZDA DA O FİKRİ YAYMAK GİBİ BİR AMACIMIZ YOKTUR.

AMACIMIZ SİZİN SADECE AYNI TARZ, AYNI TÜR BİLGİLER DEĞİL FARKLI KAYNAKLARDAN FARKLI GÖRÜŞ YANSITAN “Kİ BU BAZEN YANDAŞ MEDYA DA OLABİLİR” BİLGİLER EDİNMENİZİ SAĞLAMAK VE BÖYLECE PERSPEKTİFİNİZİ GELİŞTİRMENİZE KATKIDA BULUNMAKTIR.

KISACASI, UZUN LAFIN KISASI;

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU, MİLLİ MENFAATLERE SAHİP ÇIKAN, BU UĞURDA KURUCUSU VE ÜYELERİ HAPİS YATMIŞ — EMEKLİ ÖZEL HAREKÂT DAİRE BAŞKANI İBRAHİM ŞAHİN, ESKİ ÖZEL KUVVETLER ALAY KOMUTANI EMEKLİ ALBAY LEVENT GÖKTAŞ GİBİ — UZUN SÜRE ERGENEKON DAVASININ TUTSAĞI OLMUŞ YURTSEVERLERİN BULUNDUĞU BİR BİLGİLENME VE BİLGİLENDİRME PLATFORMUDUR. BU GRUPTA KURALLARA UYMAK ŞARTIYLA HER GÖRÜŞ ÖZGÜRCE PAYLAŞILABİLİR. AMA GRUBUMUZUN TEK BİR ÇİZGİSİ VARDIR O DA KEMALİZM’DİR.

BUNUN BÖYLE BİLİNMESİNİ RİCA EDERİZ.

Şu ana kadar size ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU’nun 1990-2008 tarihleri arasındaki faaliyetlerinden bahsettik.

Peki bu tarihten sonra grubumuz başka ne gibi faaliyetler icra etti ? Ne gibi kamu yararını gözeten projeler geliştirdi ? Hangi katalog suçlarda resmi istihbarat ve güvenlik kurumlarına bilgi aktarımı yaptı ? Devlete terörle mücadele konusunda nasıl yardımcı oldu ?

İsterseniz birazda güncel faaliyetlerimizden bahsedelim.

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU & 2008 – 2017 FAALİYETLERİ

Değerli Yurtseverler,

Eğer misyonumuzu hatırlatmamız gerekirse,

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına, kurumlarına, Milletimizin bölünmez bütünlüğüne yönelik her türlü faaliyeti deşifre etmek ve kamuoyu ile paylaşmak amacı ile istihbarat uzmanları tarafından tesis edilmiştir. Ülkemize yönelik her türlü tehdit ve faaliyet hakkında, Ulusal & Global medya unsurları, açık kaynaklar ve saha elemanları üzerinden bilgi toplamayı ve kamuoyu ile paylaşmayı amaçlayan, ilgili konular hakkında web ve diğer ortamlarda araştırma yapan, KAMUOYU VE RESMİ GÜVENLİK KURUMLARI ile paylaşan bir istihbarat grubudur.

Diyebiliriz.

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU, internet üzerinde bulunan Türkiye’nin en büyük istihbarat ve güvenlik grubudur. Bu grubun bir diğer örneğini ne Türkiye’de ne de Dünya’da bulamazsınız. Kendi alanında tektir. Elbette benzer alanlarda bir çok yurtsever mail grupları ve hacker grupları bulunuyor ancak bu kapsamda her yönü ile kapsayıcı şekilde çalışan başka bir örneğimiz olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim.

ÖZEL BÜRO MAIL GRUPLARI’nda, Web sitelerinde ve Bloglarında, Türkiye ve Dünya Gündemine ilişkin mevzuları Ergenekon, Balyoz, Poyrazköy, İnternet Andıcı gibi yerel davaları, Çeşitli lokal ve uluslararası siyasi meseleleri, MİT, MOSSAD, SHIN BETH, CIA, NSA, FBI, BND, DGSE, MSS, MI 5, MI 6, FSB, Muhaberat, SAVAMA, SAVAK gibi gizli servislerin bilgi ve haberlerini, Farklı farklı Komplo Teorilerini, Türk ve Dünya Tarihi ile ilgili önemli makaleleri, Birbirinden eğlenceli ve komik video, resim, karikatür ve fıkra’ları, Reenkarnasyon, Teknik Takip, HAARP, Zihin Kontrolü, UFO’lar gibi gizem dolu ama merak edilen konuları, PKK, IŞİD (DAEŞ), DHKP-C, TİKKO, MLKP, İBDA-C, HİZBULLAH, FETULLAHÇI TERÖR ÖRGÜTÜ (FETÖ), EL KAİDE, EL NUSRA, BOKO HARAM gibi terör örgütleri ile ilgili güncel bilgileri ve bu konuda grubumuzun yaptığı çalışmaları ve kampanyaları, Yeni Dünya Düzeni (NWO), İLLUMİNATİ, KÜRESEL ÇETELER, KÜRESEL DERİN DEVLET, GLADYO, TAVISTOCK ENSTİTÜSÜ, BİLDERBERG, CFR, SCULL AND BONES (KURU KAFALAR) ÖRGÜTÜ gibi komplo teorisi tarzındaki önemli araştırma yazılarını, Çeşitli konularda ANKET’leri, Milli meselelere ilişkin Kampanyaları ve ülke, kıta ve bölge bazında önemli siyasi, istihbari ve jeo-politik/jeo-stratejik konuları paylaşıyoruz.

ÖZEL BÜRO GRUBU, başta PKK olmak üzere tüm terör örgütleri, Sözde Ermeni Soykırımı, Yolsuzluk ve Usülsüzlükler, Kara Para Araştırmaları, Kıbrıs Sorunu, Kürt Sorunu gibi konularda aktif çalışan ve bu kapsamda resmi güvenlik kurumlarına hizmet eden bir güvenlik platformudur.

Faaliyetlerinin tümü yasaldır.

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU BLOGLARI

Bu blog’lar üzerinden vatandaşlarımızı önemli konularda bilgilendirmeye devam ediyoruz. Bu son derece önemlidir. Medya dünyasının siyasi fikirlere göre kamplara ayrıldığı bu dönemde bu portallarda yayınlanan yazıların objektifliğinden bahsetmek neredeyse olanaksız. Çünkü her portal, gazete, dergi ve yayın organı savunduğu siyasi fikir çerçevesinde yayın yapıyor. Bundan dolayı AYDIN DOĞAN MEDYASI, DİNÇ BİLGİN MEDYASI, YANDAŞ MEDYA yada FETULLAHÇI MEDYA gibi isimler alıyorlar. Biz ise şucu bucu olmadan bilgiyi en ham hali ile ve doğru bir şekilde vatandaşa ulaştırıyoruz. Hatta bu amaçla yabancı güvenlik portallarında ücretli aboneliklerimiz bile bulunuyor.Şu anda 6 aktif ve 7 pasif toplam 13 bloğumuz var. AKP hükümetinin baskısı ve girişimleriyle 7 adet bloğumuz yurt içinde erişime kapatıldı, bu bloglarımıza ancak VPN programları ile erişilebiliyor. Yurt dışından girenler için ise bir engel bulunmuyor.

Grubumuzun resmi tanıtım sitesi ve ‘dur. Burada sadece tanıtım için yaptığımız duyurular ve önemli gördüğümüz bir takım dökümantasyon ve video yayınlanıyor.

4 adet mail grubumuz var.

ÖZEL BÜRO GOOGLEGROUPS üyeleri toplamda 15,444 yurtseverden oluşuyor. Ancak kapsama alanımız günlük 8,000,000 civarında. Çünkü yazılarımız aynı gün içinde hem googlegroups’ta hem de portalında yayınlanıyor. TURKISH NEWS PORTALI dünyanın en kapsamlı siyasi haber portalıdır ve Amerika’da bulunan Türk’ler tarafından açılmıştır. Dünyanın her yerinden Türklerin olduğu bu platformda Türkiye’den de oldukça yoğun katılım bulunuyor.

Bunun yanısıra bir de İHBAR HATTI’mız var. Bu ihbar hattımıza her konuda suç duyurusu geliyor, biz de başvuruları alarak resmi kurumlar nezdinde takibini yapıyoruz.

2008 tarihinden şu ana kadar (07.07.2017) resmi istihbarat ve güvenlik kurumlarına arz ettiğimiz suç ihbarı bilgisi 687 adettir.

Gönderdiğimiz suç ihbar bilgileri toplam 6 katalog suçu kapsamaktadır.

1. Terör Örgütleri hakkında,

2. Çocuk Pornografisi hakkında,

3. Organize Suç Örgütleri hakkında,

4. Uyuşturucu Ticareti (Narkotik) hakkında,

5. Atatürk’e yönelik nefret suçları hakkında,

6. Bilişim Suçları hakkında,

Web sitemiz üzerinden ihbar göndermek için lütfen buraya tıklayın.

Şahit olduğunuz yada duyumunuz olan herhangi bir katalog suç konusunda bilgi sahibi iseniz ve akıllı telefonunuzda TELEGRAM uygulaması yüklü ise İHBAR HATTI listemiz üzerinden anlık olarak bilgi verebilirsiniz. İstemeniz halinde kimliğiniz 3. Kişiler ve resmi kurumlar nezdinde kesinlikle gizli tutulacaktır.

GELİN HEP BİRLİKTE ÜLKEMİZİ DAHA HUZURLU, DAHA GÜVENLİ BİR VATAN YAPALIM !!

Şimdi tarafımıza gönderilen bir ihbar neticesinde NARKOTİK TİMLERİNE verdiğimiz bu bilgi ile yapılan bir operasyon hakkında kısa bir bilgi aktaralım.

Bildiğiniz gibi sitemizde bir ihbar hattı var ve bu hattımıza yurtseverlerden çok sayıda çeşitli suç konularında hergün onlarca ihbar ve bilgi geliyor. Biz de bize ulaşan tüm ihbarları ve bilgileri tasnif ederek konularına göre MİT MÜSTEŞARLIĞI’na, Jandarma Genel Komutanlığı’na, Emniyet İstihbarat Dairesi’ne, Narkotik Suçlar, Bilişim Suçları yada KOM (Kaçakçılık ve Organize Suçlar) Şubesi’ne dağıtıyoruz.

2001-2008 TARİHLERİ ARASINDA MİT, JANDARMA VE EMNİYET İSTİHBARAT DAİRESİNE, ÇALIŞMA KONULARINA GÖRE AYRI AYRI, TOPLAMDA 1,324 ADET İHBAR GRUBUMUZCA GÖNDERİLMİŞTİR. 2008-2017 (Temmuz dahil) tarihleri arası gönderdiğimiz bilgi ve ihbar sayısı şu an itibariyle 687 olmuştur.

Değerli Yurtseverler,

Aşağıda ki ileti Ankara Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube tarafından 20.06.2016 tarihinde tarafımıza gönderildi.

Görebileceğiniz gibi Ankara ili içinde faaliyet gösteren bir uyuşturucu çetesinin, vermiş olduğumuz bilgilerle yakalanarak adalete teslim edildiğine dair bir bildirim mesajıdır.

ANKARA UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜNDEN GÖNDERİLEN 20.06.2016 TARİHLİ E-POSTA MESAJI AŞAĞIDADIR !!!

Bu mesajı şu gerekçe ile yayınladık. (Normal şartlarda bu türden bilgileri gizlilik açısından paylaşmıyoruz)

Gördüğünüz gibi tarafımıza gönderdiğiniz hiçbir bilgi ve ihbara karşı kayıtsız değiliz. En küçük bilgi kırıntısından bugüne kadar binlerce suç aydınlatılmıştır. Bunu bugüne kadar el birliği ile yüzlerce kez ispatladık. Bu nedenle gerek saha elemanlarımızın sahadaki çalışmalarından elde ettiği bilgiler, gerekse yurtsever takipçilerimizin gönderdiği bilgi ve ihbarlar titizlikle değerlendiriliyor ve gereği bu mesajda gördüğünüz gibi mutlaka yapılıyor. Elbette doğru ihbar ve bilgiler kadar yanlış, yalan yada iftira içerikli bilgi de gönderiliyor. Bu yalan ve yanlış bilgileri teyid sürecinde çok zaman kaybettiğimizi söylemek isterim. Daha önce bu türden bilgi verenler hakkında hiçbir işlem yapmıyorduk ancak, bu ay itibariyle yapmak zorunda kaldık.

Artık yanıltıcı ihbar ve bilgi gönderenler IP adreslerinden tespit edilerek resmi kurumlara bildiriliyor. Resmi kurumlarımız da bu şahıslara karşı “RESMİ KURUMLARI OYALAMAK, ÇALIŞMASINA MANİ OLMAK” maddesinden hareketle adli işlem uygulamaktadır.

Değerli Yurtseverler,

Sizlerden tek bir ricamız var.

Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bize güvenmeniz ve şahit olduğunuz herhangi bir suç konusunda, yada duyumunuz olursa gecikmeden bize bildiriniz. Bildirim için sitemizdeki iletişim bölümünü kullanabilirsiniz. Ancak, lütfen yanıltıcı, yalan, gerçek dışı ve hayali, yada iftira içerikli bildirimler yapmayınız. Bu hem bizim hem de resmi güvenlik kurumlarının zamanını çalmak gibi talihsiz sonuçlar doğuruyor, hem de bildirimi yapanlar için adli bir sürecin başlamasına neden oluyor.

Sözlerime son verirken şunun altını bir kez daha çizeyim. Bu ülke hepimizin. Batarsak beraber batarız, çıkarsak beraber çıkarız. Bu ülkede hergün binlerce suç işleniyor. Güvenlik güçlerimiz ise canla başla elinden geleni yapıyor. Ancak halen adalet % 100 sağlanıyor mu derseniz tabi ki istenilen noktada değil. Eğer siz yurtsever vatandaşlar böylesine önemli bir konuyu sadece güvenlik güçlerine bırakırsanız hiçbir zaman da % 100 olmayacaktır. Sizler şu parti bu parti diye ayırım yapmadan güvenlik güçlerinin işlerinde kolaylık sağlarsanız bunun yaratacağı pozitif sinerji ile vatanımız daha güvenli, daha huzurlu bir yer olur. AMAN BANA NE diyerek görmezden gelirseniz bir gün gelir komşunuzdaki yangın size sıçrayabilir ki o zaman da geç kalınmış olur.

Tüm yurtseverlere % 100 güvenli bir TÜRKİYE dileriz.

UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE İÇİN BİZE DESTEK OLUN !!!! GENÇLERİMİZİ BU TUZAKTAN BİRLİKTE KURTARALIM

GENÇLERİN YENİ GÖZDESİ : KROKODİL VE BONZAİ

Eroinden 3 kat daha ucuza imal edilebilmesi sebebiyle, kolay edinilebilen gaz, tiner gibi uçucu maddelerin kaynatılmasıyla elde edilen ve damardan enjeksiyonla ilk uygulamada bağımlılık yapan bu ev yapımı uyuşturucu, dokularda kangren, çürüme, organ kaybı, saç ve diş kaybı, mental bozukluklar gibi ölümcül etkilere sahip. Uzmanlar, kas dokusunu içten dışa doğru çürüten ve son safhada kangren, etlerde dökülme gibi etkileri olan bu korkunç uyuşturucunun, Türkiye’de de yaygınlaşmasından endişe ediyor.

Rusya’da 2.5 milyon kişinin bağımlısı olduğu ve ortalama yaşam süresini kullanıma başladıktan sonra 2.5 – 3 yıla kadar düşüren bu uyuşturucu, ilk kullanımdan sonra kısa zaman içinde cilt renginin yeşile dönmesine ve kangrene sebep oluyor. Kan damarlarındaki patlama yüzünden organlarını kaybeden bağımlıların çoğu beyin hasarı ve konuşma bozukluğu gibi etkilerden muzdarip.

Rusya’da gençler arasında kullanımı virüs gibi yayılan bu uyuşturucu dünyaya, 2002 yılında Sibirya ve Rusya’nın kuzey bölgesinden yayılmaya başladı ve kısa sürede kullanımı katlanarak arttı. Sadece 2011 yılında, Rusya Federal Uyuşturucu Kontrol Servisi 65 milyon doz uyuşturucuya el koydu.

CUMHURİYET YAZARI ve CHP MİLLETVEKİLİ MUSTAFA BALBAY’DAN BONZAİ YORUMU

İstanbul’da orta halli bir aile düğününde resmi işlemler bittikten sonra gençlerin göbek atması için başlayan yüksek tonlu müziğin sözleri karşısında donup kaldım. Gençlerin tüm eklem yerlerini sarsarak dans ettiği şarkının sözleri tam bir “bonzai güzellemesi” idi.

Son dönemde medyada da sık yer alan, bulunması hiç de zor olmadığı anlaşılan, bonzai diye bilinen sentetik uyuşturucu demek ki insanların günlük yaşamına girmiş. Girmekle kalmamış, adeta bir yaşam biçimine, modaya dönüşmüş.

Pistte dans edenlerin ne kadarı şarkının sözlerinin farkındaydı bilmiyorum ama, tümünün iyi eğlendiği kesindi.

Bu durumu konuyla ilgili olabilecek kesimlerle paylaştığımda benzer örnekler verdiler.

Önceki gün 9 Eylül İzmir’in kurtuluşu törenlerine katıldıktan sonra Cumhuriyet Meydanı’nda yurttaşlarla sohbet ederken bir hemşire yanıma yaklaştı, uyuşturucu bağımlılığıyla mücadele eden bir kurumda çalıştığını söyledi, artan iş yüklerinden örnekler verdi. Özellikle bonzainin kolay ulaşılabilir olması nedeniyle adeta kullanım patlaması yaşandığını anlattı.

Uyuşturucu kullanımının böylesine yaygın hale gelmesi, akla ortaçağın veba salgınlarını getiriyor. Yine 9 Eylül törenleri sonrasında İzmir Kent Konseyi’nden bir başka grupla konuyu konuşurken şaşırtıcı bir durumu daha paylaştılar.

İzmir’de polis kimi uzmanlarla da işbirliği yaparak uyuşturucunun zararlarının öğrencilere anlatılması için bir eğitim planlamış. Potansiyel hedef olan kimi okullara gidip bu salgınla ilgili bilgilendirme yapılmış.

Sonuç ne olmuş dersiniz?

O güne dek hiç uyuşturucu ile ilgisi olmayan öğrenciler, “acaba bu nedir, birdeneyelim” deyip bonzai ile tanışmışlar. Bu da gösteriyor ki, bilinçsiz bilgilendirme gerçek anlamda eğitim olmuyor. Yerine göre ters etki bile yapabiliyor. Özellikle okul çağındaki kuşağı sardığı anlaşılan bonzai ile mücadele giderek toplumsal bir sorun haline geliyor.

Hükümetin bu ve benzeri konulardaki icraatı iki ana temele oturuyor. Birincisi hemen bundan da ideolojik bir fayda üretip propagandaya girişiyor. Örneğin kamuoyunca tanınmış, dik duruşu ile bilinen kimi sanatçılara hemen “uyuşturucu kullanıyor” yaftası yapıştırıyorlar. Oysa bununla gerçekten mücadele edilecekse öncelikli yapılması gereken; kimlerin kullandığından çok bu ticaretin kimin elinde olduğunu, piyasayı kimin yönettiğini ortaya çıkarmaktır. İkincisi de sert bir yasakçılığa gitmek. Polisin iyi niyetli bir eğitim projesinden çıkan sonuçlar, yasağın tek başına çözüm olmadığını gösteriyor.

Uyuşturucu dünya tarihinde önemli bir kitle imha ya da devlet çökertme silahı olarak da kullanılmıştır. Bunun tarihteki önde gelen örneği, Çin’de 19. yüzyılda yaşanan afyon savaşlarıdır.

Batı, Çin’i klasik savaş yöntemleriyle yenemeyeceğini, sömürge haline getiremeyeceğini anlayınca, savaşçılığı ile tanınan Çinlileri etkisiz hale getirmenin yolunu buldu. Onları afyonla tanıştırdı. Afyon kullanmaya başlayan dinç, savaş sanatı ustası Çinli gençler sokak köşelerinde uyuşuk uyuşuk yatar oldu. Bunu fark eden Çin yönetimi, limanlardaki gizli afyon depolarına baskın düzenleyip afyon ticaretini bitirmeye çalıştı. Ancak biraz geç kalmıştı. Bu mücadelesi savaş getirdi ve yenildi. Sonuçta Batı’ya olağanüstü ayrıcalıklar tanımak zorunda kaldı.

Türkiye’deki güncel durum, başta bonzai olmak üzere uyuşturucunun ürkütücü bir hızla yayıldığını gösteriyor. Bununla mücadelede birinci yol, gençlerimizi anlamak, onların yaşam sevincini artıracak bir Türkiye yaratmak…

EĞER ÇEVRENİZDE BU TÜR UYUŞTURUCU SATAN KİŞİLERİ GÖRÜR YADA DUYARSANIZ, SADECE ŞÜPHE DAHİ OLSA LÜTFEN BİLDİRİNİZ. KİMLİĞİNİZ KESİNLİKLE GİZLİ TUTULACAK VE İHBARINIZ RESMİ KURUMLAR NEZDİNDE TİTİZLİKLE TAKİP EDİLEREK SONUÇLANDIRILACAKTIR. BU TÜR UYUŞTURUCULAR GENELLİKLE 18-28 YAŞ ARASI GENÇLİĞİN TAKILDIĞI CAFE, PUB, BAR TÜRÜ YERLERDE YADA İZBE, TERK EDİLMİŞ MEKANLARDA VE İŞLEK CADDELERİN KUYTU KÖŞELERİNDE SIKLIKLA KULLANIMA SUNULUYOR. EĞER BÖYLE BİR ALIM – SATIM İŞİNE ŞAHİT OLDUYSANIZ YADA DUYUMUNUZ VARSA MUTLAKA TAKİBİNİ YAPARIZ.

 

Ayrıca 4 adet TWITTER adresimiz bulunuyor. Yazışmalarımız hem blog’larda hem de aynı anda twitter ve facebook adreslerinde yayınlanarak takipçilerimize ulaştırılıyor.

 

2 adet facebook hesabımız, 1 adet facebook sayfamız, 2 adet facebook grubumuz bulunuyor. Yazışmalarımız aynı anda bu hesaplarda da yayınlanıyor.

 

Ayrıca takipçilerimizin ve ihbarcılarımızın bize 7/24 ulaşabileceği bir iletişim hattımız da bulunuyor. Tüm üyelerimiz SKYPE : Private.Post üzerinden bize ulaşabilirler.

Yine ayrıca www.linkedin.com portalına abone olanlar bizi bu platformdan da takip edebilir ve değerli yorumları ile paylaşımlara zenginlik katabilirler.

LİNKEDİN GRUBUMUZ için buraya tıklayın.

YOUTUBE kanalımız ise şu ana kadar 2,984,645 kere görüntülendi ve 2,859 aktif takipçimiz bulunuyor. (07.07.2017 İTİBARİYLE)

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU YOUTUBE KANALI için lütfen buraya tıklayın.

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU TUMBLR BLOGU için lütfen buraya tıklayın.

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU GOOGLE PLUS SAYFASI için lütfen buraya tıklayın.

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU, heryerde erişemeyeceğiniz gizli kalmış yada saklanmış bilgileri bir tıklama ile önünüze getiriyor, zaman bulamadığınız için araştıramadığınız yüzlerce konu hakkında sizin için araştırıp hizmetinize sunuyor. Hangi konularda araştırma yaptığımızı ve paylaştığımızı sitemizden ayrıntılı olarak görebilirsiniz.

DAĞITIM LİSTE’mize abone olursanız birbirinden ilginç konuları en kapsamlı hali ile anlık olarak ücretsiz takip edebilirsiniz. Ayrıca, şahit olduğunuz yada duyumunuz olan herhangi bir katalog suç konusunda bilgi sahibi iseniz

WHATSAPP İHBAR HATTI listemiz üzerinden anlık olarak bilgi verebilirsiniz. İstemeniz halinde kimliğiniz 3. Kişiler ve resmi kurumlar nezdinde kesinlikle gizli tutulacaktır. Yine ayrıca,

MK ULTRA & TELEGRAM teknolojisi mağduru iseniz yada bu konuda araştırma yapıyorsanız veya merak ettiğiniz bir konu ise MK ULTRA listemize üye olarak bu konu ile ilgili güncel haberleri, videoları, araştırmaları ve ÖZEL BÜRO’nun mağdurlar için sunduğu çözüm önerilerini bu listemizden anlık olarak takip edebilirsiniz.

ÖZEL BÜRO WHATSAPP DAĞITIM LİSTEMİZE KATILMAK İÇİN LİNK :

 

ÖZEL BÜRO WHATSAPP MK ULTRA LİSTEMİZE KATILMAK İÇİN LİNK :

 

ÖZEL BÜRO WHATSAPP İHBAR HATTI LİSTEMİZE KATILMAK İÇİN LİNK :

 

Bunun yanı sıra 4 ay arayla yurt dışına yaptığımız bilgilendirme çalışmaları yurt dışında kiraladığımız server üzerinden devam ediyor. En son 2017 Ağustos ayının ilk haftası 95,500 adrese ulaşmıştık.

Yurtdışındaki önemli Araştırmacılara, Gazetecilere, Akademisyenlere, Siyasetçilere, İstihbarat ve Güvenlik kurumlarına başta SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI, PKK gibi önemli konularda 6 yabancı dilde yaptığımız bilgilendirme projesi ülkemiz için son derece önemlidir. Bunun bilincinde olarak titizlikle devam ediyoruz.

Tabi bu faaliyetleri icra ederken çok sayıda yurtsever gencimiz bize gönüllü olarak destek veriyor. Tüm yurtsever gençlerimizi ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU çatısı altında toplanmaya davet ediyoruz.

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU’na Bilişim & İnternet alanında aktif destek verebilecek ve aşağıdaki şartları taşıyan tüm yurtsever gönüllü gençlerimiz aramıza katılabilir.

Şartlar

1. 16 yaş üstü,

2. Lise öğrencisi veya yukarısı,

3. En az 1 yıl destek vermeyi garanti edecek,

4. İyi derecede bilgisayar ve internet kullanmayı bilen,

5. Kendine ait şahsi bilgisayarı ve internet hattı olan,

4. Tercihen iyi derecede yazılım, web, network bilgisi ve tercihen akıllı telefon sahibi,

5. Yurtsever (Katılım için en çok önem verdiğimiz şarttır)

Detaylar için skype adresimiz Private.Post üzerinden iletişim kurabilirsiniz.

Değerli Yurtseverler,

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU olarak Mart 2016 tarihi itibariyle önemli konularda ki mesajlarımızı SMS yolu ile paylaşıyoruz.

ÖZEL BÜRO etkinlikleri, grup toplantıları, brifingler, Panel, Seminer ve Konferans duyuruları, milli konulardaki önemli aktivite ve toplantılar, grubumuz ile ilgili güncel bilgi ve notlar gibi hayati ve öncelikli konuları artık beklemeden anında öğrenebileceksiniz.

Ancak bunun için öncelikle ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU SMS VERİTABANI oluşturmamız gerekiyor. Bu nedenle grubumuzdan önemli konularda SMS yoluyla haberdar olmak istiyorsanız aşağıdaki linke tıklayın ve ilgili alanları eksiksiz olarak doldurun ve gönderin.

ÖNEMLİ NOT :

  1. MESAJINIZ bölümüne SMS VERİTABANI notunu özellikle yazarsanız talebinizi diğer gelen mesajlardan da ayırmış oluruz.
  2. İletişim bölümümüze Cep telefon numaranızı yazmayı lütfen unutmayın.
  3. SMS mesajlarımız haftada 2 adet olarak planlanmıştır.

SMS VERİTABANI İÇİN KAYIT ADRESİ : (Tıklayın)

Değerli Yurtseverler;

Kurulduğumuz tarihten bugüne kadar üyelerimizle on binlerce farklı paylaşım yaparak, sansürlenmemiş en doğru ve kapsamlı bilgileri sizlere aktarmaya gayret ettik. Tabi doğal olarak vazgeçmeyeceğimiz Kemalist çizgimizden ödün vermediğimizden dolayı zaman zaman AB-D güdümlü AKP, ABD güdümlü Fetullahçılar, HDP ve bilumum yandaş odaklar tarafından protesto edildik, çoğu zaman da şikayet edildik. Hatta bu şikayetler o kadar ileri gitti ki 7 adet bloğumuz, 1 adet facebook hesabımız ve 1 adet twitter hesabımız ABD ve Alman istihbaratı yönlendirmeli yerli resmi işbirlikçiler tarafından kapatıldı.

Atatürk’e hakaret eden twitter ve facebook hesaplarını takibe alıp sorumlularını savcılığa verdiğimiz de ve bunlar hakkında resmi kovuşturma işlemi başlatılınca bazı kesimler rahatsızlık duydu ve yine grubumuzu saçma sapan tehditlerle yıldırmaya çalıştılar ama hiçbir zaman NE İKTİDARIN DERİN DEVLETİ’NE – NE AB-D GÜDÜMLÜ RESMİ İŞBİRLİKÇİLERİNE – NE DE PKK itlerine boyun eğmedik ve eğmeyeceğiz.

Bundan sonra da sizleri KEMALİST ÇİZGİMİZDEN taviz vermeden sansürsüz net bilgilerle aydınlatmaya devam edeceğiz.

Hiçbir şeyden korkumuz olmadığını sanıyoruz şu ana kadar ki yayın politikamızdan ve paylaşımlarımızdan anlamışsınızdır.

Grubumuz Sözde Ermeni Soykırımı konusunda tüm dünya çapında bilgilendirme projesini yürütmeye devam ediyor. Dileyenler bu proje hakkında buradan (tıklayın) detaylı bilgi alabilirler. Bu kapsamda yapılan çalışmaların büyük bir kısmını kendi imkanlarıyla karşılıyor. Bir kısmı ise grup yöneticilerinin vefakarca verdikleri destekten sağlanıyor.

Eğer ARŞİV DVD’lerimizi ileride satın alacak üyelerimiz olursa şunu bilsinler ki, buradan gelen cüzi miktarda para SÖZDE SOYKIRIM konusunda yurt dışına yapılan e-posta bilgilendirme çalışması için harcanmaktadır. Bu çalışmayı yürütmek için yurt dışında bir server kiralanmış ve 2011, 2012, 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 yılında gönderilen yüz binlerce e-posta ve fax bu server üzerinden yapılmıştır. Buradan ve buradan detaylı bilgi alabilirsiniz.

Değerli Yurtseverler;

Bildiğiniz gibi kendi gruplarımızda ve diğer mail gruplarında bilimsel araştırmalara, tarihi gerçeklere yer veren yazılar ve makaleler yayınlamakta ve üyelerimizle bu araştırmaları paylaşmaktayız.

İstiyoruz ki üyelerimiz, fikirlerini açıkça sunan aktif katılımcılarımız ve ulusal bilincin daima aktif tutulmasına hizmet eden değerli arkadaşlarımız da gruplarımızda aktif olarak görev alsın ve ilettikleri fikirlerini bizimle de paylaşsın.

Kendimizi hatırlatmak gerekirse, ülkemizin ve dünyanın ortak sorunlarına çözüm adına katkıda bulunmaya çalışan, laik ve demokratik düzene yönelik her türlü ittifakı deşifre etmek amacıyla, teşekkül eden gruplar ve kullanılan teknolojiler hakkında web ve diğer ortamlarda araştırma yapan ve bu konuda yapılacak araştırmalara karınca kararınca temel ufuk düzeyi temin eden, üyeler ve diğer ilgililer ile paylaşan araştırmacı ve istihbaratçılarız.

Buradan hareketle sizin de bu misyonu bizlerle birlikte üstlenmenizi, böylece hali hazırdaki araştırmalarımıza fikirlerinizle destek vermenizi beklemek sanırım aynı yöne hamle yapan bizler için fazla bir istek olmayacaktır.

Bu anlamda davetimizi kabul ederek bizlere katılırsanız, ülke içi demokrasi çıtamızın artmasında sizin de büyük bir payınız olacaktır.

Gruplarımızda iletilerin içeriğine üslup dışında kesinlikle müdahale edilmemektedir. Dolayısıyla kurallara uymak şartıyla görüşlerinizi serbestçe aktarmanız konusunda grup olarak garanti veriyoruz.

İlgilendiğimiz, araştırdığımız ve paylaştığımız konular özetle şunlar;

  • Elektronik ve Dijital Güvenlik, Teknik Takip,
  • SIG-NET, SIG-INT, HUMINT, Agent Network, OSINT, IMINT, MASINT,
  • ECHELON & Carnivera & Promis & Dig-Int & KEYSMART, MicroWave, Enfopol,
  • EDG : Elektro Manyetik Dinleme, Tempest, TETRA, QEEG
  • Uzaktan Zihin Kontrolü, NöroPsikolojik Checkup ve Zihin Haritalama,
  • Targeted Individuals, Electro-Magnetic Surveillance, Telegram, MK ULTRA,
  • Tavistock Enstitüsü, CFR, BİLDERBERG,
  • Uydu haberleşme sistemleri, Project L.U.C.I.D., UKUSA,
  • Nüfuz Casusluğu, Sanayi ve Teknolojik Casusluk,
  • Dijital iletişim, GPS & GPRS sistemleri,
  • Elektro-Manyetik istihbarat ve iletişim sistemleri,
  • Gizli Askeri Teknolojiler, Askeri istihbarat teknolojisi, İnsansız Hava Araçları (İHA),
  • Psikolojik Savaş ve Teknolojisi, Uluslararası Gizli Topluluklar,
  • Derin Devlet ve Terminolojisi, Lokal ve Global Terörizm,
  • Anti-terör kontrol ekipmanları, Psikoloji ve istihbarat alanında kullanımı,
  • Lokal ve Global istihbarat servisleri, Küresel Güvenlik ve Strateji Kurumları, İlluminati,
  • Finansal suçlar ve kontrol mekanizmaları,
  • Temel istihbarat prensipleri ve terminolojisi,
  • Dijital sabotaj ve suikast ekipmanları,
  • Suçla mücadele teknikleri, Kontr-Espiyonaj techizatı,

Bildiğiniz gibi ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU olarak paylaşımlarımız 15 mail grubunda aynı anda yayınlanmaktadır. Şu anda mail grupları üzerinden ulaştığımız abone sayısı 141,111 kişidir.Bu gruplar şunlar;

GOOGLEGROUPS olarak,

TOPLAM 141,111

LİNK :

Bunun yanı sıra Türkiye içinden ve tüm dünyada takip edilen TURKISH FORUM portalında da yazılarımız yayınlanmaktadır.

Bu portalın kurucuları Amerika’da yaşayan Türklerdir, ama sadece Amerika’dan değil dünyanın her yerinden ve özellikle gurbetçi vatandaşlarımızın üye olduğu bir portal olma özelliğini taşıyor. Sadece yurt dışında değil Türkiye’den de çok sayıda takipçisi var. Bu portal o kadar büyük ki içerisinde 2 gazete ve 1 televizyon kanalı bulunuyor. İşte biz bu portal da her gün 8,000,000 (yazıyla 8 milyon) kişiye ulaşıyoruz.

ÖZEL BÜRO GRUBU tüm bu faaliyetlerinin yanı sıra Teknoloji ekibi ile tüm üyelere, Akıllı telefon, PC, Web, Sosyal Medya, Linux İşletim Sistemi gibi bilişim konularda çözümler iletmektedir. Güncel olarak bilişim, network, sosyal medya, bilim dünyası ile ilgili yazıları paylaşmaktadır. Ayrıca www.yasalprogram.com sitesinin katkısıyla çeşitli bilgisayar yazılımlarını hediye olarak üyelerinin hizmetine sunuyoruz. Ayrıca tüm üyelerimiz yazılım arşivimizden yararlanabilir.

Teknoloji yazılarını takip etmek isterseniz adresimiz :

 

Değerli Yurtseverler,

Grubumuzun icraatlerini aktarmaya devam edelim. Ama şunun da önemle altını çizelim.

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU’nun tüm faaliyetleri YASALDIR.

Biz, her zaman ve daima, yasaların bize tanımış olduğu bilgi edinme ve düşünceyi paylaşma ilkesine uygun olarak davrandık, tamamen yasalar çerçevesi içerisinde faaliyet gösterdik. Ki bugüne kadar çok sayıda düşmanımızın, bu arz etmiş olduğumuz faaliyetlerimizi durdurma, engelleme çabalarına karşı dimdik ayakta durduk. Bu da şu ana kadar kamu yararı gözettiğimizin en bariz göstergesidir. Bize inanan, el veren, destek olan tüm yurtseverlere şükran borçluyuz, hepsine ayrı ayrı teşekkür ederiz.

Şimdi de müsaadenizle, ÖZEL BÜRO GRUBU’nun istihbarat servislerinin FENOMEN TEKNOLOJİSİ olan MK ULTRA & TELEGRAM teknolojisi ile ilgili çalışmalarından özetle bahsedeyim. Detaylı bilgi edinmek isteyenler sitemizde bulunan TELEGRAM adlı menüyü inceleyebilirler.

Değerli Yurtseverler,

Bildiğiniz gibi 1991 yılından beridir MK ULTRA & TELEGRAM konularında açık kaynaklarda ve resmi belgelerde araştırma yapıyoruz. 2001 yılından bu yana da internetin yaygınlaşması ile internet gruplarımız üzerinden bu fenomen teknoloji hakkında kamuoyu ile bilgi paylaşıyoruz. Aynı zamanda bu teknolojinin mağduru olduğunu iddia edenlere de ücretsiz rehberlik ve danışmanlık hizmetleri veriyoruz. Telefonumuz tüm mağdur olduğunu iddia edenlere açıktır. Hiç kimseyi önyargı ile değerlendirmeden, hasta, şizofren gibi uygun düşmeyecek sıfatlarla yaftalamadan, son derece samimi olarak dinliyoruz ve elimizden geldiğince ve bilgimiz ölçüsünde önerilerimizi sunuyoruz. Tabi mağdur olduğunu iddia eden çok sayıda vatandaşımız olmasına rağmen gerçek manada bu fenomen teknolojinin mağduru olabilecek çok az sayıda potansiyel kişi bulunuyor. Yaptığımız gözlemlere göre. Başvuranların çoğunluğu ya geçmişte uyuşturucu madde kullanmış, ya ailesinde şizofren gibi bir hastalık bulunup gen yolu ile geçmiş, yada çeşitli nedenlerden travmatik deneyimler sonucu çeşitli nörolojik hastalıklara yakalanmış kişiler. Tam teşekküllü bir Psikiyatri hastanesinde tam bir kontrolden geçmiş yada kendi Psikiyatrist’i tarafından kontrol edilip bir bulgu saptanmayan çok az vatandaşımız da var başvurucuların arasında. Başvurduklarında öncelikli olarak tüm mağdur olduğunu iddia eden vatandaşlarımıza tam bir psikiyatrik kontrolden geçmesini salık veriyoruz. Çünkü psikiyatrik bozukluklarda kişinin algı ve mantık sistemi çöker, sağlıklı karar alamaz ve sağlıklı düşünemez, hareket edemez. Bu nedenle öncelikle bu adımı atmak mecburidir ve biz de taşıdığımız sorumluluk gereği bunu her başvurucuya şifahen söylüyoruz.

ÖZEL BÜRO GRUBU olarak doğru bilgi vermek ve doğru şekilde yönlendirmek önceliğimizdir. ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU yurtsever bir grup olarak tüm yabancı servislerin faaliyetleri hakkında açık ve resmi kaynaklarda araştırma yaparak bulgularını kamuoyu ve devlet kurumları ile paylaşmayı şiar edinmiştir. Bunu da dipnot olarak ekleyelim.

Devam edelim …

Bu adımlar atıldıktan sonra yani kişi ile ilgili psikiyatrik bir bulgu saptanmaz ise o zaman alternatif yollar aranabilir. Biz bu noktada mağdurlar için tüm dünyayı tarıyor ve en uygun çözümleri mağdurların hizmetine ücreti mukabilinde sunuyoruz. Şu an için bu bedelleri mağdurun kendisi karşılıyor ama ilk etapta amacımız tüm mağdurlara, işe yarar elektronik yada tekstil bazlı koruma ürünlerinin devlet tarafından bedelsiz verilmesini sağlamaktır. Bunu biz vermeyi çok isterdik ancak grup bütçemiz maalesef bu masrafları karşılamaya müsait değil. Çünkü bu faaliyetlerimiz yüzünden maalesef bizler de yalnız bırakıldık. Grup Basın Sözcümüz Erkut Ersoy, İstihbarat Uzmanı olarak devlete yıllarca hizmet etti ve TELEGRAM konusunu en iyi bilenlerden biridir. 2001-2008 arası yapmış olduğu çalışmalar o kadar ileri gitti ki ünlü ABD istihbarat teşkilatı CIA’yi oldukça kızdırdı. CIA yetkilileri de taşeronları Fetullahçı İstihbarat Polisleri, Fetullahçı Savcılar ve Fetullahçı Hakimler aracılığı ile Erkut beyi Ergenekon tiyatrosuna figüran yaptı ve lağım dolu 3,5 metrekarelik bir odada 3 yıl 1 hafta hücre hapsi yatırdı. Öncesinde 2001 yılında yine Fetullahçı Operasyon Ekibi tarafından kaçırılarak 3 gün boyunca işkence edildi. FETÖ ÖRGÜTÜ’nün ve CIA’nin gadrine uğramış ender istihbaratçılardandır.

Erkut bey cezaevinden 28 Ocak 2011 tarihinde çıktı, ancak bu tarihten itibaren CIA + FETÖ ÖRGÜTÜ ve onlara yardım eden AK PARTİLİ Emniyet + MİT İstihbarat ekibi tarafından göz hapsinde tutuluyor ve açığı aranıyor. Attığı her adım izleniyor ve aleyhinde kullanılabilecek bir delil için telefonları takip ediliyor. Ancak şu ana kadar Erkut beyin TELEGRAM konusunda ki faaliyetlerinde hiçbir yasadışılık olmadığı için komplocular çözüm olarak Erkut bey hakkında asılsız asparagas dedikodu malzemesi üretip etkisizleştirmeye ve motivasyonunu kırmaya çalışıyor. Bunu da bizzat devlet tarafından maaşa bağlanmış muhbirler aracılığı ile yapıyorlar. Erkut bey AK PARTİ MUHALİFİ olduğu için hakkında asılsız ithamlar yayarak onu kamuoyu nezdinde karanlık biri olarak lanse etmek doğal olarak işlerine geliyor. Elbette bunu yasal olarak yapamazlar, bunun için kendilerine bağlı muhbir ağı vasıtasıyla illegal olarak yapmayı tercih ediyorlar. Ama şunu unutmasınlar Erkut bey için bunlar vız gelir tırıs gider. Erkut bey tüm istihbarat yöntemlerini onlardan daha iyi bilir ve onların bildikleri kadar Erkut beyin unutmuşluğu vardır. Bu da böyle biline. Zamanı geldiğinde tüm ÖZEL BÜRO GRUBU DÜŞMANLARI ile yargı önünde hesaplaşacağız.

Bu konudaki detayları birazdan ayrıntılı olarak ileteceğim.

Devam edelim …

Devlet yetkilileri ise maalesef bu trajedi karşısında 3 maymunu oynuyor. Bu FENOMEN teknolojiyi ne kabul ediyor ne de red ediyor. Tamamamen suskunlar. Bu suskunluk nedeniyle de bir çok komplo teorisi ortalığa yayılıyor internet siteleri vasıtasıyla. Komplo teorileri ise zamanla gerçekler ile yer değiştiriyor. Zihninde ses duyan yada anormal bir takım değişiklikler yaşayanlar da bu komplo teorilerini okuduğunda Savcılıklara başvurarak “DEVLET, MİT YADA EMNİYET ZİHİN KONTROLÜ YAPIYOR” şikayetinde bulunuyor. Savcılıklar ise konuyu araştırmak yerine mağdurların başvurularını ciddiye almıyor. Ve tüm başvurular takipsizlikle sonuçlanıyor. Halbuki MİT yada EMNİYET İSTİHBARAT DAİRESİ’nden bir yetkili çıkıp bu teknolojinin kullanıldığını yada kullanılmadığını alenen beyan etse komplo teorilerini kimse okuyup etkisinde kalmaz. Ama devlet vatandaşını yalnız bırakıyor, sahip çıkmıyor, adam yerine koymuyor, bir açıklamayı bile fazla buluyor.

Böyle olunca da şizofren hastaları yada TELEGRAM MAĞDURU olduğunu iddia eden ve sıradan mesleklere sahip binlerce insan çareyi tıbbi tedavide bulmak yerine kendilerince çözüm yolları aramaya başlıyor. Bu da onların gerekli tıbbi tedaviyi almamasına ve durumlarının ağırlaşmasına neden oluyor. Biz de bu trajediyi anlattığımız ve mağdurlara sahip çıktığımız için TUKAKA ADAMLAR oluyoruz. Burada hesabı biz değil devlet verecek. Ya çıkacak adam gibi böyle bir teknoloji kullanılıyor mu ? Kullanılıyorsa hangi yasaya uygun ve hangi saik ve gerekçeler ile kullanılıyor bunu kamuoyuna beyan edecek yada ortalık “DEVLET BANA ZİHİN KONTROLÜ UYGULUYOR” diyen vatandaşlarla dolacak.

DEVLETİN BİRİNCİ GÖREVİ TÜM VATANDAŞLARININ BEDEN VE RUH SAĞLIĞINI KORUMAKTIR. EĞER ORTADA FENOMEN BİR TEKNOLOJİ VARSA VE BİNLERCE İNSAN BUNUN ETKİSİNDE KALMIŞSA YADA KALDIĞINI İDDİA EDİYORSA BUNU ARAŞTIRMAK VE GERÇEĞİN ORTAYA ÇIKMASINI SAĞLAMAK EMNİYET + GENELKURMAY + MİT YETKİLİLERİNİN BOYNUNUN BORCUDUR.

VATANDAŞINI ADAM YERİNE KOYUP BİR AÇIKLAMA BİLE YAPMAKTAN ACİZLERSE İSTİHBARAT İŞLERİNİ ÖZEL BÜRO’YA DEVRETSİNLER. ALLAHIN İZNİ İLE ONLARDAN DAHA İYİ YAPARIZ.

Değerli Yurtseverler,

Şu ana kadar sizlere ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU’nun tamamen yasal olan icraatleri hakkında karınca kararınca bilgi vermeye çalıştım.

Şimdi de ÖZEL BÜRO GRUBU’nu kim ne amaçla kurdu, Yönetimde kimler var ?, Meslekleri yada işleri nedir ? Biraz o konuda bilgi vereyim.

Değerli Yurtseverler,

Bu bilgilendirme metnini kaleme alan kişi benim. Adım Yusuf Özbek. 41 yaşındayım ve Güvenlik ve Terör Uzmanıyım. Özel bir strateji kurumunda da ayrıca danışmanlık yapıyorum. Yeditepe Üniversitesinde 4 yıllık Uluslararası İlişkiler eğitimi aldım. Yüksek Lisansımı aynı Üniversitenin Terörle Mücadele Mükemmeliyet Merkezinde tamamladım. Evliyim ve 9 yaşında bir oğlum var.

Grubumuzun çekirdek bir kadrosu var. En üst tepe yöneticisi, grubun aynı zamanda Basın Sözcüsü de olan İstihbarat Uzmanı Erkut Ersoy’dur. Grup ile ilgili tüm tasarruflar Erkut beyin sorumluluğundadır ve son karar mercii odur. Erkut bey hakkında birazdan ayrıntılı bilgi vereceğim için şimdi diğer çekirdek kadro hakkında kısa bilgi aktarayım.

Diğer yönetici arkadaşlarımız şunlar.

Grubun, Siber Ergenekon Tim Hacker Grubunun başı ve teknik & teknoloji işlerimizi yöneten Admin Savaş Kırçovalı’dır. Savaş bey başta PKK olmak üzere tüm terör örgütlerinin yurt içi ve dışındaki web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını takip ediyor ve yeri-zamanı geldiğinde hackleyerek tüm yazışmalarını üst yönetime sunuyor.

Grubun, Facebook ve Twitter gibi sosyal medya yayınlarından sorumlu olan kişi ise Murat Tekeli beydir. Murat bey aynı zamanda emekli subaydır.

Yusuf Özbek olarak benim görevim ise, Murat beyin sosyal medya yayınlarını koordine etmek, Savaş beye gerekli lojistik desteği vermek, PKK ve diğer terör örgütlerine karşı mücadele çalışmalarını organize etmek, Sözde Soykırım gibi milli meselelerde 3. Kişi ve kurumlarla koordinasyon sağlamak ve Erkut beyin olmadığı zamanlarda Erkut beyi asiste etmek ve Lider vekilliğini yürütmektir.

Grubumuzun kuruluş amacı hakkında yazımızın başlığında ayrıntılı bilgi verdiğim için ayrıca tekrar etmeyeceğim. Ama özetle kısaca şunu söyleyeyim.

ÖZEL BÜRO GRUBU, yabancı istihbarat servislerinin hedefinde olan en büyük yurtsever istihbarat ve güvenlik grubudur.

Erkut bey, bu grubu uzun yıllar başarı ile yönetti ve halen hiçbir menfaat gözetmeden ve beklenti içinde olmadan yönetmeye devam ediyor.

Geçmişte yapmış olduğu hizmetler ise çok az kişi tarafından biliniyor.

Malum gizli yapılan faaliyetler işin doğası gereği zordur. Çünkü hem başarmanız gerekir hem de aynı zamanda bunu gizlenerek yada kamufle olarak yapmanız gerekir. Hal böyle olunca terörle mücadele faaliyetlerini kamufle olarak yürütmek te ustalık ister. Erkut bey bunu yıllarca başarmış istihbarat uzmanlarından birisidir. Meşhur Ergenekon Operasyonu ile tutuklanana kadar öz annesi dahil ailesinden bir kişi bile Erkut beyin işinin İSTİHBARAT olduğunu bilmiyordu. Tüm ailesi onun geleceği parlak bir Bankacı olduğunu zannediyordu ki aslına bakarsanız bir yerde de doğru bir zan. Çünkü Erkut bey verilen gizli görevleri ifa edebilmek için kendisine verilen istihbari eğitimler sayesinde bir COVER STORY (Bir amaç için Planlanmış Hayat Hikayesi-Maskelenmiş Yaşam Hikayesi) planlamış ve uygulamıştı ve bu planlanmış hayat hikayesi içinde de yıllarca bir Bankacıymış gibi hareket etti. Ne gibi faaliyetler yaptı ? yada gizli görevleri neleri kapsıyordu ?, kime yada kimlere karşı yapıldı ?, yasal mıydı, yasa dışı mıydı ?, sınır içi mi yoksa sınır dışı mıydı ?, görevlerin içeriği, şekli şemali neydi ? tabi bunlar DEVLET SIRRI kapsamında korunuyor. BİLMESİ GEREKENLER PRENSİBİ içerisinde. Bunlar Erkut bey ile mezara gidecek. Ancak, bu terörle mücadele faaliyetleri elbette PKK’nın hamisi olan CIA’nin ve taşeron olarak kullandığı FETÖ ÖRGÜTÜ’nün bölgesel planlarına karşıydı ve durdurulması gerekiyordu. Öyle de oldu.

Ayrıca MK ULTRA & TELEGRAM konusundaki faaliyetleri ve Avrupa’daki PKK elebaşılarının yurt dışı operasyonlarla gizlice Türkiye’ye getirilmesi gibi teorisi olan ancak pratiğe geçirilmesi engellenen çalışmaları (Detayları Ergenekon Davasının delil klasörleri içerinde yer alıyor) bardağı taşıran son damlalar oldu ve Erkut beyin ipi de böylece çekildi. Önce 2001 Şubat ayında kaçırılarak 3 gün boyunca işkence edildi, yıllarca 7/24 kontrespiyonaj prosedürüne bağlı olarak hassas kontrole tabi tutuldu ve en sonunda öldürülmesi kararından vazgeçilerek bir çok Ergenekon sanığına uygulandığı gibi meşhur Ergenekon Davası kapsamında İTİBARSIZLAŞTIRMA OPERASYONU’na maruz kaldı. Hakkında hepsi asılsız bir çok haber yapıldı, dedikodular yayıldı, yapılan haberler önce FETÖ’nün yayın organlarında, daha sonra FETÖ’nün kontrolünde olan binlerce FETÖ sempatizanı hesap, örgüte ait haber siteleri ve diğer sosyal medya hesaplarında uzun süre yayınlandı. Erkut bey hepsine tekzip gönderdi hiç biri yayınlanmadı, tüm haberleri tek tek Basın Savcılığı’na şikayet etti ama o dönem AK PARTİ ve FETÖ ÖRGÜTÜ kanka durumunda idi, aralarından su sızmıyordu ve FETÖ ÖRGÜTÜ Yargı’daki gücünü koruyordu. Bu nedenle Yargı’dan da bir sonuç alamadı. Son olarak yaşadıklarını ve CIA+FETÖ ÖRGÜTÜ’nün bölgesel planlarını Basın’a anlatmaya karar verdi ancak Türkiye Gazetesi hariç diğerleri korktu, röportaj yapmaktan çekindi. Türkiye Gazetesi de beklendiği gibi Erkut beyin CIA ve FETÖ ÖRGÜTÜ hakkında anlattıklarını değil (Sözde) Ergenekon Örgütü hakkında anlattıklarını haberleştirdi. O da topu topu 5 paragraf. Aslında Erkut bey, Basının ilgi göstereceğini zannediyordu ama beklediği gibi olmadı.

Sonuç olarak, Erkut bey gibi nice İSİMSİZ DEĞERİMİZ bu vatan, bu bayrak uğruna nice fedakarlıklar yapıyor, hayatlarını, hayallerini gereğince yaşayamıyorlar. Hepsine minnet borçluyuz. Umarız bundan sonra hak ettikleri değer ve itibar verilir.

Şimdi de, Erkut beyin kendi kaleminden Erkut beyi aktaralım. Erkut bey, aşağıdaki yazıyı FETÖ ÖRGÜTÜ’nün rezervde bekleyen tetikçilerine dikkat çekmek amacıyla 3 ay önce kaleme aldı ve tüm resmi güvenlik ve istihbarat kurumları ile paylaştı. Bunu da dipnot olarak eklemiş olalım.

+++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++

Yazar : Erkut Ersoy

Şu anda en popüler konu sanıyorum Fetullah Gülen ve Paralel Devlet’tir. Hangi gazeteyi hangi dergiyi açarsanız açın karşınıza mutlaka iki cephenin birbirlerine yönelttiği salvo ateşini okuyorsunuz. AKP hükümeti Fetullahçıları PARALEL DEVLET olmakla, Fetullahçılar ise AKP’lileri Faşist ve Anti-Demokrat olmakla suçluyor. Gerçi artık ses çıkaracak Fetullahçı Medyada kalmadı. Kalanların yarısı içerde yarısı CIA’nin korumasında ABD’de ve Avrupa’da. Özellikle taraflardan, Emre Uslu, Önder Aytaç, Süleyman Özışık, Ergün Güler, Nazlı Ilıcak, Abdurrahim Dilipak, Adem Yavuz Arslan, Bekir Hazar, Cem Küçük ve daha bilumum yazarlar kendilerine servis edilen belgelere dayanarak cephenin sıcak ateşini attıkları çıralarla daha da korluyorlar. Fetullahçı Basın üstadları ise şimdi ABD’nin korumasında oldukları için daha da hoyratça sergiliyorlar marifetlerini.

Peki Fetullah Gülen Cemaati yıllardır kamuoyunca bilinmesine rağmen neden şimdi gündeme geldi diye sormazlar mı adama. AKPARTİ hükümeti bunun sebebini KANDIRILMALARINA bağlıyor. Kimine göre bahane, kimine göre takiyye, kimine göre ise samimi düşünceler. Gören de 7 yaşındaki çocuğa elma şekeri verip elindekini almaya çalışıyorlar sanır. Nasıl bir kandırılma ise bu, anlaşılır gibi değil.

Ben Ergenekon Operasyonu başlamadan önce de Fetullahçı Yapılanma hakkında gerek Emniyet ayağı gerek Yargı ağı gerekse diğer unsurları hakkında ilgili kurumlara bilgi verip uyarmıştım. Sadece ben de değil hemen hemen her Ergenekon Sanığı hançerini yırtarcasına bu örgütün CIA TAŞERONU olduğunu söyledi. Sadece söylemedi eldeki delilleri de sundu. Ama Ergenekon Mahkemesinin biri dışında tüm üyeleri de zaten bu örgüt adına yargılama yapıyor olunca hiç biri dikkate alınmadı doğal olarak. Şimdi çoğu içerde dört duvar arasında volta atıp, geyik muhabbeti yapıyor.

Ergenekon Operasyonunda tutuklanıp mahkemeye çıktığımda da ilk savunmamda bu konuya tekrar dikkat çektim. Hatta o zaman kimselerin bilmediği, FETULLAHÇILARIN hedefinde olan kişilere nasıl yasadışı teknik takip yapıldığını ve bu takip ile elde edilen bilgilerin nasıl şantaj haline getirildiğini, itibar suikastleri düzenlendiğini, FETÖ’nün çok sayıda uyuyan hücresinin Türkiye’de gündemi değiştirecek operasyonlar için STAND BY durumunda beklediğini taa o zamanlar 2008 yılında başlayan mahkeme kovuşturmalarında dile getirmiştim. Ama herhalde sakalım olmadığı için ciddiyetim konusunda ikna edemedim. Daha doğrusu kime ne anlatacaksın.

Tutuklayan POLİS FETÖ’cü, iddianame düzenleyen SAVCI FETÖ’cü,, yargılayan HAKİM FETÖ’cü olunca boşa kürek çekmiş olduk.

FETÖ ÖRGÜTÜ ile ilgili Ergenekon Mahkemesine de ayrıntılı olarak bilgi verdim. Dikkat edin ilk bilgi verdiğim tarih 05 Mayıs 2009.

ERGENEKON HÜKÜMLÜSÜ ERKUT ERSOY’UN 24.09.2010 TARİHLİ MAHKEME İFADESİ İNDİRME LİNKİ : https://yadi.sk/i/4mRavLe-34dkNk

Yani Ergenekon Mahkemesinin başlamasından 7 ay sonra. Daha o zamanlar bu itibar suikastleri ve yasadışı ortam dinlemeleri kamuoyu tarafından bilinmiyordu. Fetullahçı Paralel Devlet lafları ortada yoktu. Ama bakıyorum şimdi herkesin ağzına sakız olmuş, bir Fetullahçı Şebekedir, bir Paralel Devlettir, bir CIA’dir, bir KÜRESEL GÜÇ’tür gidiyor.

Baktım ki başvurduğum tüm resmi kurumlar bir boşvermişlik içinde ben de durumun ciddiyetini Basın Kurumları ile paylaşmaya karar verdim. Hükümet, FETÖ’nün çok sayıda uyuyan hücresinin (Operasyonlar için rezerv bekletilen tetikçiler) olduğunun yeni farkına vardı. Belki daha önceden birileri kulaklarına üflemiştir ama o zamanlar can ciğer kuzu sarması olduklarından muhterem hocaya bunu konduramadılar sanırım.

Bildiğiniz gibi 19.01.2007 tarihinde bir saldırı sonucu merhum Hrant Dink aramızdan ayrıldı. Bu konuda Mahkeme bazı kararlar verdi. Dava yeniden görülmeye başlandı. Bu kararlara katılırız yada katılmayız ama daha da önemlisi saldırıdan sonra geride çok önemli sorular bıraktı.

Örneğin, saldırıyı gerçekleştirenlerin arkasında örgüt var mı yada varsa hangi örgüt var gibi !

Hrant Dink davası ile ilgili aslında sorulacak çok soru var. Ama burada dikkat edilecek nokta Hrant Bey gibi tehdit edilen yada risk altında olan biri hakkında devletin neden gerekli önlemleri almak istemediği. Bence sorunun özü burada yatıyor. Devletin benzeri bir çok olayda maalesef otorite boşluğunu görüyoruz, bu boşlukta maalesef zaman zaman yabancı zaman zaman yerli aktörler tarafından dolduruluyor. Nüfuz oyunları, manipülasyonlar vesaire.

Ben bu konuda az evvel de söylediğim gibi durumun ciddiyetini anlatmak için basın kurumlarına aktarmaya karar verdim. Aşağıda, Türkiye Gazetesi ile ilgili yapmış olduğum röportaj dökümün bir bölümü bulunuyor. Röportajın yapıldığı tarih : 17 Ocak 2014. Dikkatinizi çekerim daha o zamanlar AKP hükümeti ile FETÖCÜLER arasında meydan muharebesi daha başlamamış. Hükümet o zamanlar FETÖCÜ avına çıkmamıştı. Örgüt o zamanlar hala büyük oranda gücünü koruyordu. Polis, Asker, Bürokrasi içinde pusuda bekliyorlardı. Ben buna rağmen her türlü riski göze alarak hatta 2001 yılında bu örgüt tarafından kaçırılıp 3 gün boyunca işkence görmeme rağmen durumu basına ilettim. Doğal olarak FETÖCÜLERİN medyasından tek bir kişi bile ilgilenmedi. Diğer medya grupları da doğal olarak örgütün hışmından korktular. Bir tek cesur TÜRKİYE GAZETESİ çıktı. Ama onlarda benim anlattığım 1 saatlik röportajı kuşa çevirip 4 satırda okuyucularına servis ettiler. Tabi 4 satır röportajı okuyanlar doğal olarak hiçbir şey anlamadı. Beni de olayın göbeğinde olan asıl fail değil de oradan geçerken olaya şahit olmuş gariban vatandaş modunda aktardılar. Durum böyle olunca röportaj vermenin de kıymeti harbiyesi kalmadı.

İsteyenler için röportajın linkini aşağıda veriyorum.

MUHSİN YAZICIOĞLU DAVASI /// Erkut Ersoy : Muhsin Yazıcıoğlu ve Hrant Dink aynı ölüm listesindeydi /// Linki tıklayın.

İLGİLİ HABERİN ORJİNALİ : http://www.turkiyegazetesi.com.tr/gundem/125030.aspx

Peki…

Röportajda aktarılmayanlar neydi diye soracak olursanız onu da kısaca aktarayım.

Daha önceki yazımdan hatırlayanlar bilirler, ben FETÖ ÖRGÜTÜ’nün ilgi alanına 2001 yılında girdim. Bu tarihlerde devlet için bazı istihbari faaliyetlerim vardı. Ne gibi faaliyetlerim olduğunu uzun uzadıya anlatmayacağım. İsteyenler Ergenekon İddianamesini ve delil klasörlerini inceleyebilirler.

İLGİLİ HABER LİNKİ AŞAĞIDADIR.

ÖZEL DOSYA : 17.05.2006 DANIŞTAY SALDIRISININ (ALPASLAN ARSLAN) FAİLİ FETÖ ÖRGÜTÜ’DÜR /// İŞTE DELİLLERİ /// Linki tıklayın.

Örgüt önce kibarca kendileri için çalışmayı teklif etti, red ettim. Daha sonra örgüt beni kaçırarak 3 gün boyunca işkence yaptı. Ama istedikleri cevabı vermekte direndiğim için uzatmadılar ve öldürmeden bıraktılar. Anlaşılan ölüm işlerine yaramıyordu. Bu süreçte sürekli 7/24 hassas kontrole tabi tutuldum. Ara sıra e-posta mesajı atıp beni bazı operasyonlarda kullanacaklarını, hazır beklememi, kabul etmez isem ve bunu herhangi bir yada birileri ile paylaşırsam beni ve ailemi yok edeceklerini söylediler. Aynı Danıştay saldırısında kullandıkları Alparslan Aslan gibi, yada Zirve Katliamını yapan Emre Günaydın gibi, yada Hrant Dink’i öldüren Ogün Samast yada Rus Büyükelçi Karlov’u öldüren Mevlüt Mert Altıntaş gibi. Örgütün tetikçi tarlasında hasatını bekleyen çok sayıda aday bulunuyor. Halen de durum böyledir.

Aileme bir şey yapacaklarını çok iyi bildiğim için sesimi çıkaramadım. Savcılığa da gidemedim. Sadece MİT İSTANBUL BÖLGE BAŞKANLIĞI’na 2 sayfalık bir not ile bilgi verdim ama önlem alınmadı. Bu örgüt boşa konuşmaz. Eğer tehdit ediyorsa gereğini yapar. Çünkü ellerinde her türlü imkan, lojistik destek, tetikçi, maske, para, yardım ve yaltakçı, uluslararası destek ne ararsanız vardır. Son derece ciddiye alınması gereken bir örgüt olduğunu kamuoyu yeni yeni kavrıyor. Ama ben o zamanlar bu örgütün bir ahtapotun kolları gibi her yanı sardığına emin oldum. İletebildiğim her yere iletmeye çalıştım.

Özellikle çok pahalı olan ÇOK GİZLİ UYDU HABERLEŞME SİSTEMLERİ’ne bile erişimlerinin olması bu örgütün CIA yada onunda üstünde bir ÜST AKIL / KÜRESEL GÜÇ tarafından taşeron olarak kullanıldığını anlamama yetti. Gücümün çok üzerinde savaşamayacağım bir yapı ile karşı karşıyaydım ve tek çarem dediklerini yapacakmış gibi hareket etmekti. Anladığım kadarı ile benim ile ilgili planları beni rezervde tutup bazı ses getirecek suikast eylemlerinde tetikçi olarak kullanmaktı ancak bu talimat uzun süre gelmedi. Son mesaj attıklarında bana bir liste gönderdiler ve içlerinden tanıdığım ve birebir görüştüğüm kişiler olup olmadığını sordular. Hiçbiri ile birebir görüşmem olmadığını cevaben gönderdim.

Bu yazışmalarımı ileride başıma bir şey gelirse diye hard diskimde silmeden muhafaza ediyordum ama ne hikmetse Ergenekon davasından tutuklandığım esnada kullandığım tüm hard diskler delil klasörüne resmi olarak kaydolduğu halde istihbari faaliyetlerimle ilgili tuttuğum tüm arşivim ve yazışmalarımın olduğu hard disk delil klasörüne kaydedilmedi. FETÖCÜ İSTİHBARAT DAİRE BAŞKANI Ramazan Akyürek ve ekibi tarafından alıkonuldu ve halen akibeti hakkında hiç kimsenin bir bilgisi bulunmuyor.

Bu listede Alevi, Sünni ve Yahudi din ve kanaat önderleri, bir takım AKP ve diğer partilerden siyasetçiler, bazı bürokratlar, Milletvekilleri, bazı Gazeteciler olmak üzere kalabalık bir listeydi. İçlerinde merhum Hrant Dink ve Muhsin Yazıcıoğlu’da vardı. Sayısını hatırlayamıyorum. Liste gelince beni bu liste içinden birilerine suikast düzenlettireceklerini anladım. Tek çarem ya yurt dışına çıkmaktı yada ikametimi başka bir ile almaktı. Yurt dışına çıkma imkanım o dönem için yoktu ben de Düzce’ye taşınarak kendimce bu sorundan kurtulmaya karar verdim. Ancak orada da hassas kontrol devam etti. Tahminlerime göre beni tetikçi olarak kullanmaktan vazgeçip başka bir amaç ile kullanmaya karar verdiler. Yada benim bilmediğim başka planları vardı. Bunu bu küresel gücün derin merkezi bir gün ifşa olursa umarım öğrenirim. Yada her zaman olduğu gibi tarihin tozlu raflarında beklemeye devam edecektir.

2008 yılının Ocak ayına kadar göz hapsi ve hassas kontrol devam ettirildi. Ancak sanıyorum benimle ilgili operasyonel planları ya birileri tarafından durduruldu yada yukarılarda bir yerlerde uygun bulunmadı (Nedendir bilemiyorum) beni de meşhur Ergenekon tiyatrosuna figüran yaptılar. Tutuklayıp pasifize etmeyi herhalde daha uygun görmüş olacaklar ki böyle bir tasarrufta bulundular. Belki onlar için robot bir tetikçi profiline çok uygun değildim, belki de bilmediğim başka bir sebebi vardır.

Ama tek bildiğim benimle beraber ülkenin onlarca aydını, askeri, polisi, gazetecisi, milletvekili, bürokratı bu tiyatroda benimle aynı akibeti paylaştılar. Ondan sonrası malum hikaye. Silivri Dinlenme Tesislerinde 3 yıl 1 haftalık hapis hayatı, ardından 11 sene 15 günlük mahkumiyet kararı süreci yaşadım. Allahtan hükümet ile örgüt menfaat çatışmasına girdiler ki biz de bu çatışmadan sıyrılıp hayatımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz. Ama bu menfaat çatışması ne kadar sürer bilemiyorum. Gün gelir savaşan taraflar tekrar barış çubuğu içerse belki bize yine Silivri yolları çıkabilir.

Değerli okuyucular, bunu neden anlatıp zamanınızı çaldım. Kısaca onu da izah edeyim.

Burada bahsedilen örgüt alnı secdeye değen mütedeyyin vatandaşlardan oluşmuyor. Bugün gelinen noktada tüm vatandaşlarımız bunu çok iyi anlamıştır umarım. Bu örgüt ABD ve AVRUPA istihbarat servisleri için maymuncuk yani anahtar görevi üstlenen bir casusluk şebekesidir. Ellerindeki teknik imkan ve kabiliyet bugün MİT’te dahi yoktur. Buna emin olabilirsiniz. Yeri geldiğinde örgüt, küresel güçleri, küresel güçlerde örgütü kullanıyor. Ancak küresel güçlerin Ortadoğu planlarında önemli bir yeri var. Bu nedenle bu planlar devam ettiği müddetçe bu işbirliği devam edecektir.

Bu nedenle tüm vatandaşlarımızın Sayın Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı MİLLİ SEFERBERLİĞE iştiraki son derece önemlidir. Bugün gerekli önlemler alınmaz ise küresel güçlerin elinde sömürge olmaktan öteye geçemeyiz. Kemalisti, AKP’lisi, CHP’lisi, MHP’lisi demeden bu ortak düşmana karşı birlik olmalıyız. Her ne kadar siyasi düşünceler farklı olsa da ülke menfaatleri için bunu düşmanı defedene kadar rafa kaldırmalıyız. KANDIRILMAYA İZİN VERMEDEN, DOLMUŞA VE TUZAKLARA DÜŞMEDEN, Ergenekon ve Balyoz gibi hatalar yapmadan akılcı politika ve stratejilerle hareket etmeliyiz. Çünkü bu ordunun silahlı kuvvetlerini ve dinamik gücünü felç ederseniz yarın para verseniz de kimse size paralı askerlik yapmaz.

Yazdıklarımı okuma zahmetine katlandığınız ve zaman ayırdığınız için teşekkür eder, saygılarımı sunarım.

Erkut Ersoy

İstihbarat Uzmanı

+++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++

Devam edelim ….

Şimdi de FETÖ ÖRGÜTÜ’nün Erkut beyi hedef aldığı bir psikolojik harp haberinden örnek vereyim. Böylece, Fetullahçıların neden Erkut beyi düşman bellediğini sanırım daha iyi anlayacaksınız.

Bir çoğunuz hatırlar. Daha 5-6 yıl öncesine kadar CIA’nin planlaması ve taşeronu FETÖ ÖRGÜTÜ’nün icraatiyle bir ERGENEKON öcüsü yaratıldı. Bu öcü kamuoyuna o kadar pompalandı ki normal vatandaşlar bile her işin altında ERGENEKON ÖRGÜTÜ aramaya başladılar. Artık “kızımı Ergenekon kaçırdı” diyen mi ararsın “Ergenekon arabama zehirli kene koydu” diyen mi ararsın her çeşit hurafe ortalıkta dolanır oldu. Bu ortamı psikolojik olarak hazırlayan FETÖ ÖRGÜTÜ MEDYASI’da bu sobaya odun üzerine odun atıp harladı.

Amaçları ERGENEKON sanıklarını yurtsever kişiler değil, tam tersine menfaat peşinde koşan, resmi devlet kimliklerini paravan olarak kullanıp iş adamlarına çöken, haraç alıp uyuşturucu ticareti yapan ve her kirli işin altından çıkan bir mafya örgütlenmesi olarak lanse etmekti. Ve bu planı da gayet güzel uyguladılar. Hayatları boyunca devlete özverili şekilde hizmet etmiş kahraman subaylarımız, şerefli, onurlu gazetecilerimiz, bir kuruş rüşvet almamış bürokratlarımız, siyasetçilerimiz, akademisyenlerimiz ve Ergenekon haricinde nezarethane görmemiş yüzlerce kahraman yurtseverin yanına onların adını bilinçli olarak kirletmek için Danıştay, Zirve, Rahip Santoro saldırılarını düzenleyenleri ve bilumum gayri meşru mafya babasını da kattılar ki böylece kamuoyunun operasyon için ikna edilmesinin yolu açıldı. İstihbarat jargonunda bunun adına “PSİKOLOJİK HARP OPERASYONU” deniyor. FETÖ ÖRGÜTÜ’de kendisine bağlı Polis, Savcı, Hakim ve Sözde Gizli Tanıklar ile bu planı çok güzel uyguladı. Medyada emirlerinde olunca bu psikolojik operasyonu kamuoyuna servis etmek çocuk oyuncağı oldu.

Bu süreç içinde hatırlayınız onlarca Ergenekon Sanığı hakkında FETÖ medyasında ve ona inanan (Daha sonra da kandırıldığını söyleyen AKP MEDYASI) havuz medyasında asılsız haberler çıktı. Her gün Polis ve İstihbarat birimlerine isimsiz ihbarlar yağdı. Erken kalkanlar GİZLİ TANIK oldular. Tam bir tiyatro sahnesi. Hepsi FETÖ’cü Polis ve İstihbaratçıların tasarrufu ile yapıldı.

Ergenekon Sanıklarının topyekün üzerine gidildi. İş adamlarına ödeyemecekleri vergi cezaları kesildi, Akademisyenlere görevden el çektirildi, İş güç sahibi olanların işlerine son verildi, haklarında el altından planlı dedikodular yayıldı, yıpratılmaları için her türlü psikolojik operasyon unsurları uygulandı. Sanıkların bu iddialara cevap vermeleri mümkün olmadığı için uygulanan karalama ve çamur atma operasyonu bir bakıma başarıya da ulaştı. Sanıklar hançerlerini yırtarcasına gerçekleri her duruşmada bağırdı, medyaya, siyasi partilere mektuplar gönderildi, haberler tekzip edildi ama ne FETÖ medyası ne de HAVUZ medyası bu itibarsızlaştırma operasyonundan geri adım atmadı. Çünkü arkalarında CIA’nin korumasında olan ve ABD’nin BOP-BİP projesi kapsamında kullandığı Fetullah hoca ve ajan şebekesi vardı.

Sonra, canciğer kuzu sarmaları olan FETÖCÜLER ile AK PARTİLİ’lerin arasına karakedi ve darbe girdi. Maske düştü kel göründü. Her ne kadar bazı siyasiler darbenin kontrollü olduğunu söyleseler de bu da gizli kalmayacak ve ergeç gerçekler gün yüzüne çıkacaktır.

İşte bir örnek olması açısından o dönem FETÖCÜ’lerin kontrolünde olan ve bilhassas CIA’nin planlaması ile yaptırılan bir Psikolojik Operasyon haberine dikkat çekiyoruz. Bu haber ile ABD’nin Ergenekon Operasyonuna direkt olarak müdahilliği sağlanacak ve bir taşla birden fazla kuş vurulacaktı.

Bu haber yayınlandıktan sonra Grup Sözcümüz Erkut beyin Kandıra F tipi Cezaevindeki koğuşu 40 Asker, 20 Gardiyan ile didik didik arandı ama değil terörist Erkan Kargın ile görüştüğü cep telefonu, çakı dahi bulunmadı.

Size bu haberi neden ilettik onu da kısaca anlatayım.

FETÖ ÖRGÜTÜ, psikolojik olmak üzere tüm ÖZEL HARP operasyonlarını uygulayabilecek kabiliyette olan bir örgüttür. Kendisine samimiyetle inanan büyük bir mütedeyyin vatandaşımız safiyane bir şekilde müridleri olmaya devam ediyor. Ama bu örgüt içinde görev alanların çoğu ABD istihbaratı tarafından özel olarak yetiştirilmiş profesyonel ajanlardır. Ve görevleri CIA’nin bölgedeki çıkarlarına uygun olarak, yeni dünya düzeni içinde Türkiye’nin ve diğer müslüman ülkelerin yönetimlerinin yeniden revize edilmesini sağlamaktır. Buna kimileri BOP kimileri ise BİP diyor.

Erkut bey ise üzerine atılan bu çamurun etkisinde elbette ki kalmadı. Şu anda ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU’nun yurtsever çalışmaları içerisinde Grup Sözcülüğü yaparak vatanına hizmet etmeye devam ediyor. Ömrü boyunca da edecek. İleride faaliyetleri yüzünden belki başka kumpasların da mağduru olabilir. Siyasi konjonktür buna müsait. Tabi ÖZEL BÜRO GRUBU’nun gönüllü yurtseverleri olarak bizler de aynı riski taşıyoruz. Ama risk olmadan, bedel olmadan, zarar görmeden gerçek yurtsever olunmuyor. Eğer bu yolda yürüyeceksek elbette ayağımıza değecek taşı da hesap edebilmeli, göğüsleyebilmeliyiz. Zoru başarırız, imkansız biraz zaman ister.

LİNK : Tıklayın

+++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++

Değerli Yurtseverler,

Ülke güvenliği ve huzuru her şeyden öncelikli ve önemlidir. Eminim bu tespitime hepiniz katılırsınız. Çünkü ülkede güven ve huzur ortamı yoksa ne ekonomi düzgün gider, ne de başka diğer konular.

Bu nedenle huzurun ve güvenliğin istikrarı için resmi güvenlik ve istihbarat kurumlarımızın faaliyetleri her zaman başarılı olmak zorundadır. Çünkü yapılan tek yanlış Şehitlerimizin, kayıplarımızın sayısının artmasına neden olur. Ama çevrenizde hiç dost ve müttefik bir ülke yoksa bunu başarmakta ancak kaliteli ve yüksek teknoloji ihtiva eden personel ve donanımınıza bağlıdır.

Kısaca ne kadar kaliteli polisiniz, istihbaratçınız, subayınız ve astsubayınız varsa, teknolojiniz ve donanımınız ne kadar üst düzeyse o oranda düşmanla mücadele edersiniz. Gelişmiş devletlerde Devlet Başkanları sabah kalktıklarında, kahvaltılarını ülkenin istihbarat yöneticileri ile yaparlar. İstihbarat bu kadar önemlidir modern devletler için.

İşte bizde bu önemin farkında olanlar olarak zaman zaman devletimize bu noktada tavsiyelerde bulunuyoruz ve bir takım projelerimizi sunuyoruz. Şimdi son sunduğumuz bilişim projesi hakkında kısaca bilgi verelim.

Değerli Yurtseverler,

Bildiğiniz gibi 19.01.2007 tarihinde bir saldırı sonucu merhum Hrant Dink aramızdan ayrıldı. Bu konuda geçtiğimiz aylarda Mahkeme bazı kararlar verdi. Bu kararlara katılırız yada katılmayız ama daha da önemlisi saldırıdan sonra geride çok önemli sorular bıraktı.

Örneğin, saldırıyı gerçekleştirenlerin arkasında örgüt var mı yada varsa hangi örgüt var gibi ! Şu anki delillere göre Fetöcü Emniyet ve Jandarma personelinin cinayete iştirak ettiği biliniyor. Bakalım yargılama sonucunda ne çıkacak ? HRANT DİNK DAVASI, Fetö Davası ile birleştirildi. Yargılama sürecinde bilinmeyenler de ortaya çıkabilir ve perde gerisi aydınlanabilir. Bekleyip, göreceğiz.

Hrant Dink davası ile ilgili aslında sorulacak çok soru var. Ama burada dikkat edilecek nokta Hrant Bey gibi tehdit edilen yada risk altında olan biri hakkında devletin neden gerekli önlemleri almak istemediği. Bizce sorunun özü burada yatıyor.

Devletin benzeri bir çok olayda maalesef otorite boşluğunu görüyoruz, bu boşlukta maalesef zaman zaman yabancı zaman zaman yerli aktörler tarafından dolduruluyor. Nüfuz oyunları, manipülasyonlar vesaire.

Bu yüzden devletin tüm birimlerinin öncelikle vatandaşını asli vatandaş olarak görecek bir sosyolojik eşiğe gelmesi için atılması gereken adımları hayata geçirmesi gerekiyor. Gerekli teknolojik ve lojistik alt yapısını buna göre tekrar revize etmesi lazım.

Örneğin, merhum Hrant Bey’in eğer olay öncesi yakın koruması sağlansaydı bugün ne TİB kayıtları sorun olacaktı ne de olay yerinden şu kadar kişi şunlarla konuşmuş gibi bir muamma ortaya çıkacaktı. Bunların bir kısmı aydınlandı ama yine de puzzle’da bulunmayan parçalar var.

Eğer tehdit almamış yada risk içinde olmamış bile olsa ve diyelim ki gerçekten şu anki gibi değil de bu suikasti işleyecekler gerçekten saklanmış olsalardı bile devlet eğer gerekli alt yapısını muntazam bir şekilde kurmuş olsaydı yine böyle bir elim durum olmayacaktı.

Yani kısaca şunu ifade etmek istiyoruz.

Devlet gerekli teknik altyapıyı zamanında oluşturamadığı için maalesef HRANT DİNK katledilmiştir. Kendisinin seveni olabilir, ya da olmayabilir ama bir insanın hayatını kaybetmesi hem de bir sürü F TİPİ İSTİHBARAT OYUNU ile ölümüne onay verilmesi kabul edilecek bir şey değildir.

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU olarak benzeri elim olayların yaşanmaması için uzman teknik arkadaşlarımızın özverili çalışmaları ile bir bilişim projesi tasarladık ve resmi kurumlarımıza arz ettik.

Projemiz ilgili kurum yetkililerince değerlendirilmektedir.

Projemizin ismi Hassas Bölgeler için Şüpheli Faaliyet & Şüpheli Kişi Erken Uyarı Aktivasyonu.

(Basit manada çizim şemasını aşağıda görebilirsiniz)

Eğer Hrant Beye yapılacak suikast gerçek manada saklanmış ve sadece emri veren ile uygulayan tetikçilerin bilgisi dahilinde olsaydı bile yukarıda bahsettiğimiz proje ile bunu önceden tespit ederek gerekli önlemleri alabilirdiniz.

Çünkü projemiz özellikle metropollerde (İstanbul, Ankara vs) belirlenen hassas bölgelerdeki tüm mobil iletişimi hakkında “anlık olarak” ilgili birimlere “görüşme trafiği” ve “geolocation” hakkında bilgilendirme yapıyor.

Sistem basit anlamda şöyle işliyor.

Önce Valilik, Kaymakamlık, Askeri Garnizon, Polis Karakolları ve birimleri, Devlet Daireleri, Korunma durumunda olan VIP kişiler gibi önemli lokasyondaki bölgelerde bulunan baz istasyonlarına bir yazılım ve donanım ilavesiyle istihbarat kurumlarının envanterinde bulunan tüm şüpheli kişilere ait mobil imei numaraları stoklanıyor. Belirli bir merkezden de kontrol edilebilinir. Bu sistemde korunması gerekli olan istihbari, askeri, devlet konuk evi, Bakanlık, Başkanlık gibi üst düzey Devlet binaları, VIP konaklama yeri, yada her neresi isteniyorsa o binalara özel tahsis edilmiş özel baz istasyonlarına da bu imei numaraları stoklanabilir.

Eğer bu envanterin içinde bulunan herhangi bir şüpheli kişi bu bölgeye gelirse sistem ilgili birime otomatik olarak raporlama yapıyor ve kişi sahada bulunan resmi kişilerce takibe alınıyor yada enterne ediliyor. Basit manada böyle ifade edebiliriz.

Eğer bahsettiğimiz sistem veya benzeri, MİT veya başka bir birim tarafından kullanılıyor olsaydı maalesef bu elim olay meydana gelmeyecekti.

Umarız projemiz yetkililerce değerlendirildikten sonra kullanıma sokulursa devletin istihbari anlamda büyük bir boşluğu kapatılmış olacaktır diyebiliriz. Ama şunu da unutmamalıyız, dünyanın en gelişmiş istihbarat teknolojilerine de sahip olsanız dikkatli bakan bir çift göz ve onu analiz edecek uzman bir beyinden mahrumsanız tam anlamı ile güvenlik sağlayamazsınız. İstihbaratın kalbi insandır. İnsana dayalı istihbaratınız iyi değilse istihbarat ağınız çökmüş demektir.

Bu yüzden devlet büyüklerimize önerimiz, teknolojik istihbarata verdikleri önem kadar sahada görev yapan ajanlara da önem verilmelidir.

Son olarak,

Tüm Şehitlerimizi minnet ve saygı ile anıyor, Türk İstihbaratçıları olarak vatan savunmasında azmimiz ve görev aşkımız ile görev başında olduğumuzu bir kez daha dosta düşmana ilan ediyoruz.

ÖZEL BÜRO ekibi olarak sesleniyoruz:

Zarar görmemesi gereken milli değerimiz, fethedilmemesi gereken belki de son kalemiz, “dilimiz” için mücadele vereceğiz.

“KOMÜNIST” diyecekler.

Bizimle aynı dili konuşan, aynı kültürü yaşatan, aynı kaderi paylaşan kardeşlerimize el uzatacağız.

“FAŞIST” diyecekler.

Milletimizin şerefli tarihini öğreneceğiz, öğreteceğiz, sürdüreceğiz.

“ŞOVENIST” diyecekler.

Her türlü bağnazlığın, karanlığın, inanç sömürüsünün karşısında dikileceğiz.

“DIN DÜŞMANI” diyecekler.

Diğer uluslar ile ilişkilerimizde dilimizi, kültürümüzü özetle bizi biz yapan bütün öz değerlerimizi korumak isteyeceğiz.

“GERI KAFALI” diyecekler.

Ulusumuzu tehdit eden, iç ve dış kaynaklı bütün tehlikeleri sezeceğiz, açık edeceğiz, önlemek isteyeceğiz.

“PARANOYAK” diyecekler.

BİLİYORUZ !!!

Bütün bu önyargılarla, karşı karşıya kalmayı göze alıyoruz ve VATANIMIZI SEVMEYE DEVAM EDIYORUZ!

BİLİYORUZ !!!

Yine de söyleyeceğiz.

Susmadan, bıkmadan, yılmadan, umutsuzluğa kapılmadan SÖYLEYECEĞIZ.

Sadece söylemeyeceğiz. Sözümüzü inanarak, yaşayarak, çalışarak göstereceğiz.

O bize öğretti ki:

“Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır!” (M. K. ATATÜRK)

Varlığımız, Türk varlığına, armağan olsun.

Grubumuzun faaliyetlerini anlatmaya devam edeceğiz, bizi izlemeye devam edin.

Yusuf Özbek

ÖZEL BÜRO GRUBU YÖNETİCİSİ

07.07.2017

Ankara

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here