Ana sayfa Yazarlar Ömer Sağlam CAMİLER ALLAH’IN EVİ MİDİR?

CAMİLER ALLAH’IN EVİ MİDİR?

PAYLAŞ

Camilerde siyaset ve ticaret gibi şeylerin yapıldığını çok duymuştuk ama camide içki içildiğini ilk kez İstanbul’daki Gezi Eylemleri sırasında, fuhuş yapıldığını ise ilk kez Konyalı İmam’la duyduk geçenlerde…
Bizim millet camilere hep “Allah’ın evi” olarak bakagelmiştir.
Camilere bu gözle bakan Müslümalara sormak isterim:
Madem camiler Allah’ın evidir; şu halde Allah evine barkına neden sahip çıkmıyor/çıkamıyor?!
Yoksa Allah’ın gücü buna yetmiyor mu?!
Bakın iddiaya göre imam O’nun gözlerinin önünde, üstelik de O’nun evinde neler yapmış?!
Gezi eylemcileri de öyle!
Tövbe tövbe; neler konuşuyoruz böyle.

Demek ki neymiş; camilere “Allah’ın evi” demek, tamamıyla din uydurucularının, din sömürgenlerinin ve amaçlarını camiler üzerinden gerçekleştirmek isteyen din simsarlarının uydurduğu bir safsatadan ve yalandan ibaretmiş!
Zira Allah, zamandan ve mekândan münezzehtir, O’na zaman ve mekan izafe edilemez.
Camilere “Allah’ın evi” demek, Allah’ın gücüne ve kudretine sınır çizmek demektir.
Kur’an’da camiler için “Allah’ın evi” tabiri değil, “Allah’ın mescitleri” tabiri geçer.
O da “Allah’a secde edilen yerler” anlamına gelir.

Din uydurucuları; Bakara Suresi’nin 125. ayetinde Kâbe için kullanılan “evimi temiz tutsunlar” tabirinden hareketle, önce camileri Kâbe’nin birer şubesi tayin etmişler, arkasından buraları da “Allah’ın evi” ilan edivermişlerdir.
Kamunun ihtiyaçları için, mesela yol yapımı için, camileri yıkanları ise “Allah’ın evini yıktılar” şeklinde yaftalamışlardır tarih boyunca.
Bu yaftalamadan Türkiye’de en büyük nasibi alan da maalesef CHP olmuştur!
Oysa Türkiye’de en çok cami yıkan iktidar Demokrat Parti iktidarı olmuştur!
Çünkü İstanbul’daki Vatan ve Millet caddeleri DP iktidarı tarafından açılmıştır ve bu çalışmalar sırasında içlerinde tarihi niteleği de olan pek çok cami yıkılmıştır.
Peki bunda herhangi bir beis var mıdır?
Bize göre yoktur!
Çünkü kamunun vazgeçilmez ortak ihtiyaç konu olunca ve başka çare de yoksa, camiler hem yıkılabilir, hem de asıl amacı dışında başka hizmetlere tahsis edilebilirler.

Öte yandan; madem camiler Kâbe’nin birer şubesi ve dolayısıyla “Allah’ın evi”dir; şu halde neden hac için Kâbe’ye gidilmektedir?
Herkes kendi şehrindeki, kendi köyündeki Allah’ın evinde pek ala haccını edâ edebilir değil mi?
Oysa hayır; camiler Allah’ın evi değildirler, sadece O’na secde edilen yerlerdir.
Üstelik Allah’ın “evim” dediği yer olan Kâbe’nin içinde namaz da kılınmaz!
Namaz, Kâbe’yi çevreleyen Mescid-i Haram’ın kapalı ve açık mekânlanında kılınmaktadır.
Cahiliye dönemi Arapları da muhtemelen Kâbe’ye “Allah’ın evi” diyorlardı.
Onun için de Kâbe’nin içi Allah’ı sembolize eden veya O’na ulaşmada araç olarak kabul edilen putlarla doldurulmuştu.
Rivayete göre; o dönemde Kâbe’nin içinde, içlerinde Lat, Uzza, Menat ve Hübel gibi isimler taşıyan yüzlerce put vardı.
Mekke’yi fethettikten sonra Hz. Peygamber’in ilk yaptığı iş, o putları devirip, Kâbe’nin içinden temizlemek olmuştur.
Yani bir anlamda Mekkeli müşriklerin tanrılarını evlerinden dışarı atmak olmuştur!
Dolayısıyla; camilere “Allah’ın evi” demenin, cahiliye dönemi Arap inançlarıyla da bir ilgisinin olduğunu düşünüyorum ben.

Duvarı kerpiç veya biriket, çatısı kiremit veya saç, minaresi varil olan gecekondu vari bir yapıya nasıl olur da “Allah’ın evi” dersin sen ey Müslüman!
Sen Allah’ına bunu mu layık görüyorsun?
Ya da şehrindeki parkın, meydanın, yeşil alanların “hâşâ” “Allah’a ev yapıyoruz” diyerek, kimi muhterisler tarafından işgal edilmesine nasıl rıza gösteriyorsun?
Evet, camiler İslam dininin yaşanması için lüzumlu müesseselerdir, gereklidir, ancak ve ancak ihtiyacı karşılayacak kadar.
Fazlası, gösterişlisi , şatafatlısı dinimize göre israftır, israf ise haramdır…

19 MAYIS ATATÜRK’Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

PAYLAŞ

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here