Ana sayfa Yazarlar Tünay Süer 20 Temmuz da ne oldu?

20 Temmuz da ne oldu?

PAYLAŞ

Hani derler ya körün istediği bir göz, Allah verdi iki göz…

İşte öyle oldu aynen.

15 Temmuz darbe kalkışmasından saatler sonra sabaha karşı Erdoğan Atatürk Hava Limanına salimen inmişti.

Solgun görünüyordu.

O bizlerin cumhurbaşkanı olmayı kabul etmese ülkemizi temsil eden seçimle gelen bir cumhurbaşkanıydı.

Hepimiz, parti gözetmeksizin bir olmuş, ona bir şey olmadığına, kalkışmanın bastırıldığına sevinmiştik.

Yaptığı konuşmada  iki önemli cümle çıkmıştı ağzından. Bugün bildiğiniz gibi öğleden sonra bir hareketlilik ne yazık ki silahlı kuvvetlerimizin içinde mevcuttu” 

Bu hareket, Allah’ın bize büyük bir lütfudur” demişti.

O an itibariyle heyecandan belki hiç birimiz ne demek istediğini anlamamıştık.

Sonraları videoları izleyince belki o da korkmuştu ( ki bu normaldi) dil sürçmesi diye düşündük.

Aradan 4 gün geçti OHAL ilan edildi.

Oysa şahsen ben ve benim gibi düşünenler onlarca şehit vermeye başladığımız Güneydoğu bölgemiz için defalarca bunu istemiştik.

***

Bu kalkışma hakkında çok şeyler yazıldı.

Yinelemeye gerek yok.

OHAL’e uygun ve uygun olmayan bir dizi Kanun Hükmünde Kararnameler çıkarıldı bu güne dek.

Tutuklamalar, gözaltılar başladı.

Binlerce insan tutuklandı.

Subaylar, akademisyenler, memurlar, öğrenciler, askerler.

Askeri okullar kapatıldı ve askerde emir komuta kaldırıldı bakanlığa bağlandı.

Bazıları suçsuz bulunarak günler, aylar sonra salındılar.

Pensilvania’da yaşayan hain yüzünden Türkiye’nin çivisi çıktı adeta.

***

Bahçeli partisini bitirdi.

Bu bilinçle başkanlık sistemini ortaya atıverdi.

Dünden beri sinir içinde meclisi izliyorum.

Birer dakika söz hakkı veriliyor.

Vah muhalefetim benim vah!

Onlar konuşmasa da olur tabi, önemli olan muhalefeti konuşturmamak.

Bunu da başardılar.

***

CHP önceki lideri Baykal ders niteliğinde tarihi bir konuşma yaptı ama anlayana tabi.

AKP ve MHP’liler de dinlediler.

Ne yazık ki anlamadılar veya öylesine bilenmişler ki oylama sırasında bildiklerini okudular.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ konuşmasında Atatürk ve İnönü zamanlarını örnek gösterdi.

Çarpıtarak karşılaştırdı.

O büyük önder halkın özgürlüğünü istemişti.

Bozdağ konuşmasında,

Milletten kaçırılan, saklanan hiçbir şey yoktur. Bizim dediğimiz şey, ‘Bu Anayasa değişikliklerini milletten kaçırmak değil, milletin önüne götürmektir.‘ Millet kararını versin, onun kararına hep birlikte saygı duyalım” .dedi.

Oysa ufacık bir protestoya bile tahammülleri yok.

Meclisin dışında başkanlık sistemini yasal hak olarak protesto etmek isteyen  kitleye polisin acımasızca gazlı, sulu müdahale etmesini bilmiyormuş gibi…

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) anayasa değişikliğine ilişkin oylamalar iç tüzük gereği ‘gizli’ yapılmak zorundaydı.

Dün akşam yapılan oylama bir rezaletti.

Gizli oy kullanmayan Sağlık Bakanı Recep Akdağ, “Suç işliyorsun” diyen CHP’lilere, “Hadi lan. Seni ne ilgilendirir, sana mı sorucam lan!”diye bağırdığını duyduk.

Bakan olmuş adamın terbiyesini anlamış olduk böylece.

Milletten kaçırılan, kapalı kapılar ardında yapılan Türkiye’yi tek adamın emrine verecek anayasa değişikliğini kamudan sır gibi saklıyorlar.
Meclis TV de yayın neden yapmıyorlar acaba?

Göstere göstere oy atanlara gelince, AKP içinde 89 Fetullahçının olduğu biliniyor.

Kendilerini Erdoğan’a karşı sendeniz, seni destekliyoruz veya ben FETÖ cü değilim deme çabalarındaydılar.

İşte bu zavallı kafalar belki dedelerinin ruhlarını taşıyorlar onlarda vicdan ve özgürlük tutkusu olamaz.

Biat kültürü ile dünyaya gelmişler aynen devam ediyorlar.

                                                                  ***

CHP Milletvekilleri bu antidemokratik, tek adam sultanlığının geçeceği yasalara direniyorlar ama geç kaldılar.

Okuması kıt halkımıza olacakları mutlaka anlatmalıdırlar.

Erkler ayrılığının olmadığı hiçbir toplumda ne özgürlük ne de anayasa olamaz.

Ankara valiliği bir ay sokakları yasakladı.

Yarın bu tüm Türkiye’de olursa işleri çok zor.

İnanıyorum ki cumhuriyeti kuran parti bu zorlukları aşacaktır.

Türkiye’yi daha zor günler beklemektedir.

Her şeye rağmen umutlarımızı yitirmemeliyiz..

Halkın önünde hiçbir güç olamaz.

Not: Düşünüyorum.

Kılıçdaroğlunun dediği gibi esas darbe 20 Temmuz da mı oldu acaba?

Tünay Süer

11.01.2017

PAYLAŞ