Ana sayfa Yazarlar Hüseyin Mümtaz

AKINCI’YA AYAR

RR

AKINCI’YA AYAR

HÜSEYİN MÜMTAZ

 

Seçilmesinin üzerinden 24 saat geçmeden Akıncı’ya “ayar” verildi.

İçeriği, tonu, dozu ve üslûbun ölçüsü mutlaka tartışılacaktır ama Akıncı eminiz bu abdestle tam beş yıl namaz kılacaktır.

Keşke Eroğlu-Sinirlioğlu örneğinde olduğu gibi nezaket ziyareti/kutlama görüntüsü altında kapalı kapılar arkasında yapılsaydı bu uyarı.

Hatırlayın daha önce de Denktaş’a “Git memleketinde konuş”, İrsen Küçük’e basının önünde “Kaç para maaşın var?” denmişti.

Gerçi daha seçilmeden mangalda kül bırakmayıp, desteksiz sallayan, Maraş-Beşparmaklardan bayrağı kaldırmak-Annan Planı ilh… gibi “özgün projeleri” olan Akıncı için mutlaka erken bir “düzeltme tanzimi” gerekliydi ama bu “toplumun tümünü kapsayan” toptancı tarz, fevkalade “yaralayıcı” olmuştur.

Her fırsattan istifade “veren el” üslubunda tekrarlanan “Biz size para veriyoruz” yaklaşımının zaten rahatsızlık yaratmakta olduğunu, ama bu defa Akıncı karşıtlarının bile tepkisini çektiğini düşünüyorum..

Suriyeli Araplara, Libyalılara, Afrikalılara, uzak doğuya bavul dolusu gönderilen dolarları bu kadar sık muhataplarının yüzlerine vuruyor muyuz?

1571’den beri zaten itip/kaktığımız Kıbrıs Türklerini onlarla bir mi tutuyoruz?

Gerçi ilk ziyaretlerde mutlaka diplomatik yollardan sırt sıvazlanıp bir ölçüde gönül alınacaktır ama vazo bir kere kırılmıştır, Akıncı beş sene her söyleyeceği sözde, atacağı her adımda bu “şok”un etkisini hissedecektir.

Hani, aslında hiç de fena olmaz..

Daha ortada fol yok yumurta yokken Anastasiadis’le “sosyal içerikli yemek buluşması”, Anastasiadis’in “dini içerikli-mayınlı-KOP’lu-Türkçe bilen memur” ağırlıklı oltasından hiç mi işkillenmediniz?

KOP, Eroğlu’na kaybettiren üç-beş en önemli konudan biri değil miydi?

Ama bu arada bulanık suda balık avlamak isteyen fırsat tüccarlarının söylediklerini hiçbir şekilde önemsememek, pireye kızıp yorganı yakmamak lâzım.

Nasıl Şener Elçil Kıbrıs’ın Burhan Kuzu’su ise, Burhan Kuzu da Türkiye’nin Şener Elçil’idir.

Kem söz sahibine aittir, kişiler gelip geçicidir ama Kıbrıs Türkü ve Türkiye her zaman vardır ve var olacaktır..

“Çocuk” 60 yaşına bile gelse “ana”sının “yavru”su değil midir? 28 Nisan 2015

 

57’İNCİ ALAY HER YERDE

HEPİMİZ 57’İNCİ ALAYIN NEFERİYİZ

 

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here