Kim Kimi YarattI?
Esber Köprücü

Ínsan, yaradIlIsIndan beri, her devirde degisik inançlara baglanmIstIr. Ínançta mantIk olmaz ve aranmaz da. ÍnanIs, bir ihtiyaçtan dogmustur. ÍnanIsta, bir sIgInma, korunma arzusu vardIr.

Ílk insanIn korunmaga çok ihtiyacI vardIr. Bilmedigi sey çoktur. Çözemedigi muammalar girdabIna kapIlmIs, ne yapacagInI bilememenin saskInlIgI içindedir. Üstün tabiat hadiselerini ve tabiat kuvvetinin sIrlarInI bilemez. Bunlardaki, üstün kudrete bir sahsiyet verir. Bunlara isim takar, bunlarla konusur, dertlesir ve bunlardan medet umar, bunlara ümit baglar. ArtIk, günü bunlarsIz geçemez olur.

Bunlar, onun TanrI’sI, Mabud’u olur. Bu tanrIlarI, yaptIklarI islere göre isimlendirir. BazI tanrIlar, disi veya erkek olur. BazIlarI evlenir, bazIlarI yalnIz yasar. BazIlarI yararlI, bazIlarI korkunç olurlar.

Ínsanlar binlerce sene bu gibi seylere inanarak yasamIslardIr. Tarihte büyük sahifeler açan medeniyetler, bu inanIslarla asIrlarca devam etmistir. Eski MIsIr, eski Yunan ve Roma devlet ve medeniyetleri ve buralarda yetisen meshur filozoflar, bu inanIslarla yetismis ve yasamIslardIr. Bu yasanan devre, çoktanrIlI (polytheism) diyoruz. ÇoktanrIlIlIga inanmayIp, kendi dinleri ile yasayan ilk kavim Yahudilerdir. Yahudiler, tek Allah’a (monotheism) inanIrlar. Bir Allah vardIr, diger varlIklar O’nun yarattIklarIdIr. Yahudiler, dinlerini, Hz. Íbrahim (Abraham) ile baslatIrlar. KitaplI dindir. Bu kitaba Tevrat denir. Izleyen çaglarda birçok peygamberler gelir, geçer.

Bunlar arasInda, Hz. Ísa ortaya çIkar. HIristiyanlIgIn kurucusudur. HIristIyanlIk, tek TanrIlI, kitaplI bir din olup, bu kitaba Íncil denir.

Hz. Ísa’dan sonra, Hz. Muhammed Íslamiyeti yayar. Hz. Muhammed’in öncülügünü yaptIgI dinin kitabIna Kur’an denir. Íslamiyet, kainatIn yaradIlIsI ile baslar. Ílk Peygamber, Hz. Adem, son Peygamber, Hz. Muhammed dir. BakIldIgInda, üç ayrI din gibi görünen, Yahudilik, HIristiyanlIk ve MüslümanlIk, aslInda Tek Allah'lI, kitaplI ve Peygamberli, "bir" dindir. Bu din, zaman içinde bölünmüstür. Dinin hükümleri zamanla ve ait oldugu Peygamberlere göre degismistir. Allah, tek ve dinin her bölümünde aynIdIr.

Üç kitabIn hikaye kIsImlarI aynIdIr. VakIalar aynIdIr. Bir kaynaktan geldigi sezilir. Ahkam (Hükümler), MezopotomyalI Kral Hammurabi’nin kanunlarIna çok benzer. Peki, neden bu dinler, tek Allah’a, tek kitaba inanIr, Allah’In gönderdigi Peygamberlere inanIrlar da, halen, bu din mensuplarI, birbirleri ile öldüresiye çatIsIr, birbirlerine asla saygIlI olamazlar? Bu sualin cevabInI nasIl ve nerede aramalI ? Ínsanlarda din anlayIsI çok çesitlidir. AynI dinden olan kimselerin din anlayIsI, çogu zaman birbirinden farklIdIr. Dinlerdeki bir çok mezhepler, tarikatlar bunun neticesidir.

Din hakkInda, Hz. Muhammed’in çok güzel bir Hadis-i Serif'i vardIr: "Kisinin dini, aklIdIr, aklI olmayanIn dini yoktur." Dini en güzel tarif eden bu sözler, ne kadar manalIdIr. Ciltlerle kitap yazIlsa, bu kadar güzel ifade edilemez.

Ínsan aklIna ve sahsiyetine sonsuz bir kudret tanIyan Hz. Muhammed, aklIn üstünlügünü kabul etmistir. AkIlsIzca inanIslara ve mantIk dIsI batIl itikatlara asla taviz vermemistir.

Dinler, asIrlar içinde bir çok büyük degisikliklere ugramIslardIr. Her dinde bu degisiklikler görülür. Bu degisiklikler, adeta, dinleri gayelerinden saptIrarak, bir "alet" haline getirmistir. M.Ö. IV. asIrda yasayan Yunan filozofu Kritias, "din, halkI TanrI cezalarI ile korkutarak, hükümdara daha çok itaat eden bir köle haline getirmek için icat edilmistir", der...

Demek ki, dinler, her çagda, her toplulukta, bir veya bir kaç kisinin çIkarlarI için kullanIlan bir "vasIta" olmus oluyor. Bu gün yasadIgImIz dünyada, bu sekil, asla degismeyerek devam etmektedir. Korkunç bir sey, degil mi ? Dil ile ikrar, kalp ile tasdik ederek, samimiyetle inandIgInIz din, yörüngesinden saptIrIlIp, baskalarInIn çIkarlarIna kullanIlIyor.

Dinin meydana çIkIsInda ve gayesinde, insanI sömürmek yoktur. Bir takIm türer, avcIya yardIm eden köpekler gibi, masum insanlarIn vicdanlarInI sömürerek, halkI, hükümdara köle yapmak isterler. Hz. Muhammed’in Hadis-i Serif'ini bilmeyen kimseler, akIllarIna danIsmayI düsünemezler. Keske, her cami minberinin üstüne, altIn harflerle o hadisi yazsalar. Ama yazdIrmazlar ki!?

Dinlerde iki anlayIs vardIr.
VAHDANÍYET -MONOTEÍSM: Bir Allah vardIr. Digerleri O'nun yarattIklarIdIr. Eski Íbrani anlayIsIdIr.
VAHDET-Í VÜCUT -PANTEÍSM: Bütün yaratIklar, Allah’tan bir parçadIr. Vahdet-i Vücut, Tasavvufun esasInI teskil eder.

Íslamiyetin çIkIsIndan hemen sonra, mezhepler ayrIlmIstIr. Daha sonra da tarikatlar meydana çIkmIstIr. HIristiyanlIkta ise, Íznik Konsülü’nde, Ortodoks ve Katolik ayrIlIgI meydana gelmistir. Bu ayrIlIgI doguran sebeplerden bir tanesi, iki tarafIn, meleklerin disi mi erkek mi oldugunda anlasamamalarIdIr. XV. AsIrda, Martin Luther, Katoliklige karsI çIkmIs, Protestan mezhebini kurmustur. Görülüyor ki, dinler meydana geldikten sonra, insanlarIn düsünce ve anlayIslarIna göre, yön ve sekil degistirmislerdir. Böylece, dinler "ulviyetini, ilahi kudretini" kaybediyor. Daha çok "insanlasIyor". Din, insan yapIsI haline dönüsüyor. Her dinde ve her toplulukta insanlar dini bir vasIta olarak, kendi arzularI istikametinde kullanIp, menfaat elde ediyorlar. Bilhassa, siyasi düsünce ve hareketler, din yolu ile gayeye varmaga çalIsIyor . Din adamlarI, bu duruma hiç karsI çIkmadIklarI gibi, bu hareketlere kendileri de katIlIyorlar. Allah namIna, Allah'In yarattIgI, Esref-i Mahluk denilen "insanI" öldürüyor veya öldürtüyorlar... Bu durumlarI yasadIktan sonra, bir an düsünün. Dinler gayelerine varmIs mIdIr? Dinlerin ortaya çIkIsI, insanlarIn yararIna mI, yoksa zararIna mI olmustur? Din ve mezhep kavgalarI, milletleri birbirleri ile savasa sürüklemistir.

Hocalar, imamlar ve papazlar ile Papalar bu savaslara liderlik etmisler, birbirlerine kIlIç sallamIslar ve halen de sallamaktadIrlar. Bütün bunlara ragmen, "inanç" ruhun gIdasI ve insanIn "terbiye"sidir. Samimi sekildeki inançlar, insan karakterini olgunlastIrIp, içindeki kötü düsünceleri dizginler. Ínsan tiyneti ve menfaati dolayIsIyla, inançlar baska yöne çevrilmistir. Din’i yolundan saptIrmak, dinin gayesine aykIrI degil midir? Din adamlarI bunu nasIl yapIyorlar? Veya, yapIlmasIna nasIl müsaade ediyorlar? Cevap yukarIda zaten verilmisti. YapIlan, bir kimsenin veya bir grubun menfaatleri için din yolu ile halkI sindirmek ve sömürmektir.

Íslam dinini ele alalim. Tarihin en yeni dinlerinden biri. Her tarihi safhasi gayet iyi bilinen bir din. Hz. Muhammed’in vefatIndan sonra, Íslamiyetin basIna lider seçmek, seçimle oluyor. Hayret edilecek bir demokrasi örnegi. Ne yazIk ki bu usül, dört Halifeden (Hulafa-i Rasidin) sonra, Muaviye zamanInda degisiyor, ve halifelik babadan ogula (Veledes) geçmeye baslIyor. Tabii, burada, hak degil, kuvvet uygulanIyor. Diger dinlere bakIldIGInda, Íslam dininin ne kadar yumusak, mantIklI ve müsamahalI (tolerans) bir din oldugu anlasIlIr. YakIn zamandaki haberlerin birinde, bir tarikat seyhi konusarak "Íslam dini, müsamaha etmeyen, kan döken bir dindir", diyor. Bu ne istir? Bunu söyleyen, uluorta bir kimse degil. Íslamiyette, kendi anlayIsInda bir tarikat (yol) seçip, bu tarikatIn liderligini yapan kimse böyle konusuyor. Çok sükür ki, biz senin "yol"unda degiliz ve olmayacagIz da, seyh efendi.(!)

Íslam dini, her ahkamInda, kolaylIk, müsamaha, hosgörü gösteren, af edici bir dindir. Íslamiyet, nefse, diger insanlara eziyet etmeyen, Allah'In yarattIgI, Esref-i mahluk denilen insanI öldürmemeyi emreden bir dindir. Din liderligi yapan, yukarIdaki gibi seyh, hoca, imam ve mollalar, dinin özünü saptIrIp, halkI baskI altIna alIrlar. Bilmem ki, bu adamlara ne ihtiyaç var ? Zaten, Íslamiyet’te, ruhbaniyet yoktur. Bu adamlar lüzumsuz kimselerdir.

ÍnsanlarIn, "din" ile ilgilenmelerinden beri, Allah, cennet ve cehennem mevzularInda hiç bir ilmi ispat yapIlamamIstIr. Simdi, bir araya gelip kendimize su suali soralIm: Dünyada hiç bir insan olmasaydI, Allah var mIydI ? Bu sualin cevabInI verdigimiz zaman, kimin kimi yarattIgI meydana çIkacaktIr.

Esber Köprücü