Türkcede YabancI Sözcükler ve Bunlara KarsI Seçenekler
Meral Demirtas

Giris:

ÍTÜ'yü geçen ziyaretim esnasInda Mustafa Ínan KitaplIgI'na ugramIstIm. Yeni açIlan süreli yayInlar bölümündeki dergilere bakarken, çesitli yayInlarIn birarada sergilendigi bir kösede gözüme Türkçe üzerine bir dergi ilisti. TÖMER tarafIndan Subat 1994'te yayImlanan "Dil Dergisi Dogan Aksan özel sayIsI" idi bu. Dogan Aksan'In çesitli çalIsmalarIndan örneklerin sunuldugu bu dergideki bazI yazIlarI okuma olanagI buldum. YapIlan arastIrmalarda agIrlIk daha çok Arapça ve FarsçanIn Türkçeyi ne yönde etkiledigine verilmis. Son yIllarda bunlarIn yerini alan Íngilizceye hemen hemen hiç yer verilmemis olmasI ayrIca dikkat çeken bir unsur. Belki bundaki en önemli etken, çesitli arastIrmalarIn yapIldIgI yIllarda (1940-77 dönemleri) Íngilizcenin bugünkü kadar yurdumuzda kullanIlmIyor olmasI.

YazInIn diger bölümlerinde çesitli altbaslIklarda Türkçe üzerine yapIlan arastIrmalarI, elde edilen bazI sonuçlar ve yorumlarI sunmaya gayret edecegim.

1. Türkçedeki YabancI Sözcükler Üzerine Notlar:

Geçtigimiz son iki yüzyIlda, yazI dilimizde Türkçenin anlatIm gücünden, gerektigince yararlanIlmamIstIr. AydIn kesim yeni sözcükler türetmek bir yana varolan Türkçe sözcükleri dahi kullanmayarak, Arapça ve Farsça sözcüklere yönelmistir. Bu tür tutumlarIn bir sonucu olarak, Türkçe, sözcük varlIgI pek gelistirilmeyen ve soyut kavramlar yönünden eksikleri olan bir dil durumuna düsmüstür. Halbuki, Türk yazI dili daha Köktürkçe ve özellikle Uygur yazI dili evresinde, soyut kavramlar yönünden zengin bir dil niteligi tasIyordu. [Bu konudaki açIklamalar için yazInIn sonunda sunulan eke bakInIz.] Türkçe karsIlIklarI oldugu halde kullanIlan yabancI sözcüklere sadece birkaç örnek vermek istersek, asagIdakileri sunabiliriz.

Türkçe

Yazuk
Yanut
YagI
Us
Gerçek
Nicelik
Nitelik
GidiS-Dönüs

YabancI Kökenli Sözcük

Günah (Farsça)
Cevap (Arapça)
Düsman (Farsça)
AkIl (Arapça)
Hakikat (Arapça)
Keyfiyet (Arapça)
Kemiyet (Arapça)
Azimet-Avdet (Arapça)

2. Sözcük Üretimi ve AnlatImI Güçlendirmede YararlanIlabilecek Kaynaklar:

Türkçede, yabancI sözcüklere bagImlI kalInmaksIzIn yeni sözcükler bulunabilir. Örnegin, halk dilindeki sözcük hazinesinden ve Türkçenin ekler alarak yeni sözcükler türetebilme özelliginden etkin olarak yararlanIlabilir. AyrIca, anlatImI güçlendirmek için deyimlere, atasözlerine ve çesitli söz sanatlarIna da basvurulabilinir. (Bunlarla ilgili olarak PETEK'in eski sayIsInda bazI açIklama ve örnekler sunulmus oldugundan bu yazIda kIsaca deginilecektir.)

2.1 Halk Dilindeki Sözcük Hazinesinden Yararlanma:

Anadolu'daki duruma bir göz atIlacak olunursa, dilin bütün olanaklarIndan yararlanarak, türetme; birlestirme; ekleri degisik görevlerle kullanma yoluyla zenginlestirildigi ve renklendirildigi görülecektir. Bu alanda yapIlan arastIrmalar sonucunda Derleme Sözlügü, Söz Derleme Dergisi ve Tarama Sözlükleri olusturulmustur. AsagIda bunlardan bazI örnekler sunulmaktadIr:

YabancI Kökenli Sözcük Halk Dili KarsIlIgI
Difteri KuspalazI/Kuskuyrugu (Seyhan)
Varis Odunbozan (Erzincan)
Zatülcenep Batak (Adana)
Vurgun (Íçel)
Zatürree Dombalak (Adana)
Romatizma Yel (Denizli)
Kuruyel (Erzurum)
Yanma (Konya ve Ankara)
Kolera Kirli paçavra (Erzurum)
Ötürük (Malatya)
Anahtar (Rumca) AçkI, Açkaç, Açacak,Açar
Ayna (Farsça) Seçence, bakacak, bakanak, gözgeç, gözgör
Saat (Arapça) Dönge (BalIkesir, Tokat)
Güngen (Mugla)
Talip/Müsteri AlImcIl/AlImcIl Olmak (Amasya, Çorum, Denizli, Maras, Konya, Íçel ve Mugla)
Havuç (Farsça) Yerebatan (Bilecik ve Sivas)
Yeregeçen (Isparta ve Afyon)
KarnIbahar (Arapça) Akbas (Ízmir ve AydIn)
Poyraz (Yunanca) Gökyel (Sivas)
Kibrit (Arapça) Çalacak/ÇalgI (Urfa, Gaziantep)
Yakar (Malatya)
Yanar (Kütahya, AydIn)
Yanarca (Konya, Denizli, Burdur)
Sürtme (BalIkesir, Çanakkale, Tekirdag)

BunlarIn dIsInda, bir de ayni ifadenin baska yerlerde baska anlamlara karsI geldigi de saptanmIstIr. Örnegin, "agIz bagI" Çorum'da "rüsvet" sözcügüne karsIlIk kullanIlIrken; aynI ifadenin (agIz bagI) Urfa'da kIzI vermege yanasmayan, zorluk çIkaran yakInlara erkegin verdigi hediyeyi tanImladIgI, Mus dolaylarInda ise dügün gecesi gelini konusturmak için güveyin verdigi hediye anlamIna geldigi gözlemlenmistir.

2.2 Türkçenin Ekler Alarak Sözcük Üretebilme Özelliginden Yararlanma:

Dilin somut ve soyut birçok kavramI karsIlayacak genis anlatIm olanaklarI vardIr ki, bunlarIn bir bölümü Türkçenin baglantIlI bir dil olusunun genel sonucudur. Bir köke, çesitli görevler tasIyan eklerin kolaylIkla baglanabilmesi ve kaynasarak yeni anlamlar yüklenebilmesi, Türkçenin gücünü göstermektedir. Örnegin; "gez-" kökünün türevi olarak; yazI dilinde "gezi, gezici, gezinti, gezgin, gezginci" gibi sözcükler kullanIlIrken; halk dilinde: "gezek, gezekçi, gezelek, gezeleme, gezelge, gezen, gezgen, gezenek, gezenti, gezer, gezergi, gezgin, gezgüç, gezik, geçim" gibi sözcüklere yer verilmektedir. Dogal olarak, bu konuda daha birçok örnek gösterilebilir.

2.3 Deyimlerden ve Söz SanatlarIndan Yararlanma:

Deyimlerimiz de dilin anlatIm gücüne katkIda bulunmaktadIr. Sözgelimi, bir tek "kulak" sözcügünden türetilen "kulagIna küpe olmak", "kulagI delik", "kulak asmamak", "kulak kesilmek", "kulak misafiri olmak", "kulagIna küpe olmak", "kulagIna kar suyu kaçmak", "kulagInI bükmek", "kulak tIkamak" gibi pek çok deyim ortaya çIkmIstIr.

Söz sanatlarI anlatIma güç veren yollardan bir digeridir. "SomutlastIrma" adI verilen, dilde çok anlamlIlIga yol açan egilimin Türkçede güzel örnekleri bulunmaktadIr. Ínce ayrIntI olarak görülebilecek soyut kavramlar, somutlarIndan yararlanIlarak güçlü bir biçimde anlatIlabilmektedir. BazI örnekler:

AgzIna bir parmak bal çalmak; saman altIndan su yürütmek; kasIgIyla verip, sapIyla göz çIkarmak; pismis asa su katmak; tereciye tere satmak; kel basa simsir tarak; kas yapayIm derken göz çIkarmak; kIzIm sana söylüyorum, gelinim sen anla.

3. YabancI Kökenli Sözcüklere Türkçe KarsIlIklar ve Gelen Tepkiler:

Dogal olarak, her zaman, her yerde, yeniye tepki olmaktadIr ki bu ilk zamanlarda kaçInIlmaz bir durum. Özellikle dil olayInda bu tepkiler daha fazla görülmekte. Bu konuyla ilgili olarak Dogan Aksan kendi anIlarInI söyle anlatmakta:

"1940-42 yIllarIndayIz. "Olay" adInda bir dergi çIkmaya baslIyor. "Hadise" anlamInda böyle bir sözcük tanInmIyor daha dilimizde; Türk Dil Kurumu'nun 1935'te çIkan "Cep KIlavuzu"nda aynI anlamda "olaç" önerilmis, tutunmamIstIr. Bu derginin adInIn çok elestirildigini anImsIyorum. TIpkI, "elestirmek" eylemini ilk kez duydugum fakülte ögrenimim sIrasInda, "elemek" kökünden türetildigi için, gözümde hep bu imgeyi canlandIrdIgIm için benim karsI çIkIsIm gibi. Yine aynI yIllarda, ay adlarI degistiriliyor. "tesrin-i evvel" yerine "ekim", "tesrin-i sani" yerine "kasIm", "kanun-I evvel" için "aralIk"; "kanun-I sani" için "ocak" öneriliyor. O yIllarda bu karsIlIklarIn epeyi yadIrgandIgInI, o günlerde yasamIs olanlar anImsayacaklardIr. Hatta söyle bir fIkra da çIkartIlmIstI: Avukat yargIca "AralIkta verdigim yazIyI ocaga atmIssInIz!" demis, yargIç da telaslanarak "HayIr, ben hiçbir yazIyI ocaga atmam" yanItInI vermis."

Tum bunlara ragmen yabancI sözcüklere Türkçe karsIlIklar bulunmus ve yaygIn olarak kullanIlmaya baslanmIstIr. Eskilerine yer verildiginde, artIk yadIrganmaktadIr. Ancak, degisen zamanla birlikte bu sözcükler de bir baska yabancI dille, genellikle Íngilizceyle, mücadele içine girmistir.

Sonuç:

Bu yazIda, Türkçenin, Arapça ve FarsçanIn etkisiyle ne duruma geldigi örneklerde özetlenirken, Türkçenin sözcük hazinesinin güçlendirilmesi ve anlatImI güçlendirmek için yararlanIlabilecek kaynaklar önerildi.

"Tarih tekrardan ibarettir" deyisinin çarpIcI bir örnegi olarak Türkçenin bugünlerde Íngilizce sözcüklerin istilasIna ugramasI gösterilebilir. HIzla gelisen ve degisen teknolojinin etkisiyle, yabancI sözcüklerin dile karIsmasI ve yayIlmasI geçmise göre daha hIzlI olmaktadIr. AyrIca, okullarda ögretim dili olarak Íngilizceye agIrlIk verilmeye baslanmasInIn da bunda ayrI bir payI var. Durum böyle olunca Türkçeye kendine özgü yeni sözcükler degil, yabancI dilden yamama sözcükler kazandIrIlmaya devam edilecektir. Gelisen ve degisen çagI yakIndan takip etme ve çesitli olanaklardan yararlanma açIsIndan, uluslararasI dilleri ögrenmeye ve kullanmaya çaba göstermek ne kadar olumluysa, bu ugurda anadili feda etmek de o denli sakIncalI ve gereksizdir.

Íster istemez insanIn aklIna türlü sorular geliyor. Sözgelimi, "acaba bizim anadilimizde 'merhaba, selam, tesekkür, pardon vs.' için sözcükler yok muydu? Biz böylesi duygulardan habersiz bir ulus muyduk? Yoksa, bizim kendi sözcüklerimiz vardI da yabancI sözcükleri onlara mI yegledik?" Bu sorularIn kesin yanItInI bilmiyorum. Ancak, yabancI dilden Türkçeye yamanmIs bu sözcüklerin de zamanla Íngilizce karsItlarIyla yer degistirmekte olduguna bazen tanIk oluyorum. Bizden sonraki nesiller için geriye Türkçeden ne kalacak acaba?!

EK: Köktürkçeden Bugüne Türkçede YabancI Sözcük KullanImlarI Üzerine Notlar

Türk yazI dilinin en eski dilleri arasInda kabul edilen, Köktürkçede ödünç sözcüklerin sayIsInIn az oldugu bazI uzmanlarca belirtilmektedir. Örnegin, "Kültigin ve Tonyukuk" yazItlarInIn sözvarlIgInda yabancI sözcüklerin oranInIn %1'in altInda oldugu ileri sürülmektedir.

Çesitli kültürlerle sIkI iliskilerin oldugu döneme ait olan Uygur Türkçesindeki yabancI sozcüklerin sayIsInIn bu nedenle Köktürkçeden daha fazla olacagI düsünülebilir. Ancak, yapIlan sayImlara gore -dini konularIn islendigi kIsImlar dIsInda- bu oranIn oldukça düsük oldugu gözlenmistir. Bu oran, kimi yerlerde % 2-5 arasInda iken, bazI yörelerde %12'ye kadar çIkmaktaymIs.

KarahanlI Türkçesinin ünlü yapItI olan "Kutadgu Bilig"de ödünç sözcüklerin ortalama oranI % 1.9 iken, bazI yerlerde bu % 1'den bile azmIs. XIII-XIV dönemi eski Anadolu Türkçesine bakIldIgInda, bu oran Sultan Velet'in "Íbtinamesi"nde % 13, Yunus Emre'nin "DivanI"nda % 13, AsIk Pasa'nIn "Garibnamesi"nde % 20 ve Ahmet Fakih'in "Çarhnamesi"nde % 28 civarIndaymIs.

Dede Korkut KitabI'nda ise dinsel konularIn islendigi kIsImlarda yabancI sözcük oranInIn % 17, diger kIsImlarda ise % 5.5 civarInda oldugu saptanmIstIr.

Divan edebiyatInIn ünlü temsilcilerinden Baki'nin % 65, Nefi'nin % 60, Nabi'nin % 54 ve Nedim'in de % 41 oranInda yabancI sözcüklere yer verdigi gözlenmistir.

Tanzimat dönemine göz atIldIgInda ise; NamIk Kemal'in % 62, Semsettin Sami'nin % 64, ahmet Mithat'In % 57 ve Ziya Gökalp'in % 55 oranInda yabancI sözcükleri kullandIgI saptanmIstIr.

Dr. Kamile Ímer, 1973 yIlInda yapmIs oldugu bir arastIrmada; dil devriminin baslangIcInda gazetelerde yer alan yabancI sözcüklerin oranIn % 60 dolayInda oldugunu, bunun 1965'te % 43'e ve arastIrmanIn yapIldIgI yIlda da % 25'e kadar düstügünü saptamIstIr.

Dogan Aksan da 1977 yIlInda Cumhuriyet ve Tercüman gazeteleri üzerinde benzeri bir arastIrma yapmIstIr. Buna göre Cumhuriyet gazetesi % 25 oranInda yabancI kökenli sözcüge yer verirken, bu oranIn Tercüman gazetesinde % 35 civarInda oldugu tespit edilmistir.

Kaynak: Dil Dergisi, Dogan Aksan Özel SayIsI, TÖMER, Ankara, Subat1994

Meral Demirtas
Meteoroloji '90