Nasrettin Hoca Uzerine BazI Derlemeler


GiriS:

PETEK'in Mart 1996'dan itibaren her sayIsInda Nasrettin Hoca'ya yer veren yazIlarIna bir OlCude katkIda bulunmak istedim. DeGerli dostumuz Tuncer Oren'in Ozel SayI iCin faydalanabilecegimi dUSUnerek bana gOndermiS olduGu ErdoGan TokmakCIoGlu'nun "BUtUn YOnleriyle Nasrettin Hoca" adlI eserinden birtakIm derlemeler yaptIm. Bu ana kaynaGa dayanan yazIm baSlIca Uc kIsImdan oluSmaktadIr.

1. Hoca'nIn HayatI Uzerine Notlar,

2. FIkralarIndan Secmeler,

3. Hoca'nIn eserlerinde gecen deyimler, atasOzleri ve telmihler.

SayIn TokmakCIoGlu'nun eseri sadece bunlardan ibaret deGil. Ancak, ben kIsItlI vaktim dahilinde bu kadarInI sizlere iletebiliyorum.

Bu yazIm vesilesiyle ayrIca Prof. Dr. Tuncer Oren'e de ITU-MD UluslararasI Kurulusu ve PETEK iCin gOstermiS oldugu yakin ilgi ve destekten dolayI iCten teSekkUrlerimi sunarIm.

Meral DemirtaS

Meteoroloji '90


Nasrettin Hoca'nIn HayatI Uzerine AlIntIlar

Hoca'nIn hayatInI aydInlatabilecek belgelerin sayIsI hem Cok az ve hem de o kadar az gUvenilirler ki, o denli deGiSiktir ki, arastIrmacIlarIn CoGu baSka baSka varsayImlar One sUrmektedirler. ASaGIda SayIn TokmakCIoGlu'nun eserinde yer alan bazI arastIrmacIlardan birkaCInIn CalISmalarIndan alIntIlar sunacaGIm. BunlarIn ardIndan yazarIn kendisinin CIkarImlarIna dayanan Hoca'nIn biyografisini verecegim.

Zevkli okumalar.

Meral Demirtas


ErdOGan TokmakCIoGlu kitabInIn "GiriS" kIsmInda Hoca'nIn gerCekten yaSamIS olduGUnu belirtiyor ve Su alIntIyI veriyor:

"Ilk Istanbul Efendisi:

Bozdogan Kemeri'nden Unkapani'na dogru inerken sag taraftaki Manifaturacilar Carsi'sinin iki blok arasinda bulunan camiin haziresi, sinesinde devirlerinin meshur ve maruf kimselerini barindirir. Bunlardan birincisi, uzerindeki mermer kitabe okunursa taninmasi icin baska bir sey ilavesi ihtiyac olmaz:

Fatih devrinin unlu bilgin ve buyuk halk dusunuru Nasrettin Hoca'nin torunu, 1407 Sivrihisar dogumlu HIzIr Bey, fetihten sonraki ilk Istanbul kadIsI ve `Istanbul Efendisi' diye anilan, -ilk belediye baSkanI-1453-1458 bu hazirede meftundur.'

[Suat Kesili, (1976): Turkiye Turing ve Otomobil Kurumu Belleteni, SayI:53 /332, MayIs-Haziran, Sayfa:3]


Kitapta Hoca'nIn hayatI ile ilgili CeSitli kaynaklardan yapIlan alIntilardan diGer Ornekler de SOyle:

* Ibrahim HakkI KonyalI

SayIn KonyalI saltanat dOnemlerini esas alarak Nasrettin Hoca'yI onikinci yUzyIlIn ilk yarIsInda yaSamIs olan I. Alaaddin ile ikinci yarIsInIn baSlarInda hUkUmdarlIk yapan Sultan Alaaddin ile CaGdaS saymaktadir. Ayrica bir belgeye dayanarak Hoca'nin Aksehir'de OldUGUnU, adina bir tUrbe ve medresenin Gedik Ahmet PaSa'nIn sadrazamligi dOneminde, Aksehir Osmanli sInIrlarI iCine girdikten dokuz yIl sonra yapilan genel emlak ve evkaf yazIm defterinde kayitli bulundugunu bildiriyor. Ankara Kuyumu Kadime arsivinin 55. numarasinda yer alan kayitlara gore, Aksehir evkaf kayitlari arasinda Nasrettin Hoca medrese ve turbesi Haci Ibrahim, civarindaki bag ve bahce arazisi de Tur Ali, Musaoglu ve Topal Yakup'un kardesinin tasarrufu altindadir. Ilgili kayit, Fatih Sultan Mehmet (1451-1481) il yazicisi Mevlana MUslihUddin tarafindan Aksehir vakiflari tespit edilirken kaleme alinmistir.

SayIn KonyalI'ya gOre tUrbede yer almis olan yazili kitabe, Hoca'nIn Timur ile CaGdaS olmadIGIni gOsteren ikinci bir kanittir. SUlUs yazisiyla (M. 1393-H.796) YIldIrIm BeyazIt'in sipahilerinden Mehmet tarafindan yazilmis kitabenin bugunku Turkce ile anlami Soyledir: "YazI baki, OmUr fanidir; kul asi, tanrI baGISlayIcIdIr. Bunu YIldIrIm BeyazIt Hazretlerinin sipahilerinden Hakir Mehmet 796'da yazdi."

SayIn KonyalI Hoca'nin vefat tarihinin tersinden okundugunda Hicri 683 (Miladi 1284-1285) ortaya ciktigina deginerek, bunun Hoca'nin SakacIlIGIna kinaye olarak ters yazilmis olabilecegi fikrini ileri surmustur. Eger bu sav dogru kabul edilecek olunursa, bazi el yazmasi Nasrettin Hoca kitaplarinda adindan sozedilen Alaaddin'in SelCuklular'dan I. Alaaddin veya ortaklasa saltanat surdugu (1284-1257) II. Alaaddin olmasi mantikli gorunuyor.


Prof. Fuat KOprUlU

SayIn KOprUlU Hoca'nIn vefat tarihinin (1284/1285) yilInda oldugunu bir belgeye dayandirmak istemis, bunu Bursali Tahir Bey'den aldigi bilgilerle desteklemeye calismistir.

Bursali Tahir Bey bu konuda sunlari belirtmistir: " Buna en buyuk delil hukumetce elyevm mevsuk ve mamulunbih olan iki vakifname yani Seyyid Mahmudu Hayrani ve HacI Ibrahim Sultan vakifnameleridir. Bunlardan biri H. 635 ve oteki 665'te tanzim edilmistir. Nasrettin Hoca her ikisinde de sahit sifatiyla hakim huzurunda bulunmustur. Tarihi kiymeti haiz olan bu vesikalar kitabe tarihiyle pek iyi telif edilebilirler"


Evliya Celebi

UnlU eseri "Seyahatname"de Evliya Celebi Nasrettin Hoca'nin hayati ve turbesi hakkinda sunlari yazmistir:

" Gazi HUdaverdigara yetisip ahdi Yildirim Hande neSvU nema bulmustur. Fazilet-i bahire sahiib olup hazircevap, eshab-i kerametten, hakim, emr-i din ve dunyada mustakim ve mutedil bir ulu can idi. Timur ile hemmeclis olmustu.. Timur Han seref-i sohbetlerinden hazzedip ol hakimin hatir-i serifleri icin Aksehir'i muaf tutarak ehb-u garet etmemistir. Cemi-i lisanda isbu Hace-i dananin nesayin ve letaifi darbi mesel makaminda mustameldir.Cumleden biri bir gun Timur, Hoca ile hamama gidip birer futa ile gaslederlerken esna-i kelamda Timur: der. Hoca: cevabini bulunur. Timur . Hoca: der.

Bu hazircevapliktan Timur Han hazzederek vafir ihsanlar eder. Daha nice yuzbinlerce SUtUrgUrbe letaifi vardir ki dillere destandir.

Yildirim Han fevtinden sonra asri Celebi Sultan Mehmet'te irtihal-i dark -i beka buyurarak bu Aksehir haricinde kubbe ve turbe-i malumesinde defnolunmustur."

TokmakCIoGlu tarafIndan Evliya Celebi'den yapilan bir alintida sunlar belirtilmektedir:

"... Aksehir ulema ve sulehasi, ayan ve sipahisi libasi fakire giyerler. Muhtesem adamlardir.Evvela sehrin canip- kublesi haricindeki hiyaban iCre ulema-i din, simurg-i ehli yakin Elmevla Hazretusseyh Hoca Nasrettin medfundur: Kendisi Aksehirlidir."

TokmakCIoglu Evliya Celebi'nin Hoca'yI Timur ile aynI dOnemde gOstermesiyle ilgili olarak bazI yorumlarda bulunmustur. Yapilan son incelemeri one surerek Evliya Celebi'nin bu konuda hataya dUStUGUnU belirtmektedir.Timur'un hamamda futasi ile kiyaslayip, paha bicen kisinin Nasrettin Hoca degil, "Ahmedi" mahlasini kullanan ve Beyazit'in sehzadelerinden Emir Suleyman'a Iskendername yazmis. Bir Sure (1405) Timur'un yaninda da bulunmus olan sair Ibrahim ibni HIzIr Bey'dir.Ayrica, Kanuni Sultan Suleyman zamaninda yasamis Lamii Celebi (1472-1532)"Letaif" adli eserinde sozu edilen fikranin Timur ile Ahmedi arasinda gectigini yazmistir.


SUkrU Kurgan

SayIn Kurgan Hoca hakkinda Turk Dili dergisinin Turk Halk Edebiyati Ozel Sayisi'nda (SayI: 207, Sayfa 483-497) "Nasrettin Hoca FIkralarInda TUrk Halk YaSayISInIn Izleri" adini tasiyan makalesinde cesitli yorumlar- da bulunmustur. Birkac alinti ile bunlara deginilecek olunursa soyledir:

"Son olarak Nasrettin Hoca'nin kisiliginde Turk halk mizahinin ozelligini belirtmeye calisalim:Nasrettin Hoca degerli bir halk sanatcisi,sanatinin felsefesini fikralari ile aciklayan bir filozoftur ve karikaturumuzun dunyaca taninmis tek kisisidir.

Ancak o, eserini yaratirken, baska sanatcilar gibi rengi, armoniyi degil, gucsuz kisiliginde acilarini yasadigi yoksul hayatinin olaylarini kullanmaktadir. Boyle olunca Nasrettin ve onun kisiliginde Turk halk mizahini, dolu bir zihin dusuncelerini bosaltan, dilimizin kuvvetli bir deyimi ile <> bir mizah degildir. Nasrettin Hoca mizahi, bunun tam aksine, Turkhalkinin sorunlariyla beraber yuruyen, yeni canli, toplum ve halk egitimine yonelmis, yapici bir mizahtir. Turk halki yuzyillar boyunca dertlerini bu mizahla avutmus, sevinebildigi mutlu gunlerde de bu mizahin sevinciyle yasamistir.

Bu <>, <> demek degildir, sadece tebessumu ciddilige engel gormemek, yani Turk halki gibi <> demektir."


Ahmet Hudsi Tecer

Sayin Tecer Islam Ansiklopedisi'nde (Cilt 9, Fasikul 91, Istanbul 1960, Sayfa 109-114) Nasrettin Hoca ile ilgili olarak yerli ve yabanci kaynaklardan bazi ornekler sunduktan sonra goruslerini soyle toplamis:

" Asil mesele bu fikranin tesekklulunde kullanilan unsurlarin su veya bu kaynaktan gelmis olmasi degil, bu unsurlarin baslangicta gercek bir sahsiyetten hareketle beraber, halk muahayyilesinin folklor sahasinda efsanelestirdigi bir sahsiyet etfarinda tesekkul etme keyfiyetidir. Su halde muhim olan mense meselesi degil.Bu efsanelesen sahsiyetin tesekkulu meselesidir. Biz bu hadisenin benzerlerini halk edebiyatinin baska kollarinda, mesela halk hikayelerinde, halk siirlerinde goruyoruz. Turk halki Koroglu'nun, Karacaogla'nin da gercek birere sahsiyeti oldugunu inandigi halde, folklor sahasina gecisinden itibaren, Nasrettin Hoca da oldugu gibi onlarin bu gercek sahsiyetleri efsanelesen huviyetleri lehine golgede, tarihin karanliklarinin icinde birakilmislardir. Hayatina ait rivayetler yaninda gercek varligini belirten tarihi kayitlar bulunmasina, hatta kendi adina tertip edilmis bir Divan'i olmasina ragmen Yunus Emre'nin efsanelesen sahsiyeti bile gercek sahsiyetini arkada birakmistir. Bu ornekler bize Nasrettin Hoca'nin tarihi sahsiyetini inkara mahal olmadigi, bu gercek sahsiyetin halk muhayyilesini harekete gecirebilmek icin musait bir zemin bulundugunu, su halde efsanevi sahsiyetin tesekkulunde hic degilse baslangicta,gercek sahsiyete ait bazi vasiflarin yer aldigini dusunmek lazimdir. Nasrettin Hoca tetkiklerinin de buraya dogru yonelmesi beklenmelidir. Halk edebiyati sahasinda hususi bir yeri olmasi gereken bu mevzua ait arastirmalar henuz layik oldugu ilmi calisma seviyesine ulasmamistir. Metinler tespit edilip, bunlar arasinda mukayeseli tetkikler yapilmadikca butun iyi niyetlere ragmen, saglam bir sekilde calismak mumkun olmayacaktir. Sirf tarihi calismalar ise, bu yoldaki tetkikler icin ancak kiymetli birer yardimcidir.

Hulasa edilirse, tarihi ne olursa olsun, Nasrettin Hoca, hatirasi efsanelesen bir halk filozofudur. Efsanevi Hoca, tarihi sahsiyeti yaninda folklor sahasina girmis, halk edebiyatina mal olmus,sumulu bir dusunce ve zeka ornegidir. Onun bu hususiyeti zamanla daha kuvvet bulmakta, neseli fikralari anildikca, yalniz gulup gecilmeyerek, fikir ve sanat mahsullerine ilham kaynagi olmaktadir."


ErdoGan TokmakCIoGlu

Nasrettin Hoca (Ozet Biyografisi):

"Sivrihisar'in Horto KOyU'nde dunyaya geldi (M. 1208?). Babasi ayni kOyUn imamI Abdullah Efendi'ydi.Ilk ogrenimini babasindan gorerek Arapca ve din bilgileri ogrendi. Kur'an hIfzetti. Cevrede Un yapmIS Seyit HacI Ibrahim ile Seyit Mehmet Hayrani'den ders aldI. Konya medresesinde ogrenimini tamamladi. Sivrihisar ve Aksehir'de kOy hocalIGI, imamlIk, mUderrislik yaptI. AkSehir'e yerleSti. Burada evlendi ve OldU (M. 1284-1295). Hoca adIna AkSehir'de bir tUrbe vardIr."


Kaynak: Erdogan TokmakCIoGlu (1981): BUtUn YOnleriyle Nasrettin Hoca, KUltUr BakanlIGI YayInlarI, Ankara, 261 sayfa


Nasrettin Hoca FIkralarIndan BazI SeCmeler

HayatIn kaCInIlmaz gerCekleri nedeniyle bazI UzUntUleri yaSamak kaCInIlmaz olduGUnu bilsem bile yine de isterim ki fIrsat buldUkCa insanlar iCten iCe gUlsun. Bu anlamda Nasrettin Hoca'nIn gUletilerini sizlere ileten bir elCi olarak katkIm olursa ne mutlu bana. ASaGIda ErdoGan TokmakCIoGlU tarafIndan sunulan fIkralar listesinden bazI Ornekler sunuyorum.

HiC gUlemeden geCen gUnleri OmUrden saymayIn!

Meral DemirtaS (Meteoroloji '90)


* Para Hoca ve Cimri

Cimrinin ve de boSboGazIn biri Hoca'ya:

- Ya! Nasrettin Hoca, demiS, demek parayI Cok seviyorsun... Acaba neden ?

Hoca cevabInI yapIStIrmIS:

- Senin gibilere muhtaC olmamak iCin!


* Devenin BaSI

Nasrettin Hoca karISInIn evde eGirip yumak yaptIGI iplikleri pazara gOtUrUp satarmIS. Ancak iplikCiler CeSitli dUzen ve bahanelerle ipliklerini rahmetlinin elinden yok pahasIna satIn alIrmIS. Eh, Hoca'nIn kemiGine gelmiS dayanmIs bu iS... Bir gUn yolda bulduGU bir deve baSInI alIp evine gOtUrmUS ve karISInIn eGirdiGi iplikleri bunun UstUne sararak kocaman bir yumak yapmIS. GOtUrmUS pazardaki iplikCiye. IplikCi gene yumaGIn bUyUklUGune Gore az bir para vermiSse de Hoca ipliGin gerCek deGeri budur diye parayI kabul etmiS. Ancak kurnaz iplikCi SUphelenere:

- Hoca, demiS, sakIn yumaGIn iCinde baSka bir Sey olmasIn?

- Yok devenin baSI!

IplikCi ertesi gUn Hoca'yI CarSIda gOrUnce kOpUrmUS:

- Utanmaz mIsIn, demiS, bana hile yaptIn, bir de hoca olacaksIn, yumaGIn iCinde deve baSI CIktI!

Hoca gUlmUS ve:

- Ben hile yapmadIm, peSin peSin <> dedim, diye cevap vermiS.


* Teke Burcu

Hoca'ya sormuSlar:

- Burcun ne? diye.

- Teke, demis.

- Aman Hocam, demiSler, bu isimde ne burC var ne yIldIz!

- Var, demiS, doGduGum zaman anam mUneccimlere sormuS, senin oGlan "cediy" burcundan demiSler.

- Iyi ama cediy oGlak demek!

- Behey, cahiller o zamandan bu zamana cediy bUyUyUp de teke olmaz mI?


* TanrInIn Rahmeti

Hoca evinin penceresinde sokaGI seyrederken bardaktan boSalIrcasIna yaGmur baSlamIS. Tam o sIrada da komSusu Islanmamak iCin koSar adImlarla evine gitmekteymiS. Hoca:

- KomSu, diye seslenmiS, bir de okumuS adama olacaksIn. HiC tanrInIn rahmetinden kaCIlIr mI?

Adam Hoca'ya hak vermiS ve sucuk gibi IslanmIS ve aGIr aksak yUrUyUp evine girmiS.

Bir rastlantI, aynI adam evinin penceresinden dISarIya bakarken Hoca'yI Siddetli yaGmur altInda birkaC gUn sonra koSarken gOrmUS. O da seslenmiS:

- Hoca, hani tanrInIn rahmetinden kaCIlmazdI?

- KonuSma cahil adam, demiS, ben rahmetten kaCmIyorum, tanelerine basIp CiGnemeyeyim diye ayaGImI tez tutuyorum!


* KIyamet

Hoca'nIn pek sevdiGi bir kuzusu varmIS. ESi dostu bir gUn gelip:

- Hoca, demiSler, yarIn kIyamet kopacak, gel Su kuzuyu yiyelim, hiC olmazsa midemizde kalIr.

Hoca pek istememiS ama kuzuyu kesip yemiS dostlarIyla ertesi gUn. Ziyafet sonrasI kIrda dostlarI gUlUp oynarken hepsinin UstUnU baSInI bir bir alIp kuzuyu kIzarttIGI ateSte yakmIS. ArkadaSlarI:

- Ne yaptIn Hoca mahvolduk? diye feyadI basInca:

- Ne UzUlUyoysunuz yahu, demiS, nasIl olsa yarIn kIyamet kopacak degil miydi?


* Neler Cektim

Hoca, eSeGini satmak iCin pazara gOtUrmUS. Biri kuyruGunu elleyecek olmuS, adama tepmiS. DiSine bakan birinin elini IsIrmIS. Bunun Uzerine dellAl:

- Hoca, demiS, al bu eSeGi gOtUr, kimse almaz bunu.

- Zaten, demiS Hoca, onu satmak iCin degil, herkesin ondan neler CektiGimi anlamasI iCin pazara getirmiStim.


* AClIGa AlISmak

Hoca'nIn evinde hiCbir sey kalmamIS yiyecek. Oyle ki eSeGinin arpasInI bile gide gide adamakIllI azaltmIS. GUnUn birinde bir de bakmIS ki hayvan nallarI dikmiS aClIktan. SOyle sOylenmiS:

- Rahmetli tam aClIGa alISacaktI nallarI dikti.


* Tad Hoca baGIndan eSeGine iki kUfe UzUm yUkleyip evine dOnerken Cevresini Cocuklar sarIp kendisinden UzUm istemiS. Rahmetli herkese birer sakIm UzUm vermiS. Cocuklar:

- Hoca, birer sakIm UzUm az deGil mi? diye sorrunca:

- Bir salkIm, on salkIm, demis, hepsinin tadI aynIdIr!


* Ipe Un Sermek

KomSusu eve gelerek Hoca'dan ip istemiS. Hoca iCeri girip bir sUre bekledikten sonra gene kapIya gelerek:

- Kusura bakma, ipe un sermiSler.

- Ilahi Hoca, demiS komSusu, hiC ipe un serilir mi?

Hoca da kesip atmIS:

- Vermeye gOnlU razI olmayInca bal gibi serilir!


* Hoca'ya DUSen

Bir gUn eS ahbap toplanmISken konusma sIrasInda hIdIrellezde bir ziyafet verilmesinde karara varIlmIS. Her kafadan bir ses CIkmIS:

- Dolma benim UstUme!

- Hindi benim UstUme!

- BOrek benim UstUme!

- Baklava benim UstUme!

Hoca hiC mi hiC olmazken biri:

- Peki Hoca, demiS, sen ne yapacaksIn?

Rahmetli Soyle cevap vermiS:

- BOylesine bir ziyafet UC ay bile sUrse oradan ayrIlIrsam TanrI'nIn bUtUn laneti de benim UstUme olsun!


* Benden Selam

Bir tanISI Hoca'yI yarIm aGIzla iki de bir evine CaGIrIrmIS. Hoca sonunda bu CaGIrIyI kabullenip, eve gitmiS, kapIyI CalmIS. Adam pencereden SOyle bir gOrUndUkten sonra geri Cekilip saklanmIS, yerine pencereye gelen karIsI Hoca'ya:

- Efendi, demiS, evde yok!

Hoca tam gidecekken SOyle demiS kadIna:

- SOyle kocana bir daha evden dISarIya CIkarken kafasInI iCerde unutmasIn!


* Tokat

Biri Hoca'nIn ensesine hatIrI sayIlIr bir tokat indirmiS. Adamdan davacI olmuS rahmetli, birlikte kadIya gitmiSler. Oysa, kadI tanISIymIS:

- Bir tkadIn cezasI bir akCedir, git getir, demiS ve adamI savIp gOndermiS. Hoca beklemiS, beklemiS adam bir tUrlU gelmeyince, kadInIn ensesine bir Samar indirmiS ve:

- KadI efendi, demiS, davalInIn getireceGi bir akCeyi benim attIgIm bu tokadIn cezasI olarak sen al!


* GUnler

Rahmetli bir Sehre gitmiS. Biri:

- Hoca efendi, demiS, bugUn gUnlerden ne?

- Vallahi, demiS, ben bu Sehre yeni geldim, henUz OGrenemedim gUnleri!


* DoGup Olmek

ZevzeGin biri Hoca'ya sormus:

- Hocam, insanlar bOyle ne vakte kadar doGup Olmeye devam edecek?

- Cehennem ile cennet doluncaya kadar! diye almIS cevabInI.


* KaC ArSIn?

Bir gUn Hoca'ya sormuSlar:

- DUnyanIn kaC arSIn ettiGini biilir misin?

Tam o sIrada yoldan geCen bir cenazeyi gOstererek Soyle cevap vermiS Hoca:

- O bilir; bakIn, OlCmUS biCmiS, gidiyor!


Kaynak: ErdoGan TokmakCIoGlu (1981): BUtUn YOnleriyle Nasrettin Hoca, KUltUr BakanlIGI YayInlarI, Ankara, 263 sayfa.


Nasrettin Hoca FIkralarIndaki BazI Deyimler, AtasOzleri ve Telmihler

GUlerken de dUSUndUren Nasrettin Hoca fIkralarInIn vaz geCilmez unsurlarIndan bazIlarI da bu gUletiler iCinde ustalIkla kullanIlan deyimler, atasOzleri ve telmihlerdir. ErdoGan TokmakCIoGlu CeSitli yOnleriyle Hoca'yI tanIttIGI eserinin bir bOlUmUnUnde de O'nun eserlerini incelerken not aldIGI deyimler, atasOzleri ve telmihler Uzerine bir liste sunmuS. ASaGIdakilerin hepsi atasOzu, deyim ve telmih kapsamIna girer mi girmez mi, Hoca'dan Once de var mIydIlar yoksa bunlar SayIn TokmakCIoGlu'nun ileri sUrdUGU gibi Hoca tarafIndan mI dilimize kazandIrIldI bilmiyorum. Ancak, ilginizi CekeceGini dUSunerek Hoca ile ilgili derlemiS olduGum yazI dizime ekliyorum.



Sonraki
Onceki
Icindekiler
Kapak