Meteoroloji '90
Nasrettin Hoca'nIn HayatI Uzerine AlIntIlar
Hoca'nIn hayatInI aydInlatabilecek belgelerin sayIsI hem Cok az ve hem de
o kadar az gUvenilirler ki, o denli deGiSiktir ki, arastIrmacIlarIn CoGu
baSka baSka varsayImlar One sUrmektedirler. ASaGIda SayIn TokmakCIoGlu'nun
eserinde yer alan bazI arastIrmacIlardan birkaCInIn CalISmalarIndan
alIntIlar sunacaGIm. BunlarIn ardIndan yazarIn kendisinin CIkarImlarIna
dayanan Hoca'nIn biyografisini verecegim.
Zevkli okumalar.
Meral Demirtas
ErdOGan TokmakCIoGlu kitabInIn "GiriS" kIsmInda Hoca'nIn gerCekten yaSamIS
olduGUnu belirtiyor ve Su alIntIyI veriyor:
"Ilk Istanbul Efendisi:
Bozdogan Kemeri'nden Unkapani'na dogru inerken sag taraftaki
Manifaturacilar Carsi'sinin iki blok arasinda bulunan camiin haziresi,
sinesinde devirlerinin meshur ve maruf kimselerini barindirir. Bunlardan
birincisi, uzerindeki mermer kitabe okunursa taninmasi icin baska bir sey
ilavesi ihtiyac olmaz:
Fatih devrinin unlu bilgin ve buyuk halk dusunuru Nasrettin Hoca'nin
torunu, 1407 Sivrihisar dogumlu HIzIr Bey, fetihten sonraki ilk Istanbul
kadIsI ve `Istanbul Efendisi' diye anilan, -ilk belediye baSkanI-1453-1458
bu hazirede meftundur.'
[Suat Kesili, (1976): Turkiye Turing ve Otomobil Kurumu Belleteni, SayI:53
/332, MayIs-Haziran, Sayfa:3]
Kitapta Hoca'nIn hayatI ile ilgili CeSitli kaynaklardan yapIlan alIntilardan
diGer Ornekler de SOyle:
* Ibrahim HakkI KonyalI
SayIn KonyalI saltanat dOnemlerini esas alarak Nasrettin Hoca'yI onikinci
yUzyIlIn ilk yarIsInda yaSamIs olan I. Alaaddin ile ikinci yarIsInIn
baSlarInda hUkUmdarlIk yapan Sultan Alaaddin ile CaGdaS saymaktadir.
Ayrica bir belgeye dayanarak Hoca'nin Aksehir'de OldUGUnU, adina bir tUrbe
ve medresenin Gedik Ahmet PaSa'nIn sadrazamligi dOneminde, Aksehir Osmanli
sInIrlarI iCine girdikten dokuz yIl sonra yapilan genel emlak ve evkaf
yazIm defterinde kayitli bulundugunu bildiriyor. Ankara Kuyumu Kadime
arsivinin 55. numarasinda yer alan kayitlara gore, Aksehir evkaf kayitlari
arasinda Nasrettin Hoca medrese ve turbesi Haci Ibrahim, civarindaki bag
ve bahce arazisi de Tur Ali, Musaoglu ve Topal Yakup'un kardesinin
tasarrufu altindadir. Ilgili kayit, Fatih Sultan Mehmet (1451-1481) il
yazicisi Mevlana MUslihUddin tarafindan Aksehir vakiflari tespit edilirken
kaleme alinmistir.
SayIn KonyalI'ya gOre tUrbede yer almis olan yazili kitabe, Hoca'nIn Timur
ile CaGdaS olmadIGIni gOsteren ikinci bir kanittir. SUlUs yazisiyla (M.
1393-H.796) YIldIrIm BeyazIt'in sipahilerinden Mehmet tarafindan yazilmis
kitabenin bugunku Turkce ile anlami Soyledir: "YazI baki, OmUr fanidir;
kul asi, tanrI baGISlayIcIdIr. Bunu YIldIrIm BeyazIt Hazretlerinin
sipahilerinden Hakir Mehmet 796'da yazdi."
SayIn KonyalI Hoca'nin vefat tarihinin tersinden okundugunda Hicri 683
(Miladi 1284-1285) ortaya ciktigina deginerek, bunun Hoca'nin SakacIlIGIna
kinaye olarak ters yazilmis olabilecegi fikrini ileri surmustur. Eger bu
sav dogru kabul edilecek olunursa, bazi el yazmasi Nasrettin Hoca
kitaplarinda adindan sozedilen Alaaddin'in SelCuklular'dan I. Alaaddin
veya ortaklasa saltanat surdugu (1284-1257) II. Alaaddin olmasi mantikli
gorunuyor.
Prof. Fuat KOprUlU
SayIn KOprUlU Hoca'nIn vefat tarihinin (1284/1285) yilInda oldugunu bir
belgeye dayandirmak istemis, bunu Bursali Tahir Bey'den aldigi bilgilerle
desteklemeye calismistir.
Bursali Tahir Bey bu konuda sunlari belirtmistir: " Buna en buyuk delil
hukumetce elyevm mevsuk ve mamulunbih olan iki vakifname yani Seyyid
Mahmudu Hayrani ve HacI Ibrahim Sultan vakifnameleridir. Bunlardan biri H.
635 ve oteki 665'te tanzim edilmistir. Nasrettin Hoca her ikisinde de
sahit sifatiyla hakim huzurunda bulunmustur. Tarihi kiymeti haiz olan bu
vesikalar kitabe tarihiyle pek iyi telif edilebilirler"
Evliya Celebi
UnlU eseri "Seyahatname"de Evliya Celebi Nasrettin Hoca'nin hayati ve
turbesi hakkinda sunlari yazmistir:
" Gazi HUdaverdigara yetisip ahdi Yildirim Hande neSvU nema bulmustur.
Fazilet-i bahire sahiib olup hazircevap, eshab-i kerametten, hakim, emr-i
din ve dunyada mustakim ve mutedil bir ulu can idi. Timur ile hemmeclis
olmustu.. Timur Han seref-i sohbetlerinden hazzedip ol hakimin hatir-i
serifleri icin Aksehir'i muaf tutarak ehb-u garet etmemistir. Cemi-i
lisanda isbu Hace-i dananin nesayin ve letaifi darbi mesel makaminda
mustameldir.Cumleden biri bir gun Timur, Hoca ile hamama gidip birer futa
ile gaslederlerken esna-i kelamda Timur: der.
Hoca: cevabini bulunur. Timur . Hoca:
der.
Bu hazircevapliktan Timur Han hazzederek vafir ihsanlar eder. Daha nice
yuzbinlerce SUtUrgUrbe letaifi vardir ki dillere destandir.
Yildirim Han fevtinden sonra asri Celebi Sultan Mehmet'te irtihal-i dark
-i beka buyurarak bu Aksehir haricinde kubbe ve turbe-i malumesinde
defnolunmustur."
TokmakCIoGlu tarafIndan Evliya Celebi'den yapilan bir alintida sunlar
belirtilmektedir:
"... Aksehir ulema ve sulehasi, ayan ve sipahisi libasi fakire giyerler.
Muhtesem adamlardir.Evvela sehrin canip- kublesi haricindeki hiyaban iCre
ulema-i din, simurg-i ehli yakin Elmevla Hazretusseyh Hoca Nasrettin
medfundur: Kendisi Aksehirlidir."
TokmakCIoglu Evliya Celebi'nin Hoca'yI Timur ile aynI dOnemde
gOstermesiyle ilgili olarak bazI yorumlarda bulunmustur. Yapilan son
incelemeri one surerek Evliya Celebi'nin bu konuda hataya dUStUGUnU
belirtmektedir.Timur'un hamamda futasi ile kiyaslayip, paha bicen kisinin
Nasrettin Hoca degil, "Ahmedi" mahlasini kullanan ve Beyazit'in
sehzadelerinden Emir Suleyman'a Iskendername yazmis. Bir Sure (1405)
Timur'un yaninda da bulunmus olan sair Ibrahim ibni HIzIr Bey'dir.Ayrica,
Kanuni Sultan Suleyman zamaninda yasamis Lamii Celebi (1472-1532)"Letaif"
adli eserinde sozu edilen fikranin Timur ile Ahmedi arasinda gectigini
yazmistir.
SUkrU Kurgan
SayIn Kurgan Hoca hakkinda Turk Dili dergisinin Turk Halk Edebiyati Ozel
Sayisi'nda (SayI: 207, Sayfa 483-497) "Nasrettin Hoca FIkralarInda
TUrk Halk YaSayISInIn Izleri" adini tasiyan makalesinde cesitli yorumlar-
da bulunmustur. Birkac alinti ile bunlara deginilecek olunursa soyledir:
"Son olarak Nasrettin Hoca'nin kisiliginde Turk halk mizahinin ozelligini
belirtmeye calisalim:Nasrettin Hoca degerli bir halk sanatcisi,sanatinin
felsefesini fikralari ile aciklayan bir filozoftur ve karikaturumuzun
dunyaca taninmis tek kisisidir.
Ancak o, eserini yaratirken, baska sanatcilar gibi rengi, armoniyi degil,
gucsuz kisiliginde acilarini yasadigi yoksul hayatinin olaylarini
kullanmaktadir. Boyle olunca Nasrettin ve onun kisiliginde Turk halk
mizahini, dolu bir zihin dusuncelerini bosaltan, dilimizin kuvvetli bir
deyimi ile <> bir mizah degildir. Nasrettin Hoca
mizahi, bunun tam aksine, Turkhalkinin sorunlariyla beraber yuruyen, yeni
canli, toplum ve halk egitimine yonelmis, yapici bir mizahtir. Turk halki
yuzyillar boyunca dertlerini bu mizahla avutmus, sevinebildigi mutlu
gunlerde de bu mizahin sevinciyle yasamistir.
Bu <>, <> demek degildir, sadece tebessumu ciddilige engel gormemek,
yani Turk halki gibi <> demektir."
Ahmet Hudsi Tecer
Sayin Tecer Islam Ansiklopedisi'nde (Cilt 9, Fasikul 91, Istanbul 1960,
Sayfa 109-114) Nasrettin Hoca ile ilgili olarak yerli ve yabanci
kaynaklardan bazi ornekler sunduktan sonra goruslerini soyle toplamis:
" Asil mesele bu fikranin tesekklulunde kullanilan unsurlarin su veya bu
kaynaktan gelmis olmasi degil, bu unsurlarin baslangicta gercek bir
sahsiyetten hareketle beraber, halk muahayyilesinin folklor sahasinda
efsanelestirdigi bir sahsiyet etfarinda tesekkul etme keyfiyetidir. Su
halde muhim olan mense meselesi degil.Bu efsanelesen sahsiyetin tesekkulu
meselesidir. Biz bu hadisenin benzerlerini halk edebiyatinin baska
kollarinda, mesela halk hikayelerinde, halk siirlerinde goruyoruz. Turk
halki Koroglu'nun, Karacaogla'nin da gercek birere sahsiyeti oldugunu
inandigi halde, folklor sahasina gecisinden itibaren, Nasrettin Hoca da
oldugu gibi onlarin bu gercek sahsiyetleri efsanelesen huviyetleri lehine
golgede, tarihin karanliklarinin icinde birakilmislardir. Hayatina ait
rivayetler yaninda gercek varligini belirten tarihi kayitlar bulunmasina,
hatta kendi adina tertip edilmis bir Divan'i olmasina ragmen Yunus
Emre'nin efsanelesen sahsiyeti bile gercek sahsiyetini arkada birakmistir.
Bu ornekler bize Nasrettin Hoca'nin tarihi sahsiyetini inkara mahal
olmadigi, bu gercek sahsiyetin halk muhayyilesini harekete gecirebilmek
icin musait bir zemin bulundugunu, su halde efsanevi sahsiyetin
tesekkulunde hic degilse baslangicta,gercek sahsiyete ait bazi vasiflarin
yer aldigini dusunmek lazimdir. Nasrettin Hoca tetkiklerinin de buraya
dogru yonelmesi beklenmelidir. Halk edebiyati sahasinda hususi bir yeri
olmasi gereken bu mevzua ait arastirmalar henuz layik oldugu ilmi calisma
seviyesine ulasmamistir. Metinler tespit edilip, bunlar arasinda
mukayeseli tetkikler yapilmadikca butun iyi niyetlere ragmen, saglam bir
sekilde calismak mumkun olmayacaktir. Sirf tarihi calismalar ise, bu
yoldaki tetkikler icin ancak kiymetli birer yardimcidir.
Hulasa edilirse, tarihi ne olursa olsun, Nasrettin Hoca, hatirasi
efsanelesen bir halk filozofudur. Efsanevi Hoca, tarihi sahsiyeti yaninda
folklor sahasina girmis, halk edebiyatina mal olmus,sumulu bir dusunce ve
zeka ornegidir. Onun bu hususiyeti zamanla daha kuvvet bulmakta, neseli
fikralari anildikca, yalniz gulup gecilmeyerek, fikir ve sanat
mahsullerine ilham kaynagi olmaktadir."
ErdoGan TokmakCIoGlu
Nasrettin Hoca (Ozet Biyografisi):
"Sivrihisar'in Horto KOyU'nde dunyaya geldi (M. 1208?). Babasi ayni kOyUn
imamI Abdullah Efendi'ydi.Ilk ogrenimini babasindan gorerek Arapca ve din
bilgileri ogrendi. Kur'an hIfzetti. Cevrede Un yapmIS Seyit HacI Ibrahim
ile Seyit Mehmet Hayrani'den ders aldI. Konya medresesinde ogrenimini
tamamladi. Sivrihisar ve Aksehir'de kOy hocalIGI, imamlIk, mUderrislik
yaptI. AkSehir'e yerleSti. Burada evlendi ve OldU (M. 1284-1295). Hoca
adIna AkSehir'de bir tUrbe vardIr."
Kaynak: Erdogan TokmakCIoGlu (1981): BUtUn YOnleriyle Nasrettin Hoca,
KUltUr BakanlIGI YayInlarI, Ankara, 261 sayfa
Nasrettin Hoca FIkralarIndan BazI SeCmeler
HayatIn kaCInIlmaz gerCekleri nedeniyle bazI UzUntUleri yaSamak
kaCInIlmaz olduGUnu bilsem bile yine de isterim ki fIrsat buldUkCa
insanlar iCten iCe gUlsun. Bu anlamda Nasrettin Hoca'nIn gUletilerini
sizlere ileten bir elCi olarak katkIm olursa ne mutlu bana. ASaGIda
ErdoGan TokmakCIoGlU tarafIndan sunulan fIkralar listesinden bazI Ornekler
sunuyorum.
HiC gUlemeden geCen gUnleri OmUrden saymayIn!
Meral DemirtaS (Meteoroloji '90)
* Para Hoca ve Cimri
Cimrinin ve de boSboGazIn biri Hoca'ya:
- Ya! Nasrettin Hoca, demiS, demek parayI Cok seviyorsun... Acaba neden ?
Hoca cevabInI yapIStIrmIS:
- Senin gibilere muhtaC olmamak iCin!
* Devenin BaSI
Nasrettin Hoca karISInIn evde eGirip yumak yaptIGI iplikleri pazara
gOtUrUp satarmIS. Ancak iplikCiler CeSitli dUzen ve bahanelerle
ipliklerini rahmetlinin elinden yok pahasIna satIn alIrmIS. Eh, Hoca'nIn
kemiGine gelmiS dayanmIs bu iS... Bir gUn yolda bulduGU bir deve baSInI
alIp evine gOtUrmUS ve karISInIn eGirdiGi iplikleri bunun UstUne sararak
kocaman bir yumak yapmIS. GOtUrmUS pazardaki iplikCiye. IplikCi gene
yumaGIn bUyUklUGune Gore az bir para vermiSse de Hoca ipliGin gerCek
deGeri budur diye parayI kabul etmiS. Ancak kurnaz iplikCi SUphelenere:
- Hoca, demiS, sakIn yumaGIn iCinde baSka bir Sey olmasIn?
- Yok devenin baSI!
IplikCi ertesi gUn Hoca'yI CarSIda gOrUnce kOpUrmUS:
- Utanmaz mIsIn, demiS, bana hile yaptIn, bir de hoca olacaksIn, yumaGIn
iCinde deve baSI CIktI!
Hoca gUlmUS ve:
- Ben hile yapmadIm, peSin peSin <> dedim,
diye cevap vermiS.
* Teke Burcu
Hoca'ya sormuSlar:
- Burcun ne? diye.
- Teke, demis.
- Aman Hocam, demiSler, bu isimde ne burC var ne yIldIz!
- Var, demiS, doGduGum zaman anam mUneccimlere sormuS, senin oGlan
"cediy" burcundan demiSler.
- Iyi ama cediy oGlak demek!
- Behey, cahiller o zamandan bu zamana cediy bUyUyUp de teke olmaz mI?
* TanrInIn Rahmeti
Hoca evinin penceresinde sokaGI seyrederken bardaktan boSalIrcasIna yaGmur
baSlamIS. Tam o sIrada da komSusu Islanmamak iCin koSar adImlarla evine
gitmekteymiS. Hoca:
- KomSu, diye seslenmiS, bir de okumuS adama olacaksIn. HiC tanrInIn
rahmetinden kaCIlIr mI?
Adam Hoca'ya hak vermiS ve sucuk gibi IslanmIS ve aGIr aksak yUrUyUp evine
girmiS.
Bir rastlantI, aynI adam evinin penceresinden dISarIya bakarken Hoca'yI
Siddetli yaGmur altInda birkaC gUn sonra koSarken gOrmUS. O da seslenmiS:
- Hoca, hani tanrInIn rahmetinden kaCIlmazdI?
- KonuSma cahil adam, demiS, ben rahmetten kaCmIyorum, tanelerine basIp
CiGnemeyeyim diye ayaGImI tez tutuyorum!
* KIyamet
Hoca'nIn pek sevdiGi bir kuzusu varmIS. ESi dostu bir gUn gelip:
- Hoca, demiSler, yarIn kIyamet kopacak, gel Su kuzuyu yiyelim, hiC
olmazsa midemizde kalIr.
Hoca pek istememiS ama kuzuyu kesip yemiS dostlarIyla ertesi gUn. Ziyafet
sonrasI kIrda dostlarI gUlUp oynarken hepsinin UstUnU baSInI bir bir alIp
kuzuyu kIzarttIGI ateSte yakmIS. ArkadaSlarI:
- Ne yaptIn Hoca mahvolduk? diye feyadI basInca:
- Ne UzUlUyoysunuz yahu, demiS, nasIl olsa yarIn kIyamet kopacak degil
miydi?
* Neler Cektim
Hoca, eSeGini satmak iCin pazara gOtUrmUS. Biri kuyruGunu elleyecek olmuS,
adama tepmiS. DiSine bakan birinin elini IsIrmIS. Bunun Uzerine dellAl:
- Hoca, demiS, al bu eSeGi gOtUr, kimse almaz bunu.
- Zaten, demiS Hoca, onu satmak iCin degil, herkesin ondan neler
CektiGimi anlamasI iCin pazara getirmiStim.
* AClIGa AlISmak
Hoca'nIn evinde hiCbir sey kalmamIS yiyecek. Oyle ki eSeGinin arpasInI
bile gide gide adamakIllI azaltmIS. GUnUn birinde bir de bakmIS ki hayvan
nallarI dikmiS aClIktan. SOyle sOylenmiS:
- Rahmetli tam aClIGa alISacaktI nallarI dikti.
* Tad
Hoca baGIndan eSeGine iki kUfe UzUm yUkleyip evine dOnerken Cevresini
Cocuklar sarIp kendisinden UzUm istemiS. Rahmetli herkese birer sakIm UzUm
vermiS. Cocuklar:
- Hoca, birer sakIm UzUm az deGil mi? diye sorrunca:
- Bir salkIm, on salkIm, demis, hepsinin tadI aynIdIr!
* Ipe Un Sermek
KomSusu eve gelerek Hoca'dan ip istemiS. Hoca iCeri girip bir sUre
bekledikten sonra gene kapIya gelerek:
- Kusura bakma, ipe un sermiSler.
- Ilahi Hoca, demiS komSusu, hiC ipe un serilir mi?
Hoca da kesip atmIS:
- Vermeye gOnlU razI olmayInca bal gibi serilir!
* Hoca'ya DUSen
Bir gUn eS ahbap toplanmISken konusma sIrasInda hIdIrellezde bir ziyafet
verilmesinde karara varIlmIS. Her kafadan bir ses CIkmIS:
- Dolma benim UstUme!
- Hindi benim UstUme!
- BOrek benim UstUme!
- Baklava benim UstUme!
Hoca hiC mi hiC olmazken biri:
- Peki Hoca, demiS, sen ne yapacaksIn?
Rahmetli Soyle cevap vermiS:
- BOylesine bir ziyafet UC ay bile sUrse oradan ayrIlIrsam TanrI'nIn
bUtUn laneti de benim UstUme olsun!
* Benden Selam
Bir tanISI Hoca'yI yarIm aGIzla iki de bir evine CaGIrIrmIS. Hoca sonunda
bu CaGIrIyI kabullenip, eve gitmiS, kapIyI CalmIS. Adam pencereden SOyle
bir gOrUndUkten sonra geri Cekilip saklanmIS, yerine pencereye gelen
karIsI Hoca'ya:
- Efendi, demiS, evde yok!
Hoca tam gidecekken SOyle demiS kadIna:
- SOyle kocana bir daha evden dISarIya CIkarken kafasInI iCerde
unutmasIn!
* Tokat
Biri Hoca'nIn ensesine hatIrI sayIlIr bir tokat indirmiS. Adamdan davacI
olmuS rahmetli, birlikte kadIya gitmiSler. Oysa, kadI tanISIymIS:
- Bir tkadIn cezasI bir akCedir, git getir, demiS ve adamI savIp
gOndermiS. Hoca beklemiS, beklemiS adam bir tUrlU gelmeyince, kadInIn
ensesine bir Samar indirmiS ve:
- KadI efendi, demiS, davalInIn getireceGi bir akCeyi benim attIgIm bu
tokadIn cezasI olarak sen al!
* GUnler
Rahmetli bir Sehre gitmiS. Biri:
- Hoca efendi, demiS, bugUn gUnlerden ne?
- Vallahi, demiS, ben bu Sehre yeni geldim, henUz OGrenemedim gUnleri!
* DoGup Olmek
ZevzeGin biri Hoca'ya sormus:
- Hocam, insanlar bOyle ne vakte kadar doGup Olmeye devam edecek?
- Cehennem ile cennet doluncaya kadar! diye almIS cevabInI.
* KaC ArSIn?
Bir gUn Hoca'ya sormuSlar:
- DUnyanIn kaC arSIn ettiGini biilir misin?
Tam o sIrada yoldan geCen bir cenazeyi gOstererek Soyle cevap vermiS Hoca:
- O bilir; bakIn, OlCmUS biCmiS, gidiyor!
Kaynak: ErdoGan TokmakCIoGlu (1981): BUtUn YOnleriyle Nasrettin Hoca,
KUltUr BakanlIGI YayInlarI, Ankara, 263 sayfa.
Nasrettin Hoca FIkralarIndaki BazI Deyimler, AtasOzleri ve Telmihler
GUlerken de dUSUndUren Nasrettin Hoca fIkralarInIn vaz geCilmez
unsurlarIndan bazIlarI da bu gUletiler iCinde ustalIkla kullanIlan
deyimler, atasOzleri ve telmihlerdir. ErdoGan TokmakCIoGlu CeSitli
yOnleriyle Hoca'yI tanIttIGI eserinin bir bOlUmUnUnde de O'nun eserlerini
incelerken not aldIGI deyimler, atasOzleri ve telmihler Uzerine bir liste
sunmuS. ASaGIdakilerin hepsi atasOzu, deyim ve telmih kapsamIna
girer mi girmez mi, Hoca'dan Once de var mIydIlar yoksa bunlar SayIn
TokmakCIoGlu'nun ileri sUrdUGU gibi Hoca tarafIndan mI dilimize
kazandIrIldI bilmiyorum. Ancak, ilginizi CekeceGini dUSunerek Hoca ile
ilgili derlemiS olduGum yazI dizime ekliyorum.
- Acemi bUlbUl bu kadar Oter.
- AGIz torba deGil ki bUzesin.
- Ayagini sIcak tut, baSInI serin. / Kendine bir iS bul dUSUnme derin.
- BindiGin dalI kesme.
- Biraz da ben Oleyim.
- Buna deGmiS, buna deGmemiS.
- Buyrun cenaze namazIna.
- DaG yUrUmezse abdal yUrUr.
- Damdan dUSen halden anlar.
- Dostlar alISveriSte gOrsUn.
- Dua et kurdun kuyruGu kopmasIn.
- El, elin eSeGini tUrkU CaGIra CaGIra arar.
- FukaranIn malI gOzUnUn OnUnde gerek.
- GOrUp gOremeyeceGin rahmet iSte bu kadar.
- GeC yiGidim geC.
- GOzU aCIlmadIk sIGIrcIk yavrusu.
- Hala koyduGum yerde otluyorsun.
- Her aGIzdan bir laf CIkar.
- Her gUn bayram olsa.
- ISIGI gOren dISarI fIrlIyor.
- Ilk tOkezleyen atIn baSI kesilmez.
- Ince eleyip sIk dokuma.
- Ipe un sermek
- Insan evlenince her Seyin altI UstUne gelir.
- Kabak tadI verdi.
- Kahve dOvUcUsUnUn veya odun kesicisinin hInk deyicisi.
- KazIn ayaGI.
- KIzoGlan kIz, altI aylIk bebe.
- KOr dOGUSU.
- KuSa benzemek.
- Mavi boncuk kimdeyse benim gOnlUm onda.
- Ne sen sor, ne ben sOyleyeyim.
- Olme eSegim Olme, yonca bitsin sen de yersin ben de.
- ParayI veren dUdUGU Calar.
- Sahibi OlmUS eSeGi kurt yer.
- Sermayeyi kediye yUklemek.
- Sesi yarIn CIkar.
- Tam aClIGa alISacakken.
- TavSanIn suyunun suyu.
- Testi kIrIldIktan sonra atIlan dayaGIn yararI olmaz.
- Umut Su daGIn ardInda.
- Un var, Seker var, helva yapIp yesene.
- Ya hiC sopa yemedin ya da sayI saymasInI bilmiyorsun.
- Ye kUrkUm ye.
- YemeGin buGusunu satan paranIn sesini alIr.
- Yok devenin baSI.
- Yorgan gitti, kavga bitti.
Sonraki
Onceki
Icindekiler
Kapak