ITU Bilgi-ISlem PolitikalarI: Genel Bir DeGerlendirme


Istanbul Teknik Universitesi, Turkiye'nin ve dunyanin en eski yuksek ogrenim kurumlarindan biridir. Her sene verdigi mezunlarin sayisi, Turkiye'de genc neslin egitimi konusunda ne kadar onemli bir yere sahip oldugunun gostergesidir. Akademik kadrosu ile Turkiye'de en cok yetismis insana sahip organizasyonlardan biri olma ozelligindedir. Bu konumu ile ITU ulke acisindan diger akademik kurumlarla beraber buyuk bir sorumluluk tasimaktadir. Ulkeyi 21. yuzyila tasiyacak atilimlari yapma konusunda diger kurumlara da ornek teskil etme konumundadir. ITU pekcok alanda bu mucadeleyi surdurmektedir.

Istanbul Teknik Universitesi, 1994 yili icinde baslayan ve 1995-97 doneminde iyice hiz kazanan projeler ile bilgi teknoloji yatirimlarini gereken seviyeye cekme konusunda ciddi adimlar atmistir. Turkiye'de ve hatta dunyada ilkler arasinda yer alarak kurulan kampus agi ve internet sunuculari ilk adim olurken, halen alimi suren ogrenci bilgisayarlari, personel bilgisayarlari ve yaza dogru gelmesi beklenen kisisel bilgisayar ve ag donanimlari ile universitemiz Turkiye'de bu konuda lider duruma gelecektir. Bu konumu ile universitemizin onunde bu sistemlerin isletilmesi ve verim alinmasi konusunda cozum bekleyen sorunlar vardir.Maddi kaynak olarak yatirimlarin devamliligi ve isletme sorunlari ciddi olarak planlama gerektiren konulardir. Elde edilen imkanlarin devami mutlaka saglanacaktir ancak bunun maddi kulfeti onumuzdeki yillarda yonetimlerin iyi dusunmesi gereken bir madde olarak gundeme yerlesecektir.Giris bolumunde deginilen nokta bu acidan cok onemlidir. Yonetimin bilgi teknolojilerinin gelismesi icin verdigi destek cok buyuktur ve bu ortamda basari mutlaka saglanacaktir. Ancak yazinin ana amaci altyapi olarak desteklenen yatirimlarin mutlaka insan kaynagi ve iyi projeler ile desteklenmesi konusuna dikkat cekmektir.

Turkiye, Bilgi Teknolojileri alaninda Batili ulkelere gore nisbeten geri kalmis bir durumda olup bu acigini disaridan teknoloji ithal ederek kapatmaya calismaktadir. Ancak maddi kaynak akitilmasi, sorunlara uzun vadeli cozumler saglamaktan cok 'gunu kurtarmaya' yonelmekte ve gun gectikce disariya bagimliligi arttirmaktadir. Satin alinan ve kurulan sistemler cogu zaman harcanan paranin karsiligi olmamaktadir. Ayrica gereken bakimlar ve sistem guncellemeleri yapilmadigindan, teknolojik omurlerinden once sistemler kullanilamaz hale gelmekte veya cok dusuk bir verimle calismaktadirlar.

Universitemiz icinde ayni problemler ulke gerceginin bir yansimasi olarak karsimiza cikmaktadir.Kisitli mali olanaklar dusunuldugunde sorunlarin cozulmesi oldukca zor gozukse de, akademik ortamin bu sorunlara daha kolay cozum bulacagina inaniyorum. Kar amaci gudulmeyen bir ortamda, bazi kaygilar asildigi takdirde uzun vadeli ve akilci projelerin daha kolay gerceklenebilecegi inancindayim. Bu amacla bazi dusuncelerimi asagida yansitma ihtiyaci duydum.

Universitemizin, bilgi teknolojileri konusunda cagi yakalamakta onemli sorunlari oldugunu acik yureklilikle ifade etmek zorundayim. Bu aciklari kapatmak gorundugu kadar zor degil. Hatta kisa bir donemde gecici cozumler uretmek mumkun. Ancak onemli ve kanimca dogru olan bu konuda uzun vadeli politikalar belirleyebilmektir. Politikalarin dogrulugu bu konuda yapilan yatirimlarin verimliligiyle cok yakin iliski icindedir. Bilgi teknolojilerine icin yapilan yatirimin donanim ve yazilim olarak neredeyse tamaminin yurt disina ciktigi dusunulurse, ulke ekonomisine katki acisindan universitemizin ve diger universitelerin bu konuda gosterecegi basari gercekten onem kazanmaktadir.

Universiteler, farkli alanlardaki yetismis insan kaynagi ihtiyacina cevap vermek ve bu alanlarda toplumsal ve teknolojik gelisime onderlik etme zorunlulugu olan kurumlardir. Bu anlamda farkli bilim dallarinin ayni ortamda yasadigi cok az organizasyondan biridir. Sozkonusu farklilik universitenin bilgi teknolojilerine bakis acisinin oldukca genis bir perspektife sahip olmasini zorunlu kiliyor. Akademik calismanin donanim ve yazilim kaynaklarina ihtiyaclari oldukca genis bir spektruma sahiptir. Kendi universitemizden ornek vermek gerekirse bir harita muhendisligi ile kimya muhendisliginin veya elektronik muhendisligi ile isletme muhendisliginin bilgi teknolojilerine bakisi ve yararlanma alanlari tamamen birbirinden farklidir.

Degisik ihtiyaclarin karsilanabilmesi, ITU gibi ayni anda tum muhendislik dallarina cevap vermeye calisan bir universite icin kaynaklar acisindan oldukca zorlu bir problemdir. Bu acidan eldeki kaynaklarin verimli olarak degerlendirilmesi, her sey bir yana en zaruri ve sorumlulugu cok yuksek bir gorevdir. Bu sorumlulugu yerine getirecek organizasyonun universite bazinda ve tum fakultelerin destegini almis olmasi gerekir. Sozkonusu sorumlulugu, uzmanlik alani olmasi nedeniyle Bilgi Islem Merkezi, bilgisayar ile ilgili herhangi bir kurum veya kisiler tek baslarina tasiyabilirler. Ancak karar verme mekanizmasi ,fakultelerin ihtiyaclarini onlarin yerine degil, fakultelerle sIkI diyalog ve isbirligi halinde calisarak belirleme ilkesine dayanmalidir.

Universitenin kurum olarak, organizasyonu, kutuphanesi,enstituleri icinde bilgi teknolojilerinden maksimum faydalanma zorunlulugu vardir. Bu faydalanma sadece burokrasinin duzenli bir yapida, hizli bir sekilde gerceklenmesi icin degil ayni zamanda bu bilgilerin merkezi veya dagitik bir platformda toplanarak islenebilmesine olanak tanimak anlamina da gelmektedir. Herhangi bir akademisyenin yayinlari, bir ogrencinin ogretim hayati veya universiteye alinan bir malzemeye son bes yilda ne kadar kaynak ayrildigi ile ilgili bir sorgulamanin cevabinin alinabilmesi onemlidir. Akademisyenlere, ogrencilere, universite calisanlarina ve yonetime oldukca zaman kazandiracak bu bilgiler ancak iyi tasarlanmis entegre bir bilgi teknolojisi sistemi sayesinde elde edilebilir. Amerikalilar istatistik tutkunudurlar. Bu izlenimi NBA maclarini seyrederken veya ekonomi ile ilgili yapilan degerlendirmeleri seyrederken rahatlikla edinebilirsiniz. Her turlu bilgiyi saklamayi ve daha sonra bu bilgilerden yararlanmayi beceriyorlar. Dunyanin onde gelen bir gucu olmalarinda bu faktorun buyuk oldugu su goturmez bir gercek olarak karsimiza cikiyor.

Universitenin kendisiyle ilgili ikinci buyuk yatirim kalemi genel harcamalaridir. Diger bir deyisle tum universiteye belli basli hizmetleri vermek icin yapilan harcamalar. Kampus ve sehir kampuslerinin olusturdugu genis alan agi yatirimlari, Internet baglantisi, kampus lisansli yazilimlar, ozel amacli alinan yazilim ve donanimlar buyuk bir harcama kalemi olusturmaktadir. Yapilan harcamalarin uc kullanici olan akademisyenlere ve ogrencilere ne kadar yansidiginin analizi iyi yapilmamaktadir. Bir veya birkac kisinin yonlendirmesi ile bir anda buyuk meblaglari yuzde birin bile kullanmadigi kalemlere aktarildigi durumlara gecmiste tanik olduk. Ulke burokrasisinin isleyisinde de sik sik tanik oldugumuz kisisel baglarla karara etkime geleneginin burada da sozkonusu oldugunu itiraf etmeliyim. Bunu kotu anlama yormak gereksizdir. Burada sadece karar verme asamasinda yeterince arastirma yapmama veya o anda haberi olan kisilerin dusuncelerini yeterli gorme egilimi olarak aciklayabiliriz.Bunun en guzel ornegi universitelere alinan yazilimlarda ve sistemlerde goze carpiyor. Sistemleri ve yazilimlari kullanacak kisilere sormadan yapilan alimlar buyuk bir kaynak israfi olusturuyor. Istanbul Teknik Universitesi bunu asabilecek kapasitede bir universite ve yavas yavas asma surecine giriyor. Ancak basarili olunabilmesi icin daha kararli olunmasi gerekiyor.

Universitenin Bilgi-Islem politikalariyla ilgili tartismalarda en sik dile getirilen dusunce hep tum eksiklerin bir an once her ne sekilde olursa olsun giderilmesi gerektigidir. Ben bunun dogru ancak yarim bir dusunce oldugu kanisindayim. Her ne olursa olsun, yanlis ve aceleci bir zorlama uzun vadeli plan yapmayi engelledigi gibi kisa surede faydali olmadigi takdirde bosa gecirilen zaman dilimlerini arttirir. Universite olarak uzun vadeli plan yapma zorundayiz. Universite varoldugu surece kendisine yarar saglayacak bilgi teknolojilerinin olusturulmasi ve yasatilmasi bir iki yila sigmayabilir.Ancak bir yonetim donemi bu isin meyvalarini almak icin yeterli olur. Bu konuda sabirli ve kararli bir politika yurutulmesi gerekmektedir.

Genis bir alanda bilgi teknolojilerinden yararlanma soz konusu. Universite "Bu ihtiyaca cevap verebilecek yetismis insana sahip mi?" sorusuna cevap hem "evet" ve hem de "hayir"dir. Universite bu elemanlari yetistiriyor, yetistirmeye zor da olsa devam ediyor. Bu acidan sorunun cevabi evet. Ama bu elemanlari elinde tutamiyor, fakultelerde ve Bilgi-Islem merkezinde bu islerle ilgilenen insanlar ayrildiginda veya isten el cektiginde tekrar baslangic noktasinda donuldugu icin cevap hayir. Cogu zaman fakultelerin ellerindeki insanlarin herhangi bir sebeple gidebilecegi korkusuyla bazi teknolojileri iclerine sindiremediklerini ve daha kolay, daha kotu ama destegini disaridan alabildikleri teknolojilere gectiklerini goruyoruz. Bu donanimdan yazilima kadar her boyutta kendini gosteriyor. Bazi fakultelerin kendi cozumlerini uygulamis olmalari veya bir dusunce ile uygulamalari gerektigi baz alinarak bazi bilim dallarinin bilgi teknolojileri bazinda ve dolayisiyla kendi alanlarinda geriye dustugunu uzulerek goruyoruz.Teknolojiden yeterince yararlanamayan bir universitenin ilerlemesi mumkun gorunmuyor.

Yetismis insan gucunun bu problemlere cozum bulacagi ve universiteyi bir adim ileri goturecegi asikardir. ITU'nun Turkiye universiteleri arasinda bilgi teknolojileri konusunda onde gelen bir konuma yukselmesi icin tek yolun Bilgi Islem Merkezi veya yeni yapilanmasiyla Bilgi Islem Daire baskanliginda yeni bir ORGANIZASYON oldugu kanisindayim. Mevcut yetismis elemanlarin yenilere bilgilerini aktarmasiyla carkin donmesinin saglanmasi gerekmektedir. 1.5 senede yetisen nitelikli bir Bilgi-Islem uzmaninin universiteye tam en yararli olacak bir doneme girdiginde yuksek lisansi bitirip ayrilmasi sorunlarin en buyuklerinden birisi olarak gozukmektedir. Bilgi Islem Merkezi bunyesinde birkac yilda bir donemsel olarak yasanan "yaprak dokumu" onlenmedigi takdirde yapilacak tum yatirimlarin yarari ve verimi buyuk oranda dusecektir. Bilgi Islem Merkezi olarak su an universitenin yukunu sirtlarinda tasiyan insanlarin sayisi iki elin parmaklarini gecmemektedir. Akademik kadrolari farkli fakultelerin rektorluge ayirdigi arastirma gorevlisi kontenjaninda olan insanlarin ortalama calisma sureleri uc yildir. Bu bilgi birikiminin bir turlu saglanamadiginin kanimca acik bir kanitidir.

Sozkonusu organizasyonun nasil saglanacagi konusundaki dusuncelerimi ise su sekilde ozetleyebilirim:

Universitenin merkezi ve fakulte Bilgi-Islem hizmetlerinde gorev alacak kisilerin kisa bir sure desteklenmesi ve sayilarinin arttirilmasi zorunlulugu vardir. Zaman icinde cok cesitli konularda olusacak bilgi birikimini ozel sektorun de hizmetine sunarak gereken maddi kaynaklara ulasmak mumkun olacaktir. Elemanlarin sadece maddi durumlarini duzeltme yoluyla sozkonusu kaliciligi saglama yonteminin de orta vadede bir sonuc verecegini sanmiyorum. Ayri bir yapilanmayla kararlarini universite yonetimi danismanliginda alip uygulayan bir birim kurmanin bu konuda onemli bir yarar saglayacagi inancindayim. Sozkonusu uzman birim, kendi politikalarini uretebilmeli ve universite yonetimiyle siki diyalog icinde bilgi teknolojileri politikalarinin belirlenmesine aktif olarak katilmalidir. Bu olusumun universiteye teknolojik ve ekonomik olarak buyuk yararlar kazandiracagi kanisini tasiyorum. Teknolojinin bu kadar pahaliya satin alinabildigi ulkemizde kaynaklarin verimli kullanimi acisindan bu sorunu asmanin universitemiz icin yasamsal oneme sahip oldugu aciktir. Bunu gerceklestirmek ITU icin zor olmayacaktir. Ben sahsim adina bu inanca sahibim.


Bulent Morten <bulent@itu.edu.tr>
Kontrol Bilgisayar '94



Sonraki
Onceki
Icindekiler
Kapak