Insanlar ilk caglardan beri etraflarinda gordukleri canlilari izlemis, resimlerini magara duvarlarina cizmislerdir. Bu zamanlarda baslayan tanimlama ve siniflandirma sureci 18. yüzyila kadar degisik bicimlerde suregelmistir. Gunumuz "bati" biliminde kullanilan cift isimli siniflandirma sisteminin temeli ilk olarak Isvecli bilim adami Carl von Linne (1707-1778) veya latince bicimiyle Carolus Linnaeus tarafindan 1758 yilinda yayinlanan "Systema Naturae" (1) ile atilmistir. Bunu takiben dunyadaki canli turleriyle ilgili genis capli arastirma gezileri Avrupali bilim adamlari tarafindan gerceklestirilmis ve dunyamizin canlilari isimlendirilmeye calisilmistir (2). Gunumuze gelindiginde dunyanin biyolojik cesitliligini ortaya koymak icin yapilan calismalarin, canlilarin insan etkisiyle soylarinin tukenmesinin gerisinde kaldigini goruyoruz.
Yerkure'nin Insan (Homo sapiens) tarafindan gitgide kirletilmesi ve canlilarin yasam alanlarinin tahrip edilmesi sonucunda arastirmalar, yeni turleri bulmanin yanisira , turlerin sayilarini, yasam ortamlarini, davranislarini ve diger ozelliklerini belirlemeye yonelmistir. Bu tip arastirmalarin hep gozlugu burnuna dusmus yasli bilim adamlari tarafindan yapildigini düsünürüz. Halbuki biyolojinin dogada izlenerek ve sadece orneklenerek gerceklestirilen dallarini dogaseverler ugrasi edinmislerdir. Mesela kelebekciler, bocekciler, mantarcilar, agaccilar, cicekciler, kurbagacilar, yilancilar, kuscular, yarasacilar gibi. Bu insanlar biraraya gelerek kulupler, dernekler ve hatta bazilari federasyonlar kurmuslardir. Bilimsel yayin organlari çikartip, tecrube ve gozlemlerini diger bilim cevreleri ile de paylasmaktadirlar. Ben size bunlardan en yaygin olani ve belki de doganin korunmasi konusundaki en etkin grubu,kus gozlemcilerini ve kus gozlemciligini anlatacagim.
Ornitoloji kus bilimi demektir ve Zooloji yani hayvan bilimin bir altdalidir. Ornitoloji kuslarin taksonomisiyle, anatomisiyle, fizyolojisiyle, kus parazitleri ve hastaliklariyla, ekolojisiyle ve biyolojinin diger bircok ana temalariyla ilgilenmektedir. Kus gozlemciligi ise amator olarak kuslarla ilgilenen insanlarin gerceklestirdigi ve profesyonel ornitologlardan hiç asagi kalmayacak biçimde bilime katkida bulunduklari bir daldir. Kus gozlemciligi kuslarin teshisi, yasam ortamlari, uremeleri, yayilislari, sayilari, gocu, davranislari gibi konularin dogal ortamlarinda izlenmesiyle ilgilenir. Bu bir ugrasi, bir hobi oldugu icin kisisel pek cok yaklasim soz konusudur ve kisilerin ilgi alanlari da buna gore belirlenir. Ancak bilincli kus gozlemcileri gozlemlerini kagida doker ve yayinlarlar. Bu bilgiler gerek bilimsel açidan kuslar hakkinda bildiklerimizin artmasina gerekse kuslarin ve yasam ortamlarinin korunmasina katkida bulunur. Burada su soru akla gelir, neden kus gozlemciligi diger doga ugrasilarindan daha yaygindir?
Neden Kus Gozlemciligi?
Bu kadar cok insanin kus gozlemciligi ile ilgilenmesinin baslica nedeni kuslarin son derece estetik ve guzel hayvanlar olmasidir. Ayni zamanda kuslari her yerde gormek mumkundr; daglarin zirvelerinde, genis bozkirlarda, orman ve koruluklarda, sazlik ve bataklik alanlarda, gollerde, deniz kiyilarinda ve acik denizde hatta arka bahcemizde, parklarda ve sehir merkezlerinde. Kuslarin teshisi ve gozlenmesi diger gruplara kiyasla daha kolaydir. Boylece pekcok dogasever ve sehir yasantisindan bikmis insan doga ile ic ice olmak icin zevkli ve ustelik yararli, uretici bir ugrasi icin kus gozlemciligine merak sarar.
Kuslar neden bu kadar onemlidir?
Kuslarin bu kadar onemli olmasinin nedeni ise dogal ortamlarin saglikli olup olmamasinin, insan tarafindan tahrip edilip edilmediginin en iyi ve kolay gostergeleri olmalaridir. 1960'larda ortaya cikan buyuk DDT felaketini ilk olarak kus gozlemcileri ortaya cikarmislardir. Yirtici turlerindeki inanilmaz dususler kus gozlemcilerinin dikkatini cekince sebeplerini arastirmislar ve kuslarin yedikleri besinlerdeki DDT birikiminin kalsiyum metabolizmasini bozdugunu ve yumurta kabuklarini incelttigini, boylece kuslarin ureyemedigini ortaya cikarmislardir. Bunun uzerine arastirmalar baslamis ve DDT'nin yasaklanmasina kadar olaylar gelismistir. Ayni sekilde bir dogal ortamda ureyen kus turleri ve sayilari, o ortamin ne derece saglikli oldugu konusunda bize bilgi verir. Yillara gore azalmalarin veya bolgeyi terkeden kuslarin nedenleri arastirildiginda, dogal ortamin bozulma nedenleri de ortaya çikar.
Kus gozlemcisi nasil olunur?
Kus gozlemcisi olmak icin hic bir onkosul yoktur. Bir 10X50, 8X30 veya 10X40 lik bir durbun, bir kus teshis kitabi ve not defteri, kursun kalem ve herseyden onemlisi merak yeterlidir. Ilk once etrafimizda gorulen serce, saksagan gibi bilinen kuslar incelenir, daha sonra bir koruluga, parka gidilerek bastankaralar, ispinozlar, agackakanlar, karatavuklar ve ardiclar gozlenebilir. Bir gole gidilerek sakarmekeler, sutavuklari, ordekler ve balikcillar gorulebilir. Deniz kiyisina inilerek martilar, sumrular, karabataklar gozlenebilir. Bu kuslarin teshisi yapilirken ilk basta not defterine kaba sekilleri cizilerek ozellikleri not edilirse, teshis ederken kolaylik saglar. Kus teshis kitabi yani rehber kitaplar arazide tasinabilecek boyutlardadir. Hemen goruldugu yerde rehber kitap yardimi ile hangi tur oldugu karsilastirilarak, tanimlari okunarak bulunur. Kus gozleyenler ilk zamanlarda pek cok hata yapar, ancak bu sevki kirmamalidir. Zamanla araziye cikma suresi ile dogru orantili olarak tecrubeler artar ve teshisler kolaylikla yapilmaya baslanir. Bir sure sonra rehber kitap ancak nadir turlerde acilmaya baslanir. Bu noktada kuslar sayilmaya baslanabilir, sayilari belirlemede guclukler dogar. Belirli bir asamayi astiktan sonra kisi artik kus gozlemciligi hastaligini kapmissa konuyla ilgili pekçok kitap alir, dergilere abone, derneklere uye olur veya arkadaslari ile kus gözlem kulübü kurar. Bilgisini arttirir. Kus gozlem ve arastirma tekniklerini ogrenir, ozellikle zor turlerde uzmanlasir, kus davranislarini tanir ve baska kus gozlemcisi arkadaslari ile birlikte arastirmalara baslar. Bunlarin sonuclarini ise raporlar veya makaleler halinde yayinlar. Kus gozlemcisi doganin tahribini en yakindan izleyen kisidir, ve buna encok uzulenlerdendir, cunku cok sevdigi kuslarin yavas yavas azalip yok olusunu gorur, bunun icin dogayi ve çevreyi koruma kuruluslari ile isbirligine girer. Kuslari korurken esasinda onlarin yasam ortamlarini dolayisiyla doganin kendisini korur.
Ulkemizin kuslar bakimindan onemi:
Anadolu, Avrupa, Asya ve Afrika kitalarinin kesisme noktasinda bulundugu için canli varliklari buyuk cesitlilik gösterir. Bu uc kitaya ozgu pekcok tur kus ulkemizde uremektedir. Yine ulkemiz pekcok degisik ekosistemi barindirmaktadir. Karadeniz'de yasli ormanlar, Akdeniz'de makilikleri, agac sinirinin ustundeki alpin bolgeleri , Ic Anadolu'da bozkirlari, tuzlu golleri, sazliklari, golleri, genis kiyi alanlari, deltalari, hatta colleri bulunmaktadir. Bunun sonucunda Turkiyede 446 tur kus su ana kadar gorulmustur.Bu sayi butun Avrupa'da gorulen kus turlerinin % 80'ini olusturmaktadir. Bu ulkemizin kuslar bakimindan ne kadar zengin ve onemli oldugunun bir göstergesidir. Ayni zamanda Balkanlar ve Kafkaslar uzerinden gelen iki onemli kus goc yolu ulkemizde kesismektedir. Bunlar Istanbul Bogazi, Coruh Vadisi ve Belen gecidinde sise boynu bolgeleri denilen dar gecitlerde yogunlasirlar. Goç mevsiminde buralardan binlerce, yuzbinlerce Leylek, Kara Leylek, ve her turden yirtici kus turu gecer. Ulkemiz sulak alanlari, ormanlari, akarsulari bahsi geçen turler ve diger gocmen kuslar için onemli bir dinlenme, beslenme kisacasi guc toplama bolgeleridir. Dunyada nesli tehlike altinda bulunan pekcok tur, ornegin Kucuk Kerkenez (Falco naumanni), Tepeli Pelikan (Pelecanus crispus),Pasbas Ordek (Aythya nyroca), diger ulkelere kiyasla Türkiye'de onemli sayilarda uremektedir. Yine ulkemizde 20 civarinda uluslararasi oneme sahip (Bunun kriteri barindirdigi su kusu sayisi ve dunyaca tehlike altinda olan turun bulunmasidir) sulak alan mevcuttur.Butun bu bilgilerden anlasilacagi uzere ulkemiz kuslar bakimindan son derece zengin ve onemlidir. Peki biz bunu ne kadar degerlendiriyoruz ?
Turkiye'de ve Dunya'da Kus Gozlemciliginin Durumu:
Avrupa ve Amerika'da kus gozlemciligi oldukca yaygin bir ugrastir. Neredeyse her kasabanin bir kus gozlem kulubu vardir. Cocuklar genc yasta, tecrubeli kus gozlemcileri tarafindan araziye goturulup ogrenmeleri saglaniyor. Daha sonra kendi baslarina devam edip kendi gruplarini kurarlar. Bu kulupleri icine alan federasyonlar veya basli basina organizasyonlar vardir. Ingiltere'deki Kraliyet Kuslari Koruma Dernegi'nin (RSBP) bir milyona yakin üyesi bulunmaktadir, sadece Ingilterede bunun en az üç kati kus gözlemcisi vardir. Bu konuda uluslararasi kuruluslar da mevcuttur."Bird Life International" bunlardan bir tanesidir ve butun dunyada kuslarin ve yasam ortamlarinin korunmasi icin calismaktadir.
Her yil Avrupa'dan ulkemize binlerce kus gozlemcisi tatillerini degerlendirmek uzere gelip en guzel bolgelerimizi gezerler. Yakin zamana kadar pek cok Avrupali kus gozlemcisi ulkemizde bilimsel arastirmalar gerceklestirmistir. Ne yazik ki Avrupa ulkelerinde milyonlari bulan kus gozlemcilerinden ulkemizde en iyimser rakamla 100 kisi bulunmaktadir. Bunlarin cogu Ankara'da bulunmaktadir. Geri kalanlar Istanbul, Samsun, Izmir, Adana, Kirsehir gibi illere dagilmis olarak bulunmaktadirlar. Kus gozlem aktivitelerinin cogu Dogal Hayati Koruma Dernegi (DHKD) kus bolumu tarafindan gerceklestirilmektedir ve neredeyse butun gozlemciler buraya uyedirler. Bu bir avuc insan Türkiye'de kuslarla ilgili arastirmalar yapmakta ve yayinlamakta, kuslarin ve yasam ortamlarinin korunmasi icin caba sarfetmektedirler (3).
Kus gozlemciligi dogayla ic ice olmanin en zevkli ve yararli yollarindan biridir. Ulkemizde pek az taniniyor olmasi bizim sanssizligimizdir. Ulkemizin inanilmaz kus zenginligini ve cesitliligini goz onune alarak bu sansizligi sansa cevirelim. Bu yaziyi okuyanlar, dogayla ilgili iseler, ellerine bir durbun, bir not defteri alarak kuslari gozlemeye baslasinlar. Severlerse, ki ben bir kus gozlemcisi olarak aksini dusunemiyorum, bizimle amator bilimin coskulu dunyasina adim atabilirler.
Turkiye'de Kus Gozlemciligi ile ilgili sorulariniz ve daha ayrintili bilgi icin:
Dogal Hayati Koruma Dernegi - Kus Bolumu PK 18 80810 Bebek Istanbul
Uygar Ozesmi 1222 Gibbs Ave S3 St Paul MN 55108 USA
Internet: Yelkovan - Turkiye Kus Gozlemcisi Sayfasi ve diger baglantilar icin http://crappie.gis.umn.edu/~sozesmi/%20yelkovan.html
Kaynak Kitaplar:
Turan, N., 1990. Kuslar. O.G.M. Egitim Dairesi Baskanligi, Ankara, 274p. (23X16 cm ebatlarinda; Turkiye dogasina Orman Bakanligi'ndaki hizmetleri, daha onceki Turkiye Memelileri kitabi ile cok buyuk katkida bulunmus olan Rahmetli Nihat Beyin kitabi. Kendi emek verdigi ozgun resimleri ile son derece faydali butuncul bir kitap, her kus severin kitapliginda bulunmasi gerekir)
Heinzel, H., R. Fitter, and J. Parslow. 1995. The Birds of Britain and Europe with North Africa and the Middle East. 5th Edition. Harper Collins, London (20X12cm ebatlarinda; arazide cok kullanisli)
Jonsson, L. 1992. Birds of Europe with North Africa and the Middle East. Christopher Helm Publishers, London, 559p. (20X13cm ebatlarinda; fevkalade resimler; biraz daha pahali ve agirca, yine de araziye goturulecek gibi)
Green, I., N. Moorhouse 1995. A Birdwatchers' Guide to Turkey. Prion, Perry.
Roselaar, C. S. 1995. Songbirds of Turkey: An Atlas of Biodiversity of Turkish Passerine Birds. Pica Press, Robertsbridge, 240 p. (24X17 cm ebatlarinda, Dogal Hayati Koruma Dernegi tarafindan Turkiye'de dagitimi gerceklestiriliyor,yukaridaki adresten siparisi yapilabilir, son derece yarali bir kitap)
Porter, R. F., S Christensen, P. Schiermacker-Hansen 1996. Field Guide to the Birds of the Middle East. T & A D Poyser, London, 460p. (22X14cm ebatlarinda; pahalica, ozellikle Turkiye hakkinda cok yararli bilgiler var, araziye goturulebilir)
Notlar:
(1) Linne, Carl von, 1758. Caroli Linnaei ... Systema naturae per regna tria naturae, secundum classes, ordines, genera, species, cum characteribus, differentiis, synonymis, locis ... Ed. 10., reformata ... Holmiae, impensis L. Salvii.
(2) Gunumuzde sadece bati bilimi varmis gibi hareket ediyor, sadece bati bilimi gecerli gibi konusuyoruz. Unutmamak lazim ki batili kasifler gelmeden once yerli halk canlilara isimler vermis ve yerel bilgi birikimi gerceklesmistir. Bu bilgiler bati bilimi ile baglantiya gectigi anda bati bilimine mal edilmekte ve bize sadece bati biliminin suzgecinden gecen bicimiyle ulasmaktadir. Yine unutmamak lazim gelirki pekcok yerli halk bu bilgilerle binlerce yildir ayni bolgelerde yasamini surdururken, batili bilim, felsefe ve politika Avrupa'dan tasarak doganin yok olusuna sebep olan modernlesme surecini baslatmistir.
(3) Kus Gozlemciligi'nin pekcok bicimi vardir. Bazilari sadece kus listeler,yani mumkun oldugu kadar cok kus gormeye calisir.Bu faaliyet cok yararli degildir, hem orgutlu bir bilgi birikimi saglamaz, hemde nadir turlerin rahatsiz edilmesine sebebiyet verir. Ulkemizde yeni gelisen kus gozlemciliginin bilgi toplama ve koruma felsefesi uzerine kurulmasi Turkiye'nin biyolojik zenginligi acisindan,kuslarin ve yasam ortamlarinin korunmasi bakimindan cok onemlidir.
(c) Uygar Ozesmi
Uygar Ozesmi <Uygar.Ozesmi-1@tc.umn.edu>
MacArthur Scholar of the University of Minnesota Conservation Biology Program and Development and Social Change Program 260 Social Sciences Bldg 267 - 19th Ave South Minneapolis, MN 55455 USA Faks 1 (612) 626 2242
http://crappie.gis.umn.edu/~sozesmi